ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

EMEP Kongresi: Tek adam yönetimine karşı demokrasi için birleşelim

EMEP 8. Olağan Büyük Kongresi, "Tek adam, tek parti yönetimine karşı barış ve demokrasi için birleşelim" sloganıyla Ankara'da gerçekleştiriyor.

Etkin Haber Ajansı / 26 Kasım 2017 Pazar, 14:30

ANKARA - Emek Partisi (EMEP) 8. Olağan Büyük Kongresi, "Tek adam, tek parti yönetimine karşı barış ve demokrasi için birleşelim" sloganıyla Ankara'da gerçekleştiriyor.

Yenimahalle ilçesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşen kongreye, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ESP MYK üyesi Uğur Ok, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm'ün yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sendika temsilcisi katıldı.

Divan seçimi ve saygı duruşu ile başlayan kongrede, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan konuştu. Gürkan, Ortadoğu'da demokrasi ve barışın bir tek teminatı olduğuna işaret ederek, "Bu da halkların dayanışması ve halkları vereceği demokrasi mücadelesidir. Türkiye emekçileri olarak ülkemizde verdiğimiz demokrasi ve barış mücadelesini Ortadoğu halklarının demokrasi ve barış mücadelesiyle birleştirerek kazanacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.

'KİRLİ PAZARLIKLAR DÜNYAYI KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİ'

IŞİD sonrası bölgenin nasıl dizayn edileceğine ilişkin politikalar çerçevesinde yapılan pazarlıkların "kirli" olduğunu ve dünyayı kan gölüne çevirdiğini vurgulayan Gürkan, yaşanan çatışma ve akan kandan bu devletlerin ve politikalarının sorumlu olduğunun altını çizdi. Gürkan, "Göç yollarına düşen milyonlarca insandan bu devletler sorumludur. Erdoğan AKP'sinin bölgeye dair hesaplarının sorumluluğu vardır. Esad'ı devirme, bölgede güç olma hayalleri, Kürt halkının kazanımlarını kaybettirme isteğiyle bu kanlı paylaşım politikalarının ortağı olmuştur" dedi.

Bu politikalar sonucu Türkiye'nin her yerinde katliamların yaşandığını belirten Gürkan, "Ankara Gar Katliamı, Suruç, Diyarbakır, Antep, İstanbul katliamlarında yitirdiğimiz yüzlerce canda sorumluluğu vardır. Katliamlarda kaybettiğimiz bütün canları saygıyla anıyoruz" dedi.

'AKP KÜRT HALKININ TALEPLERİNİ EZMEK İÇİN SAVAŞI BAŞLATTI'

AKP'nin Kürt halkının demokratik taleplerini ezmek üzere savaşı başlattığına söyleyen Gürkan, "Bu savaş kararı, bu ülkeye yıkım ve katliamlar getirmiştir. Cizre, Sur ve Nusaybin'de yaşanan katliamlara hep birlikte tanık olduk. 7 gün sokakta kalan Taybet Ana'nın cenazesi bugün Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Genzimiz hala o bodrumlarda yanmaktadır. AKP, sadece savaş kararı değil, aynı zamanda siyasi hesaplaşmanın önünü de açmıştır. Bölgede halkın tercihlerini tanımayarak belediye başkanları başta olmak üzere seçilmişleri hapse atmaktan geri durmamıştır. Halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarına verilmeyen bütçeler, bugün kayyumların emrine verilmiştir. Ülkemizde yaşanan bu katliamlardan sorumlu olan AKP hükümetinin savaş kararıdır. Ülke içerisinde demokratik yollardan sorunları çözmek yerine savaş politikasını devreye koymuştur" ifadelerini kullandı.

AKP'nin halka sunulmayan kaynakları kayyumların emrine sunduğunu söyleyen Gürkan, hükümetin savaşçı, çatışmacı, tekçi politikası karşısında Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümünün demokrasi mücadelesi için önemli olduğunu vurguladı.

'AKP DÜZENİ İNSANLARI HASTA EDİYOR'

AKP'nin savaş kararının 2018 merkezi bütçesine de yansıdığını ifade eden Gürkan, "Bunca savaşçı politikalarının bir sonucu olarak güvenlik gerekçesiyle hükümet aynı zamanda savaşın bütçesini de yapmaktadır. 2018 bütçesi, savaş ve talanın bütçesi olmuştur. Örtülü ödenekler sınırsız bir şekilde artırılmıştır. Askeri harcamaların bütçede önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Adına kalkınmayı koyan partinin kalkınma politikalarına baktığımızda yoksulu kalkındırmadığı açık ortadadır. Açlık sınırının altında milyonlarca insan yaşamaya mahkum edilmiş durumda. Milyonlarca emekçi borç batağının içerisindedir. AKP hükümetinin yarattığı işsizlik ve yoksulluk insanları öldürüyor. AKP düzeni insanları hasta ediyor" dedi.

OHAL uygulamalarına da tepki gösteren Gürkan, "Biliyoruz ki tüm bu uygulamalar faşizme giden yolun taşlarını düzenlemektir" ifadesini kullandı.

'ŞİDDETE VE DARBEYE KARŞI OMUZ OMUZA VERMEK GEREKİYOR'

Kongrede konuşan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, siyasi bir darbe sürecinin içerisinden geçildiğini ifade ederek, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın baskı ve zulmü kalıcılaştırarak iktidarını sürdürmek istediğini söyledi. Darbe sürecine karşı halklarla ortak mücadele ettiklerini dile getiren Kemalbay, halkların ve ezilenlerin baş kaldırdığı zaman egemen sınıfların böylesi bir darbeyi hayata geçirdiğini belirtti. Halkların taleplerini sindirmek için darbeye başvurulduğunun altını çizen Kemalbay, "Türkiye'de baktığımız zaman bunun anlamı Kürt özgürlük mücadelesinin mücadelesini yükseltmesidir. Ezilmek istenen bu mücadeledir. Bu mücadele aslında Türkiye'nin bir demokratikleşme sıçraması yaşayıp yaşamayacağı sorusudur. Türkiye demokratikleşecek mi yoksa halkları yok sayacak mıdır? Bizler bunun cevabını vermek zorundayız. Kürt siyasi hareketi bunun cevabını demokratik bir mücadele ile veriyor. Şiddet ve darbe ile tasfiye etmek isteyenlere karşı omuz omuza vermek gerekiyor" diye konuştu.

AKP'nin Kürt sorununu şiddetle çözme politikalarına karşı Kürt sorunun demokratik çözümünün demokrasi güçleri tarafından ortak savunulması gerektiğini ifade eden Kemalbay, "Biz halkların kardeşliğini işçilerin birliğini savunduğumuz anda ortak bir mücadeleyi yaratabiliriz. HDP tekçi, cinsiyetçi ve ırkçı sistemin bir partisi olmayacak. HDP gerçek bir mücadele partisi olarak mücadelesine devam edecektir" dedi.

Kemalbay, "Demokrasi güçleri olarak omuz omuza bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu mücadele aynı zamanda halkların özgürlük mücadelesidir. Tütün emekçisinin mücadelesidir. Savaş değil barış diyoruz. Birlikte yaşam diyoruz. Suriye ve Irak'ta halkların birlikte yaşayacağı demokratik ve birlikte yaşamın örülmesi gerektiğini savunuyoruz. AKP-saray rejimi ile ortakları bu ülkeyi bir savaşa sürüklemek istiyor. Biz HDP olarak bu ülkeyi barışa ve demokrasiye taşımak istiyoruz. Gerçek bir barış ve demokrasi için hep birlikte dayanışma içerisinde olalım" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Kemalbay'ın konuşmasının ardından HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın kongreye gönderdiği mesajlar divan tarafından okundu.