ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Erdoğan'ın kara propagandası- Ziya Ulusoy

Erdoğan faşist diktatör olarak iktidarda kalabilmek için faydacı taktiklerin yanı sıra politik İslamcı-Türkçü ideolojiye çok daha ağırlık veriyor. Kapkara yalan makinasını işletirken marksizm ve komünizm düşmanı laflarla bu yalan makinasına sözümona yön vermeye çalışıyor.

Etkin Haber Ajansı / 25 Kasım 2017 Cumartesi, 16:28

ZİYA ULUSOY- Erdoğan faşizmi, fikirsel sefaletini, yalanı zirveye çıkararak örtmeyi temel özelliği haline getirdi. Bunun biçimlerinden biri de kendi niteliğini, hasmına atfedip suçlayarak, gizleme yalanı savurmasıdır.

Erdoğan şimdi de "Atatürk'e sahip çıkma" demagojisi yaparken, komünistlere kara yalanla saldırıyor: "Atatürk'ü, ruhu faşist söylemi Marksist çevrelere bırakacak değiliz"! (Saray'da anmada yaptığı konuşma, www.artıgerçek.com, 10.11.17)

Şovenizmde Kemalizmle birleşiyorsa, Atatürk'e atıf yapıyorsa yapabilir. Kemalizme ilişkin büyük tornistan yapmakta olduğu için politik İslamcılardan itiraz, Kemalistler'den de teşhiri göze alacak. Bunun karşıdevrim cephesinde ideolojik kargaşa yaratması kaçınılmaz. Erdoğan faşizminin fikirsel sefaletinin ve ultra faydacı eklektizminin başka sonuç yaratması zaten beklenemez.

Erdoğan'ın siyasi kökeni MTTB ve Komünizmle Mücadele Derneği. Bu derneklerin yöneticileri ve kadroları Erdoğan'ı yetiştirdiler. Kanlı Pazar'ın örgütleyicisi MTTB'nin o dönem başkanı İsmail Kahraman, bugün Erdoğan diktatörlüğünün meclis başkanı ve Erdoğan'ın "abi" diye hitap ettiği hocası.

Erdoğan'ın bu siyasi mirası, O'nun yalnızca komünizm ve marksizm düşmanlığının kaynağı değil. Aynı zamanda ABD'nin Yeşil Kuşak stratejisinde antikomünist vurucu güç olarak kullanılmalarının somut tarihi gerçeği.

1950'li yıllardan 1980'li yıllara değin politik islamcı akımlar ABD'ci Yeşil Kuşak stratejisinin Müslüman halklar arasındaki ideolojik araçları ve vurucu güçleri oldular. ABD, yeni sömürge ülkelerde işçi sınıfı ve ezilen halkların mücadelelerine karşı, Türkiye'de olduğu gibi Pakistan, Afganistan, Endonezya, Ortadoğu Arap ülkelerinde bu akımları besledi, büyüttü ve kullandı.

Pakistan'ın faşist generalleri, Bangladeş halkının haklı bağımsızlık mücadelesi karşısında milyonlarca Bangladeşli'yi katlederken sadece orduyu değil, Bangladeş politik İslamcı çeteleri ölüm ve tecavüz makinası olarak kullandılar. Erdoğan-AKP'nin gözyaşıyla andığı Bangladeş İslami Cihad liderleri bu katiller çetesinin cellatlarıydı. Endonezya'da ABD'ci Suharto, 1965 darbesiyle faşist dikta kurarken 800 bin komünist ve demokrat Endonezyalıyı katletti. Cellat ve linççi tecavüzcüler olarak kullandıkları arasında yine politik İslamcı çeteler ön sırada yeralıyordu.

Ortadoğu'da Müslüman Kardeşler ve politik İslamcı hareketi Suudi monarkları kendi amaçları için ve ABD işbirlikçileri olarak desteklediler ve finanse ettiler. 1970 Kara Eylül katliamında küçük kral Hüseyin'in birlikleri onbinlerce Filistinli'yi katlederken birliklerin başında Pakistan'ın politik İslamcı generali Ziya Ül Hak vardı.

Politik İslamcıların işlediği faşist günahlarının ve kapitalist emperyalist dünyanın egemenlerinin savaşlarına ve faşist darbelerine hizmetinin listesi saymakla bitmez. 2. Emperyalist Paylaşım savaşında Hitler faşizmine Balkan ülkelerinde ve Sovyetler Birliği Müslüman halkları arasında yaptıkları işbirliğini anlatmaya bile gerek yok. Bilge olarak Erdoğan'ın andığı Aliya İzzet Begoviç bile bu işbirlikçi politik İslamcılardan biriydi.

Şu Suriye gerici iç savaşında Erdoğan'ın Katar ve Suudi monarkları ile birlikte yönettiği politik İslamcıların "muhalif" pozisyonunda bile işledikleri faşist katliamların, kimyasal silah kullanmayı göze almalarının, kadını köleleştirmelerinin boyutları bile Erdoğan başta gelmek üzere bunların ruhlarının faşist korkunçluğunun kanıtıdır.

Diktatör Erdoğan'ın Çöktürme Planı'yla Kürdistan halkına Sri Lanka benzeri soykırımcı saldırısıyla yaşattığı vahşet ruhunun ne kadar faşist olduğunu, Kürt halkının 90'lı yıllardaki celladı Hizbullah'ın faşist liderlerin ruhundan farksız olduğunu gösterir.

Erdoğan faşist diktatör olarak iktidarda kalabilmek için faydacı taktiklerin yanı sıra politik İslamcı-Türkçü ideolojiye çok daha ağırlık veriyor. Elindeki medya tekeli, devasa devlet aygıtı vasıtasıyla ve karşı fikirleri yasaklayıp cezalandırma yoluyla, politik İslamcı ve Türkçü ideolojiyle faşist kitle temeli yaratmaya çalışıyor. Kendisini iktidara taşıyan emperyalistlerle "çizmeyi aştığı" için çelişkisi arttıkça bu "milli ve yerli" faşist temele daha fazla ihtiyaç duyuyor. Kapkara yalan makinasını işletirken marksizm ve komünizm düşmanı laflarla bu yalan makinasına sözümona yön vermeye çalışıyor.

Ama gerçek yaşam, Marksistler'in özgürlük, sosyalizm ve ezilenlerden yana faşizme karşı mücadeleciliğini her zaman kanıtlamıştır, kanıtlamaya devam edecektir. Erdoğan'ın ilham kaynağı Mussolini ve Hitler'in faşist imparatorluklarını yerle bir eden mücadelelerin başında Marksistler vardı. Bugün de dünyada faşist hareketlere, emperyalist, burjuva devletlerin zulmüne, Erdoğan faşizmi ve aynı iplikten dokunmuş monarklarla diktatörlere karşı mücadelenin başında, içinde Marksistler var ve olmaya devam edecekler.

Ruhu faşizmin kapkaralığını temsil eden Erdoğan diktatörlüğüne karşı mücadele eden başta Kürt Özgürlük Hareketi gelmek üzere, devrimci, demokratik güçler Marksistlerle beraber ve içiçe Erdoğan faşizmini yenecekler. Erdoğan'ın kara yalancılığı da kendisini kurtarmaya yetmeyecektir!