ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Namme özgür bir hayatı hak ediyor'

Av. Diren Cevahir Şen'den çağrı: "Namme, özgür bir hayatı hak ediyor çünkü o hayatına sahip çıkmaktan başka bir şey yapmadı."

Etkin Haber Ajansı / 01 Aralık 2017 Cuma, 11:59

İSTANBUL (Pınar Gayıp)- Namme Öztürk; onun hikayesi de özsavunma hakkını kullanan Yasemin Çakal, Çilem Doğan ve Nevin Yıldırım'la aynı. Yani ölmemek için öldürmek zorunda bırakılanlardan.

2008 yılında Kazım Aydemir'le evlenen Namme'nin şiddet dolu yaşamı o gün başlıyor. Boşanmasına rağmen şiddetten kurtulamayan Namme Öztürk, kendisini öldürmek için silah çeken Kazım Aydemir'i özsavunma hakkını kullanarak öldürmek zorunda kaldı. "Ben bunu bilerek, isteyerek yapmadım" diyen Namme'nin hikayesini, avukatlarından Diren Cevahir Şen, ETHA'ya anlattı.

Namme'nin duruşmasına 3. duruşmada dahil olduklarını dile getiren Şen, "Namme 6 ay önce boşandığı kocasını, 'kasten öldürmek' suçundan yargılanıyor. Şiddet aslında 2008'de evlendiği gün başlıyor. Hamileyken dayak yiyor, hakaretlere uğruyor. Erkek şiddetinin tamamını yaşıyor Namme" dedi. Namme'nin söz verildiğinde kendisini çok iyi ifade ettiğini belirten Şen, "Namme'nin iki çocuğu var. Aslında biri öz çocuğu diğeri ise çok kıymet verdiği, vefat eden ablasının oğlu. Bir buçuk yıldır iki çocuğundan ayrı" diye konuştu.

İŞKENCEYLE GEÇEN BİR HAYAT

Dün görülen duruşmada dinlenen tanıklar ve Namme'nin beyanlarını değerlendiren Şen, "Bu beyanlar tam da Namme'nin anlattığı gibi şiddet öyküsünü, işkence ile dolu bir hayatı doğrulayan beyanlar. Dosyada bir takım eksiklikler var, karar aşamasına henüz gidemiyoruz. Aslına bakarsanız öldürmek zorunda kaldığı Kazım Aydemir, sürekli belinde silahla gezen bir adam. Çocuklar da ifadesinde bunu dile getiriyor. Namme'yi sürekli ölüm tehdidiyle yaşamak zorunda bırakan bir adam. Namme'yi defalarca aldatan, çocuklarının sorumluluğunu üstlenmeyen, ortak yaşamlarına dair hiçbir sorumluluk üstlenmeyen bir adam" ifadesini kullandı.

"Çok şiddet görmüş Namme; ekonomik, fiziksel, psikolojik, cinsel... Ancak boşanmak istediğinde ilk ailesi karşı çıkmış, tepki göstermiş. Malesef ailesi tarafından sahiplenilmemiş" diyen Şen, Namme'nin uzun süre doktora gidip rapor almayarak Kazım Aydemir'i şikayet edemediğini söyledi ve nedenlerini şöyle açıkladı: "Namme'ye gerekçesini sorduğumuzda, 'korktum, ayıp karşılanır, mahalleli ne der diye düşündüm' dedi. Yaşadığı bunca şeye rağmen haklarını savunamıyor diye görülebilir ama bu devir daim, kısır bir döngü. Şiddete maruz bırakılıyor, şiddete itiliyor kadınlar toplum tarafından. Yargının da bu yönde kadınların yaşadığı şiddeti anlamamak noktasında kararları var."

'HAYATINA SAHİP ÇIKMAKTAN BAŞKA ÇARESİ YOK'

Kazım Aydemir'in öldüğü günle Namme'nin yaşadıklarını değerlendirmenin yanlış olduğunu dile getiren Şen, şöyle devam etti: "Hayatına sahip çıkmaktan başka çaresi yok. İstemeyerek de olsa maalesef eski kocasını öldürmek zorunda kalıyor. Bu planlı bir şey değil. Kadınlar ellerinde silahla gezmiyor. Namme, Ceza Kanunu diliyle 'meşru müdafaa' bizim söylememizle özsavunmasını kullanmış."

'NAMME'NİN SESİNİ DUYURALIM'

Bir grup kadın avukat olarak dosyayı takip ettiklerini söyleyen Şen, Namme'nin sesinin çok fazla duyulmadığını söyledi. Kadın örgütlerine ve tüm kadınlara Namme'yle dayanışma çağrısı yapan Şen, 25 Ocak 2018'de Kartal'da bulunan Anadolu Adliyesi'nde görülecek davayı hatırlattı ve şöyle dedi: "Namme, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi'nde kalıyor, ismini yazıp bir kart göndermeniz yeterli. Davaları takip edin. Namme, özgür bir hayatı hak ediyor çünkü o hayatına sahip çıkmaktan başka bir şey yapmadı."