ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Koçyiğit: Mücadeleyi limana vardırmakta kararlıyız

HDK İzmir İl Koordinasyonu Kongresi'nde konuşan HDK Eş Sözcü Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Mücadeleyi limana vardırmakta kararlıyız" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 19 Kasım 2017 Pazar, 18:14

İZMİR - Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir İl Koordinasyonu, Tepekule Kongre Merkezi'nde İl Koordinasyon Kongresini HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit'in katılımı ile gerçekleştirdi.

Kongreye Halkların Demokratik Partisi (HDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Parti, Barış Anneleri, TÜMTİS, Baran Tursun Vakfı, Ege 78'liler Derneği, Barış Grubu üyesi Şirin Tunç, İzmir'de işten atıldığı için 7 gündür açlık grevinde olan Mahir Kılıç adına da arkadaşları katıldı.

MA'nın aktardığına göre; kongrenin açılış konuşmasını Avukat Mehmet Bayraktar gerçekleştirdi. Ardından söz alan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, tarihsel ve yükü ağır bir süreçten geçildiğini belirtirken, AKP ve MHP faşizminin Türkiye'yi ırkçı, faşizan, militarist politikalarla ceberut hale getirilmiş bir sistemle yönettiğini ifade etti. İktidarın bütün kimlikleri, farklılıkları yok edip homojen, tek tip toplum ve insan modeli yaratmak istediğini aktaran Koçyiğit, Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye'de sistemin farklılıklara karşı hep bir savaş içinde olduğunu söyledi. Bugüne kadar devrimci, demokrat, yurtsever herkesin bedel ödemek zorunda kaldığını kaydeden Koçyiğit, "Mücadeleyi limana vardırmakta hepimiz kararlıyız ve kararlılığımızı bu gün bir kez daha ifade etmek gerekiyor" dedi.

'HDK'NİN SAVUNDUĞU DEĞERLER ROJAVA'DA ÖRÜLÜYOR'

Dünyada çok büyük krizlerin yaşandığını ve 2007 yılında Amerika merkezli gelişen krizin bölgesel etkilerinin çok olumsuz bir şekilde yansıdığını söyleyen Koçyiğit, krizlerin aşılması için uluslararası sermeyenin daha fazla silahlanma, savaş ve sömürü politikasını derinleştirdiğini vurguladı.

Egemenlerin yarattığı krizin hesapladıkları gibi aşılamayacağını ortaya koyan emarelerin de yaşandığını kaydeden Koçyiğit, "Büyük emperyal güçler Ortadoğu'daki enerji kaynaklarını paylaşmak için savaşın startını verirken, Arap Baharı sürecinde gelişen devrimci dinamikleri karşı darbelerle boğarken, örgütlü bir toplumun neleri başarabileceğine de tanıklık ettik. Nerede tabi ki Rojava'da. Örgütlü bir halk ve toplum gerçekliğinin bütün emperyalist, statükocu güçlere karşı nasıl bir başarı kazanacağını, nasıl bir özgürlük kalesi olacağını Rojava bize birebir göstermiştir. Ne yerli ve milli olan statükocu güçlerin çizgisinde, ne de uluslararası emperyalist güçlerin çizgisinde olmadan kendi çizgisini, doğrusunu halkların, inançların, eşitlikçi, özgürlükçü kavgasını giyindiğimizde başarının da, zaferin de kaçınılmaz olduğunu gördük. Rojava devrimi sadece Kürtlerin bir devrimi olarak değil, HDK'nin savunduğu bütün değerlerin hayata geçirildiği bir devrim. HDK'nin savunduğu değerler şu anda Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu'nun bağrında ilmek ilmek örülüyor. O eşitlikçi, özgürlükçü her kesin kendini ifade edebileceği bir toplum şu anda yanı başımızda hayat buluyor" diye belirtti.

'BİRLEŞMEK KAZANMANIN YARISI'

Türkiye'de iktidarın söz konusu Kürtler olduğunda sürekli yön değiştirdiğini söyleyen Koçyiğit, AKP iktidarının Suriye politikasının da "Kürt anasını görmesinde ne olursa olsun" temelinde olduğunu söyledi. "Kürtlerin durumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel dış politikasını temel yönelimini oluşturuyor" diyen Koçyiğit, devlette Kürt fobisi olduğunu belirterek, "Bu kendisini MHP ile Ergenekon ile Vatan Partisi'yle özdeşleşmiş derin bir ittifaka doğru da götürüyor. Bunu öz yönetim direnişleri ve 7 Haziran zaferinden sonraki süreçte de gördük" dedi.

Faşizmin ilacının çoğulculuk ve demokrasi olduğunu kaydeden Koçyiğit, "HDK'nin bağrında olan, her gün ilmek ilmek ördüğümüz, mücadele ettiğimiz, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik sistemi daha fazla geliştirmek yaygınlaştırmak gerekiyor. Demokratik çizgimizi, Cumhuriyet mücadelesini büyütme, ötekiyi sahiplenme ve o Cumhuriyet içerisinde olan her bir bireye doğru ulaşmak için birleşeceğiz. Birleşmek kazanmanın yarısı. Hangi kimlikte olursa olsun yan yana el ele vereceğiz. Faşizme karşı birleşik cepheyi inşa edeceğiz" diye belirtti.