ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

7 maddede savaş ve yoksulluk bütçesi

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, "savaş ve yoksulluk bütçesi" olarak tanımladığı 2018 yılı bütçesinde işsizliğe çözüm bulunmadığını, vergi adaletsizliğinin derinleştirildiğini, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik yerine savaşa pay ayrıldığını belirtti.

Etkin Haber Ajansı / 18 Ekim 2017 Çarşamba, 18:21

ANKARA- HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, yaptığı yazılı açıklamada, 2018 yılı bütçesini değerlendirdi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal'in 2018 yılı bütçesini açıklarken, yüzde 5,5 olarak belirttiği büyüme performansının nasıl gerçekleşeceğini açıklayamadığını kaydeden Temelli, 2018 bütçesini "savaş ve yoksulluk bütçesi" olarak tanımladı.

Temelli, 2018 bütçesini 7 maddede özetle şöyle değerlendirdi:

1. Süslü laflar bir kez daha bütçenin hedefleri arasında: 'Kamuda kurumsal kalite artışı', 'Yüksek katma değerli üretimin yaygınlaştırılması', 'İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi' hedefleri ortada bunca sorun varken yine bütçenin öncelikleri arasında. Olmayan 'Yüksek katma değerli üretim' nasıl yaygınlaşacak? Kamunun bu denli çürümüşlüğü ile 'Kurumsal kalite' nasıl artacak? Belli değil.

2. Bütçe Türkiye'nin biricik yapısal sorunu olan işsizliğe çözüm üretmekten yine uzak. Kamusal istihdam programı yerine taşeron zihniyetle emekçiye yaklaşan AKP, önceliği sorunun çözümüne değil, kendi çıkar hesapları çerçevesinde biçimlenen rant eksenli yatırımlara veriyor.

3. Yüksek cari açığa şimdi büyüyen bütçe açığı da ekleniyor. Önümüzdeki yıl son 10 yılın en yüksek bütçe açığı bekleniyor. Bu seçim hesabının en açık göstergesidir. Şimdiden 66 milyar lira açıkla yola çıkan bütçe, 2017'de olduğu gibi Hazine'nin yasadışı borçlanmasıyla daha yüksek açıklara ulaşacak.

4. Özel sektör eksenli borçlanma sürecine kamu borçlanması artışı da ekleniyor. İştahı bir türlü azalmayan Saray, ekonominin tüm kaynaklarına saldırmaya devam ediyor. Halklarımızın temel haklarından gelecek kuşakların haklarına kadar tüm kaynaklar tehdit altında.

5. Aşırı borçlanmayla yaratılan kaynaklar ne eğitime ve sağlığa ne de sosyal güvenliğe ayrılıyor. Eğitimin bütçede payı korunsa da, eğitim bütçesinin kompozisyonu eğitim emekçilerine ve çocuklarımıza yönelik değil, mezhepçi ve neoliberal eğitim anlayışını yeniden üretmeye yönelik. Sağlığın bütçeden aldığı pay ile sosyal güvenliğe ayrılan paylarda ise düşüş var.

6. Emekçiye, emekliye, halkımıza ayrılmayan kaynaklar bir kez daha savaşa ayrılıyor. Denetimden yoksun Savunma Sanayi Fonu'na da kaynak aktararak, savunma kredilerini yoğun kullanan ve devasa bir savaş sektörü oluşturan AKP, önümüzdeki yıllar için de aynı aklı muhafaza ediyor.

7. Bütçenin bir başka adaletsizliği de vergi gelirleridir. Dolaylı vergiler yoluyla uzun yıllardır vergi adaletsizliğini pekiştiren AKP, yeni vergi artışlarıyla bu adaletsizliği derinleştiriyor. Vergiyi ranttan, sermayeden, kazanandan almak yerine halkın sırtına yükleyen zihniyet, siyasette olduğu gibi ekonomide de faşizmin kurumsallaşmasına hizmet ediyor.

Bu savaş ve yoksulluk bütçesini kabul etmediklerini belirten Temelli, bütçe hakkını yeniden kazanma mücadelesini tüm halklarla ve emekçilerle birlikte sürdüreceklerini ifade etti.