ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

AKP gözünü İzmir'e dikti

EGEÇEP ve Doğa Derneği, İzmir'in rant uğruna yaşanmayacak hale getirecek projelere karşı duyarlılık çağrısı yaptı. Yaşam savunucuları, imar planlarının önüne geçilmediği takdirde İzmir'in tarihi, kültürel ve doğal hiçbir değerinin kalmayacağını vurguladı.

Etkin Haber Ajansı / 24 Kasım 2017 Cuma, 12:36

İZMİR- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İzmir bileşenleri, Ege Çevre Platformu (EGEÇEP) ve Doğa Derneği, rant uğruna doğayı talan edecek, İzmir'i yaşanmak kılacak projelere karşı mücadele çağrısı yaptı.

Konuya ilişkin ortak yazılı açıklamada, ranta dayalı ekonomi politikaları nedeniyle kentlerin, tarım alanlarının, kıyıların, ormanların, derelerin satıldığı, yapılaşmaya açıldığı ve talan edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde uygulanan rant politikaları bu kentleri yaşanmaz hale getirmiştir. Yaşanan son sel felaketleri bunun örnekleridir" denildi.

'AKP GÖZÜNÜ İZMİR'E DİKTİ'

Özellikle İstanbul'da ranta çevrilecek alanlar azaldıkça, AKP'nin gözünü İzmir'de ranta çevrilecek alanlara diktiği kaydedilen açıklamada, İzmir'de son yıllarda artan nüfusla birlikte çarpık yapılaşma, deprem, sel gibi doğal afet riski, su kaynaklarının tükenmesi, hava kirliliği gibi sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını birebir etkileyecek sorunların arttığı kaydedildi.

Açıklamada, tarım alanları, meralar, makilik ve fundalık alanlar gibi doğal alanların üst ölçek planlarla yapılaşmaya açıldığı, Çeşme yarımadasının yapılaşma baskısıyla, Efemçukuru'nda altın madeniyle, bölgedeki birçok alanda taşocaklarıyla yaşamın ve doğanın kar adına tehdit altına sokulduğu, termik santral projeleriyle de İzmir'in soluk alınamaz hale getirildiği belirtildi.

'HİÇBİR DEĞERİNİ GELECEĞE TAŞIYAMAYACAK'

Açıklamada, İzmir'i tehdit eden diğer projelere dair şu bilgiler verildi: "Körfez Tüp Geçiş Projesi, kuzeyde yapım aşamasında olan İstanbul Otoyolu ile Çiğli'de sulak alanların ve Kuş Cennetinin olduğu bölgeden güneyde doğal SİT statüsü değiştirilen İnciraltı ve Çeşme yarımadasını birbirine bağlayacaktır. Tüm bu ardı ardına gelen yönetmelik, SİT derecelerindeki değişiklikler, üst ölçek plan kararları ve büyük ölçekli mega proje olan körfez tüp geçisi ile İzmir için gelecekte çizilen senaryonun; doğal yapısından gitgide uzaklaşan, ekolojik değerlerini kaybeden, betonlaşmaya teslim edilmiş, parça parça plan değişiklikleri ile yüksek rant artışlarının önünü açan, kıyılarını betona teslim eden rant talanı altında sağlıksız bir kent olacağı ortadadır. Bu gidişat bir an önce engellenmelidir. Yoksa Ege'nin incisi İzmir tarihi, kültürel ve doğal hiçbir değerini geleceğe taşıyamayacaktır.

İzmir üzerinde planlanan rant politikalarının en önemli aracı imar planlarıdır. İmar planlarında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarından uzaklaşmamak gerekmektedir. Merkezi yönetimin ranta dayalı planlama anlayışının karşında duracak en büyük gücün yerel yönetimler olması gerekir. Söylendiği gibi 'İzmir'in İstanbul olması' istenmiyorsa buradan başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm İzmir halkına sesleniyoruz. Sözünü ettiğimiz talan projelerine bugün karşı çıkmazsak yarın çok geç olacak. Güzel İzmir'imizin tarihi, kültürel, doğal bütün değerleri gözümüzün önünde bir bir yok olup gidecektir. Merkezi Yönetimin İzmir'e dayattığı bu rant ve talan politikalarına karşı hukuki, siyasi tüm yolları kullanarak karşı çıkmamız gerekmektedir."