ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

BDS Türkiye: Kudüs kararından İsrail'le ilişkileri normalleştirenler sorumludur

BDS Türkiye, Kudüs'ün başkent olarak tanınması kararına tepki gösterdi, yaşanacaklardan İsrail'le ilişkileri normalleştirenler sorumlu olacağını belirtti. Kararın Filistin'i siyonizme peşkeş çekildiği Balfour Deklarasyonu kadar önemli olduğunu belirten BDS Türkiye, İsrail'le tüm ilişkilerin kesilmesi ve yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

Etkin Haber Ajansı / 07 Aralık 2017 Perşembe, 15:58

İSTANBUL - BDS Türkiye (Filistin için İsrail'e Boykot Girişimi), ABD'nin Kudüs kararına tepki gösterdi, "İsrail'i meşrulaştıran tüm girişimlere karşı Filistin halkının yanındayız" dedi.

BDS Türkiye, Kudüs'ün İsrail tarafından işgal sürecini hatırlattı, "İsrail'in 1967'de Doğu Kudüs'ü işgaliyle başlayan, 1980'de Kudüs'ü 'birleşik başkent' ilan etmesiyle devam eden ilhak süreci ABD tarafından da resmen kabul edilmiş oldu" dedi.

'FİLİSTİN'İN SİYONİSTLERE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİDİR'

Kararın, Filistin'in işgalinin önünü açan ve 1917'de imzalanan Balfour Deklarasyonu gibi tarihsel önemde olduğunu belirten BDS Türkiye, "Birleşmiş Milletler kararlarını ihlal eden bu hamle, Filistin'i Siyonist harekete peşkeş çeken 1917 tarihli Balfour Deklarasyonu gibi tarihsel önemdedir ve Kudüs'ü tamamen İsrail'e teslim etmenin önünü açmaktadır. Şüphesiz söz konusu kararın sonuçları sadece İsrail değil tüm bölge için ağır olacaktır. Filistinli direnişçilerin, Siyonist işgale karşı 'ulusal birlik ve kapsamlı mücadele' çağrıları da buna işaret etmektedir" diye belirtti.

'SİYONİSTLERLE HER TÜRLÜ İLİŞKİ KESİLMELİDİR'

ABD'nin aldığı kararda Rusya, Suudi Arabistan ve AKP Hükümetinin de sorumluluğu olduğuna dikkat çekilen açıklama şöyle devam etti:

"Bu sürece gelinmesinde Kudüs'ü 'İsrail'in başkenti' olarak tanıyarak seçim vaadini gerçekleştiren Trump kadar, 6 Nisan 2017'de Dışişleri Bakanlığı'nca yayımlanan bir metinde 'Batı Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak görüyoruz' diyen Rusya'nın da sorumluluğu vardır. Siyonist oluşumla temaslarını artıran başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez monarşileri ile 2016'da 'normalleşme' anlaşması imzalayan AKP hükümetinin de…

AKP hükümeti işgali meşrulaştıran, İsrail'i normalleştiren adımlar atarak bu sürece 'katkı' sunmuştur; 15 Nisan 2015'te Umre kapsamında Kudüs'e yapılan ziyaretlerde Siyonist oluşumu muhatap alıp, 28 Haziran 2016'daki 'normalleşme' anlaşmasının Ankara ve Kudüs'te akdedildiğini ilan ederek Kudüs'ün 'İsrail'in başkenti' olduğunu fiilen kabul etmiştir. Yıllardır süren silah anlaşmaları ve Filistinlilere ait doğalgazın gasp edileceği bir anlaşma başta olmak üzere askeri-ekonomik ilişkilerle de Siyonist oluşumu meşrulaştırmayı sürdürmektedir.

Tayyip Erdoğan'ın, 5 Aralık'ta AKP grup toplantısında sarf ettiği 'Bu konu diplomatik ilişkilerimizi İsrail ile koparmaya kadar gidebilir' şeklinde sözleri fiilen İsrail'le ilişkilerin kesilmesi ile tamamlanmayan daha önceki sözlerinin devamı niteliğindedir. Bu sözlerin sadece politik bir gösteri ve asli sorumluluktan kaçma olduğunu düşünüyoruz. İsrail'in Filistin'i işgal etme politikalarını durdurmak ve Filistin halkının yanında olmak, Siyonist oluşum ile ekonomik dahil olmak üzere her türlü ilişkiyi kesmeyi, ona her alanda boykot ve yaptırımlar uygulamayı gerektirir.

BDS Türkiye olarak ABD'nin Kudüs hamlesi başta olmak üzere İsrail'i meşrulaştıran tüm girişimlere karşı Filistin halkının ve haklı mücadelesinin yanındayız. Filistin'e özgürlük, İsrail'e boykot."