ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Kemalbay: Metal yorgunluğu değil çöplükten gelen metan gazı

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, "Man Adası'nda para götüren Selahattin Demirtaş mı? Figen Yüksekdağ mı? Hırsızlar dışarıda, onurlu insanlar içeride" dedi, hırsızlarla aynı gemide olmadıklarını belirtti.

Etkin Haber Ajansı / 05 Aralık 2017 Salı, 14:53

ANKARA- HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tahliye olan Nuriye Gülmen'i ziyaret ettiğini ve moralinin çok iyi olduğunu belirten Kemalbay, "Nuriye ve Semih, OHAL'e karşı mücadelede bir sembol oldu. Hukuksuz bir şekilde işlerinden atılanları temsil ettiler, onların sesini Türkiye ve bütün dünyaya duyurdular. İşlerine geri dönmeleri talepleri, hepimizin talebidir" dedi. Kemalbay, hukuksuzluğa örtü olan OHAL Komisyonu'nun bir ana önce Nuriye ve Semih'in dosyalarını görmesi gerektiğini kaydetti, "Bu hukuksuzluk artık son bulsun" dedi.

SUR İLE DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Sur Platformu'nun toplantıda olduğunu hatırlatarak, platformun Türkiye'de yaşanan kent, tarih ve kültür yağmasını anlattığını söyleyen Kemalbay, "AKP-Saray rejiminin en çok saldırdığı yer Kürt coğrafyası. Sur en ağır bedeli ödeyen yerlerden oldu. Sur aslında bir sit alanı, çivi bile çakılamaz. Sur'u herkes sahiplenmelidir. Sur'un yüzde 60'ı kamulaştırma adı altında yağmalandı. 30 binden fazla insan evlerinden edildi. Türkiye halklarını, bütün dünyayı, Sur'a yapılan saldırılara karşı dayanışmaya davet ediyoruz" dedi.

Kemalbay, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü de hatırlatarak, iş cinayetinde yaşamını yitiren maden işçilerini anladı. Kemalbay, OHAL'in madenlerdeki kötü koşulları körüklediğini ifade etti.

AYM'Yİ BEYEFENDİ ARAMIŞ OLABİLİR

Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve İdris Baluken'in davalarının 6-7 Aralık'ta görüleceğini, yarın da AYM'nin Demirtaş başvurusunu görüşeceğini hatırlatan Kemalbay, "Milletvekili tutuklu yargılanamaz şeklindeki içtihat kararına uygun karar vermesi gerekirken Anayasa Mahkemesi şimdiye kadar sustu, uyudu, şimdi nasıl oluyorsa tam da duruşmadan bir gün önce başvuruyu görüşmeye karar verdi" dedi. Kemalbay, Reza Zarrab'ın Erdoğan için söylediği tahmin edilen "Beyefendi" sözüne atıfla, "Beyefendi aramış olabilir" diye ekledi.

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'ın "ABD'de bir yargı tiyatrosu oynanıyor" sözünü hatırlatarak, "Tiyatro görmek istiyorsanız HDP'ye yönelik davalara bir bakın" diyen Kemalbay, 11 milletvekilinin bir gecede gözaltına alındığını hatırlattı. Kemalbay, yine Ahmet Şık, Nuriye ve Semih davalarının da tiyatro olduğunu söyledi.

DÜŞMAN YARATARAK YOLSUZLUK VE RÜŞVETİN ÜSTÜ ÖRTÜLÜYOR

Zarrab'ın tanık olduğu dava için "Türkiye'yi çalkalayan, büyük soru işaretleri yaratan bu yolsuzluk, rüşvet, hayali ihracat, kara para aklanmasıyla karşı karşıyayız" diyen HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay, Erdoğan'ın "algı operasyonu" açıklamasına tepki gösterdi. Kemalbay, 4 bakanın Meclis'te aklandığını hatırlatarak, yolsuzluk ve rüşvet araştırılması gerekirken, AKP'nin halkı kutuplaştırarak, düşmanlar yaratarak üstünü örtmeye çalıştığını kaydetti.

METAL YORGUNLUĞU DEĞİL ÇÖPLÜKTEN GELEN METAN GAZI

"Bu ne yerli ne millidir, bu mesele bir rüşvet, talan ve hırsızlık meselesidir" diyen Kemalbay, Kürt düşmanlığıyla, sahte antiemperyalistlikle bu işin üstünün bayrakla örtülemeyeceğini kaydetti. Kemalbay, ekledi: "Metal yorgunluğu değil, çöplükten gelen metan gazı kokuları var ve bayrak bunun üstünü örtmeyecektir."

HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay, şöyle devam etti: "İşte görüyorsunuz neden Selahattin Demirtaş rehin alınmış durumda. Neden içerideler? Man Adası'nda para götüren Selahattin Demirtaş mı? Figen Yüksekdağ mı? Para ilişkilerine bulaşmış olan Ahmet Şık mı? Tüm onurlu insanlar rehin, pisliklere bulaşmış olanlar da ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Hırsızlar dışarıda, onurlu insanlar içeride.

Aynı gemideyiz diyorlar. Hayır, biz Erdoğan'la, biz bu hırsızlarla aynı gemide değiliz. Soma'da yaşamını yitiren işçiler nasıl ki patronlarıyla aynı gemide değillerse, Aladağ'da yanarak yaşamını yitiren o çocuklar iktidarla nasıl ki aynı gemide değillerse biz de bu hırsızlarla aynı gemide değiliz. Biz Selahattin Demirtaş'la, Figen Yüksekdağ'la, Ahmet Şık'la, Nuriye ve Semih'le, işçilerle aynı gemideyiz."