ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

HDP'li Yıldırım: Soçi'den kalan Türkiye'nin oyalanmasıdır

Soçi zirvesini değerlendiren HDP Grup Başkanvekili Yıldırım, zirvenin "Rusya, İran ve yarım pozisyon olarak masada olan Türkiye'nin katılımıyla" yapıldığını belirterek, "Elde kalan Türkiye'nin oyalanmasıdır" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 27 Kasım 2017 Pazartesi, 16:29

ANKARA- HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fikret Başkaya'nın gözaltına alındığını hatırlatarak konuşmasına başlayan Yıldırım, yanı sıra 4 ilde HDP'ye yönelik gözaltı operasyonları olduğunu söyledi. Yıldırım, "Bunun siyasi rakiplerden alınmaya çalışan bir rövanş olarak görüyoruz" dedi.

SOÇİ ZİRVESİ

Soçi'de Suriye'ye dair toplatıyı "Rusya, İran ve yarım pozisyon olarak masada olan Türkiye'nin katılımıyla bir zirve gerçekleştirildi" şeklinde tanımlayan Yıldırım, "Elde kalan Türkiye'nin oyalanmasıdır" dedi. Türkiye'nin dış politikasını "Savrulmuş iktidar hali, omurgasız bir dış politika" olarak tanımlayan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile telefon görüşmesini de yorumladı. Yıldırım, "Görüşmeden sonra medyada şu manşeti gördük: YPG dışında anlaşma sağlandı. Sormazlar mı; sizin oraya gidiş amacınız Rojava, YPG. Eğer YPG dışında anlaşma sağlanmışsa hiçbir şeyde anlaşılamamış demektir. Siz YPG dışında ne görüştünüz? Başka bir amacınız vardı da biz mi bilmiyorduk? Siz oraya Kürtlerin kendilerini yöneten sistemini bozmak için gittiniz, eliniz boş döndünüz. Neden? Çünkü özellikle orada kurulacak olan yeni sisteme dair bir halklar kongresi yapılacak. Soçi'den sonra Kürtlerin de, PYD'nin de, SDG'nin de davet edileceği Rusya tarafından açıklandı. Yani boş gittiler, boş döndüler" dedi.

TEOG DEĞİŞİKLİĞİ

TEOG'daki değişiklikleri de değerlendiren Yıldırım, "Bu ülkenin geleceği yapboz tahtası oldu" dedi, Milli Eğitim Bakanı'na "bu son kararınız mı? Yine değiştirecek misiniz?" diye seslendi.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın bugün görülen davasına da değinen Yıldırım, derhal işlerine iade edilmeleri gerektiğini söyledi.

İçişleri Bakanı'nın tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'a yönelik açıklamalarına da tepki gösteren Yıldırım, şöyle konuştu: "Neymiş, Eş Genel Başkanımızın kaleminden kan damlıyormuş. Açıklamasından bir cehalet örneği gördük. Bakan bu kitabı okumamış, kendisine özeti de verilmemiş. Ayrıca bu kitaba karşı çok öfkeli. Öfkeli olma halini anlıyorum. Bu kitap onlarca baskı yaptı, yüz binlerce satışa ulaştı. Selahattin Demirtaş'ın üretkenliği bunların aklını başından almış."

Gazetecilerin "Bahçeli'nin ittifak açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna yanıt veren HDP'li Yıldırım, "HDP sadece şunun arayışında; demokratik seçim ortamının hazırlanması. Biz Bahçeli gibi harfler, rumuzlar, kodlar kullanarak ittifakları tanımlamıyoruz. X, Y, Z… Bizim partimizin 3 harfi var: HDP. Çok oralı olmadığımız için Bahçeli'nin açıklamalarının denklemlerine de girmedik. Mesajı Saray'a verdiler. Onlar çalışmıştır ya da çalışacaktır. Bir matematik hocasına da ihtiyaç duyarlar mı bilmiyorum" diye konuştu.

ZARRAB DAVASI

Zarrab davasıyla ilgili bir soru üzerine de Yıldırım, etkili bağımsız bir yargı tarafından davanın sonuçlandırılması gerektiğini söyledi. "Biz parti olarak milli iradeye saldırı olarak da görmüyoruz" diyen Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü'nün "Biz İran'la bu ticareti yapmak zorundaydık" sözlerini hatırlatarak, "Bu bir ikrardır, kabuldür. Gerisi de burada yapılmış olan usulsüzlükler üzerinden servet edilenlerin açığa çıkarılması ve cezalandırılmasıdır" dedi.