ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Hayvana işkenceye 10 taksit cezalı yasa

HAKİM Koordinatörü Özgüner, hayvana yönelik işkenceyi önleme iddiasıyla hazırlanan tasarının basında parlatıldığı gibi olmadığını söyledi. Davaların sadece Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın başvurusu ile açılabileceğini hatırlatan Özgüner, kamuoyuna hayvan hakları için mücadele etme çağrısı yaptı.

Etkin Haber Ajansı / 17 Ocak 2018 Çarşamba, 12:16

İSTANBUL (Pınar Gayıp)- Hayvanlara yönelik işkenceyi önleme iddiasıyla hazırlanan kanun tasarısı torba yasaya sokuldu. Tasarıya göre hayvana işkence yapan ve öldürenlere 4 buçuk, nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanları öldürenlere ise 7 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Tasarı ilk bakışta hayvan hakları lehine gibi görünse de bu durum bir yanılsamadan ibaret.

Havuz medyasının haberleriyle parlatılan tasarı hayvanı korumak bir yana, cezasızlık politikasıyla adeta hayvana tecavüz ve işkenceyi teşvik ediyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Burak Özgüner, tasarıda yer alan "Orman ve Su İşleri Bakanlığı şartı"nın tamamıyla belediyeleri gözeten bir yerde olduğuna dikkat çekti.

Özgüner, bugüne kadar bu tasarı kadar kötü bir çalışmayla hiç karşılaşmadığını söyledi. Çünkü tasarı vatandaşın ihbar hakkını ortadan kaldırıyor. Türkiye genelinde açılacak davaları ise bakanlığın takip etmesi imkansız. Tasarı bu hali ile yasalaşırsa, hayvan hakları ihlallerinde, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin sağlıklı bir şekilde takibi mümkün olamayacak. Çünkü bakanlığın yeterli denetçi ve hukukçu kadrosu yok. Demokratik kitle örgütlerinin hayvana yönelik işkence davalarına müdahillik talebi ise engelleniyor. Özgüner, bu durumu "burnumuzu sokmamızı istemiyorlar" şeklinde yorumladı.

Tasarıya ETHA'ya değerlendiren HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner, hayvana yönelik işkence davalarının ancak Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın başvurusu ise açılabileceğini, vatandaşların başvuru yapamayacağını hatırlattı. Bu durumun Anayasa'ya aykırı olduğunu ve yargılamaların önünü kapatacağını söyleyen Özgüner, şöyle devam etti: "Bu şart kesinlikle kaldırılmalı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı istediğini bildirecek, istemediğini bildirmeyecek, daha doğrusu kendi çıkarları doğrultusunda hareket edecek. Kendisine ve hükümete dokunmayanları bildirmeyecek. Burada belediyelere ekstra bir koruma kalkanı sağlanıyor, hiçbir şekilde cezalandırma yok."

'BELEDİYELERE KESİLEN CEZA BİZDEN ALINAN VERGİDEN ÖDENECEK'

Mevcut haliyle, belediyeler hakkındaki suç duyurularında şimdiye kadar hiç soruşturma izni çıkmadığını hatırlatan Özgüner, yeni yasa tasarısına göre ise belediyelere para cezası kesilmesi durumunda parayı belediyenin değil vatandaşın ödeyeceğini kaydetti. Özgüner, "Çünkü aslında ceza belediyenin tüzel kişiliğine kesiliyor, hiçbir memura ya da yetkiliye değil. Bu durumda ceza belediyenin bütçesinden kesilecek, yani vatandaşın vergisinden. Yani ben işlemediğim bir suçun cezasını ödeyeceğim" dedi.

'SAHİBİ HAYVANA İŞKENCE YAPIYORSA KİM ŞİKAYET EDECEK?'

Sahipli veya sahipsiz hayvana yönelik işkence uygulayanlara verilecek cezaya ilişkin de Özgüner, şunları söyledi: "Sahipli hayvana karşı işlenen suçta sahibin şikayeti gerekiyor. Ama ya o insan (hayvanın sahibi) evindeki hayvana şiddet uyguladıysa, öldürdüyse; kim bunun için şikayette bulunacak. Tasarıda 'hayvanlara kötü muamele yapanlar eğer suç teşkil ederse...' diyor, kime göre suç teşkil edecek? Suçun tanımı yapılmamış. 'Haklı bir neden olmaksızın öldüren...' diyor, haklı neden nedir burada açıklanması lazım."

Özgüner, tasarının oldukça muğlak olduğunu belirterek, ciddi sıkıntılar yaratacağını sözlerine ekledi.

'İŞKENCE SUÇUNA 10 TAKSİTTE CEZA'

Özgüner, hayvana yönelik eziyetlerde verilecek alt sınırı 4 aydan başlayan cezaların, aslında hiçbir caydırıcılığının bulunmadığını vurguladı. Türkiye'de uygulanan "hükmün ertelenmesi" ve "iyi hal" indirimlerini hatırlatan Özgüner, "Genelde sabıkası yoksa failin, hakim alt sınırdan ceza veriyor. İyi hal indirimi de uygulanıyor. 1/6 oranında indirime gidiliyor, 100 gün adli hapis cezası veriliyor. İki yılın altında olduğu için ceza yatmayacak zaten. 100 gün adli hapis cezası da alt limitten günlük 20 liradan 2 bin lira adli para cezasına çevrilecek. Zaten bu ceza da 10 takside bölünerek ödenecek. Yani hiçbir caydırıcılığı yok" dedi. Diğer yandan nesli yok olma tehlikesi olan bir hayvanı öldürenlere öngörülen cezanın mevcut mevzuatta yer alan Kara Avcılığı Kanunu'na göre 2 yıldan 5 yıla kadar olduğunu, tasarıyla birlikte 3 yıldan 7 yıla çıkarıldığını söyleyen Özgüner, şu ifadeleri kullandı: "Şu anki kanunun 22. Maddesi'ne göre hayvanat bahçesindeki hayvanların kötü muamele görmesi 1468 lira, tasarıyla bunun cezası 5 bin liraya çıkarılmak isteniyor. Eğer hayvanat bahçesinde hayvan öldürüldüyse onun da ispatı gerekiyor, ispat edilebilirse idari para cezası kesilecek. Nesli tükenen hayvanların öldürülmesi konusunda ise idari para cezasında bir artışa gidilmemiş. Sadece hapis cezasının alt limitinde 1 sene artışa gidilmiş."

'HAYVANA TECAVÜZÜ HAPİS CEZASINA SOKMUYORLAR'

"Hayvana tecavüz eden faillere 2.000 TL idari para cezası öngörülmüş. Tecavüzün, işkencenin cezası idari para cezası olamaz. Hayvanlar en savunmasız ve onlara karşı suç işlendiğinde doğru düzgün bir cezası olmadığı için bazı insanlar öfkelerini hayvanlardan çıkarıyor. Elbette hayvana nefretle yaklaşanlar da var ama bu durum toplumsal şiddetin yansıması, insanlar içlerindeki öfkeyi hayvanlardan çıkarıyor. Toplumsal şiddet konusunda insanların bir karar vermesi gerekiyor. Böyle bir cinnet ve şiddet toplumunda yaşamak istiyorlar mı istemiyorlar mı? Eğer istemiyorlarsa, bu tasarının hayvanlar lehine düzenlenmesi için biz hayvan hakları savunucularına destek vermesi gerekiyor. Toplumsal şiddet hepimizi etkiliyor, o yüzden herkesin bu mücadeleyi desteklemesi gerekiyor."