ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Rojava'da kadınlar kooperatif deneyimlerini paylaşacak

Özgün Kadın Ekonomisi Komitesi, bir ilki gerçekleştirerek "Kuzey Suriye Kadın Ekonomi Konferansı" topluyor. Rojava'da sayısı 50'ye ulaşan kooperatif deneyimini anlatan Serxwebûn, deneyimlerinden yola çıkarak üç yıllık dönem planlaması yapacaklarını belirtti.

Etkin Haber Ajansı / 09 Haziran 2017 Cuma, 09:12

QAMIŞLO (Welat Deniz)- Rojava'da bir ilk daha gerçekleştiriliyor. Rojava devriminin hemen ardından inşasına başlanan ve üç yıldır çalışmalarını sürdüren Özgün Kadın Ekonomisi Komitesi, "Kuzey Suriye Kadın Ekonomi Konferansı"nı toplayacak.

İlk kez düzenlenecek konferans 15-16 Haziran günlerinde gerçekleştirilecek. Qamişlo Özgün Kadın Ekonomisi Komitesi'nden Mediya Serxwebûn, ETHA'nın sorularını yanıtladı.

Özgün Kadın Ekonomisi Komitesi olarak ilk 2014 yılında çalışmalara başladıklarını ve kendisini ufak işletmeler şeklinde örgütlediklerini kaydeden Serxwebûn, "2014 yılında sadece üç dikim atölyemiz vardı. Onlar üzerinden işletme modeli ile kadın ekonomisinde örgütlülük çalışmalarımız başladı. Bu deneyimlerle birlikte nasıl bir örgütlülük ve model uygulanacağı açığa çıktı" diye belirtti.

Her dönem başlarında yeni planlamalar yaparak çalışmayı sürdürdüklerini söyleyen Serxwebûn, "Yıllık planlarımızda amaçlarımızı ve hedeflerimizi belirliyoruz. 2015 yılının amacı bizim için örgütlenmekti. Meclisler, kooperatifler, komünler üzerinden örgütlenme, basın ayağı, diplomasi ayağı bunların hepsi tartışıldı. Bu örgütlenme şekillerini büyük oranda çözüme kavuşturduk. 2015 yılında meclisler oluşturuldu ve komiteler kuruldu" dedi.

İLK KADIN KOOPERATİF DERİK KENTİNDE

İlk olarak Rojava'nın Derik kentinde Şilan süt ve süt ürünleri kooperatifini kurduklarını aktaran Serxwebûn, Tirbesiye kentinde bahçe kooperatifi, Derik'te fırın kooperatifi oluşturduklarını belirtti. Serxwebûn, fırın kooperatifi deneyimini ise şöyle anlattı:

"Rojava'da bir dönem ekmek sıkıntısı yaşandı. Kürt halkının tarihi bir kültürü vardı geçmişten günümüze kadar uzanan. Kendi ekmeğini kendisi yapar. Halkın bu dönemde bu kültürden uzaklaştığını fark ettik. Bu bize öneri olarak geldi biz kendi fırınlarımızı açmaya başladık. 2017'ye kadar Derik'te üç fırın açtık. Sonrasında bir çok kentte fırınlar açılmaya başlandı. Bu konuda Rojava devrimine toplumsal anlamda bir katkı sunduğumuzu düşünüyorum. Bizim için ilk kooperatif deneyimiydi ve bunu pratik ile deneyledik."

Çalışmalardan çıkarılan bir başka sonucun ise kadınların evlerden çıkarılarak toplumsal hayata katılması olduğunu söyleyen Serxwebûn, "Gerçekleştirdiğimiz yıllık değerlendirme toplantılarda gelecek döneme dair perspektifler ortaya çıkarttık. 2016 yılında kadını evden çıkartma başlıca hedeflerimizden biriydi. 'Kadını evden çıkartacağız. Kadına özgün ekonomiyi anlatacağız' dedik. İnsanlar kooperatife katılmanın önemini kavrayacak. Sadece 'bir kooperatife gideyim para kazanayım' mantığı değil, 'kooperatife girdiğimde sosyalleşeceğim, ortak çalışmayı, ortak yaşamayı, tanımadığım bir insanla ortak çalışmayı öğreneceğim' amacı üzerine yoğunlaştık" dedi.

'HERKES KOOPERATİFTE EMEK HARCAMAK ZORUNDA'

Kooperatife katılan herkesin çalışmak zorunda olduğunu altını çizen Serxwebûn, herkesin emeğini ortaya koyduğunu belirtti, "Biz işçi tutmuyoruz. Bizim karşı olduğumuz şey budur. Kesinlikle sen yapacaksın, sen emek vereceksin" dedi.

2016 yılındaki hedeflerinin halk arasında yerleşmiş tüccar mantığına karşı da mücadele olarak belirlediklerini kaydeden Serxwebûn, "Bu kapsamda ziraat kooperatifleri, hayvancılık kooperatifleri, sanayi kooperatifleri ve ticaret kooperatiflerini birbirine bağladık. Örneğin ziraat kooperatifi arpa ekti. Arpayı hayvancılık kooperatifine tüccardan daha ucuza sattı. Bu durumda zarar etmedi ama çok da kar etmedi" diye belirtti.

Kuruldukları andan itibaren artıdeğere karşı olduklarını ve antikapitalist bir hat izlediklerini ifade eden Serxwebûn, "Artıdeğeri istemiyoruz. Ziraat kooperatifi hayvancılık kooperatifine ucuz satıyor, O da sütünü süt imalat kooperatifine, süt imalat kooperatifi, ticaret kooperatifine, o da halka ucuz satmış oluyor. Aradaki beş tane tüccar ortadan kalkmış oluyor" dedi.

Serxwebûn şöyle devam etti:

"Bence kooperatiflerimizin ortaya koyduğu bu çalışmalar ile topluma cevap olduk diyemeyiz, ama en azından bir uyanış, bir güven oluştu. Halkın içerisinde kooperatif gündemini oluşturduk. Artık kendileri proje üretiyor. Üç, beş kadın arkadaşımız toplanıyor geliyor bir yer bulduklarını ve burada falanca kooperatif oluşturmak istediklerini söylüyorlar. Onlara yardım ediyoruz. Çünkü nasıl başlayacağını bilmiyor. Bazen de ne yapmak istediğini biliyor ama maddi imkanı yok. Bizden destek istiyor. Bu durumlar toplumda bilinçlenmeye yol açıyor. Ona destek olunduğunda özgüveni gelişiyor" diye ifade etti.

Ekonomi uzmanı olmadıklarını ve çalışmalarını sadelikle yürüttüklerini kaydeden Medya Serxwebûn, "Biz sosyalizm ile kapitalizm arasındaki ince çizgiyi onlara yaptıkları kooperatif çalışmaları ile anlatmaya çalışıyoruz, dikkat edilmesi gereken odur. 'Ben toplum için, halk için, kendim için bir şey yapmak istiyorum' diyen bir kadına kapitalizmi veya sosyalizmi anlatamıyorsun ilk etapta. Kooperatif pratiğiyle anlatıyoruz. Uygulamaya geçince sosyalizmin ve paylaşımın farkına varıyorlar" dedi.

Meclis ve komün çalışmalarına katılan kadınların özgüveni arttığına dikkat çeken Serxwebûn, birçok kadının çalışmalara katılmaya başladıklarını belirtti. Bu durumun erkekleri de değişime zorladığını vurgulayan Serxwebûn, "Eskiden ben kadını döverim, istediğimi yarım. Gidecek bir yeri yok. Çocukları için kalmak zorunda' diyorlardı. Ama şimdi farklı düşünüyorlar. Çalışmalara katılan kadınlar, erkeklerdeki değişimleri bizimle paylaşıyorlar. 'Ben bu kadını döversem, kendini geçindirebilecek aşamadır. Gidebilir' kaygısı yaşıyor. Rojava açısından istenilen bir düzey olmasa da bir yol katedildiğini gösteriyor bu durum" diye konuştu.

KOOPERATİF ÇALIŞMALARI KADINLARA ÖZGÜVEN VERİYOR

Üç yıl içinde 15 bin kadının kooperatiflerde ve başka projelerde yer aldığı bilgisini veren Serxwebûn, toplam kooperatif sayısının ise 50'ye ulaştığını, Özgün Kadın Ekonomisi Komitesi'nde çalışan sayısının ise 200 civarında olduğunu söyledi. Her eyalette 15-20 arasında kadının görev aldığını belirten Serxwebûn, ekonomi alanını da bir savaş alanı olarak tanımladıklarını ve buna göre konumlandıklarını vurguladı.

Serxwebûn şöyle devam etti: "Kooperatif çalışmalarımız Rojava'nın temel mücadele alanı. Kadın kooperatifleri bir mücadele alanı. Bütün sosyal, maddi, iyi kötü her şeyin altında ekonomi yatıyor. Biz de böyle kavradık, halk da. Biz önderliğimiz paradigmasından yola çıkarak, tamamen komünal bir yaşam inşaa etmeye çalışıyoruz. Genel olarak bütün çalışmamız bu temelde sürüyor. Diplomasi alanından, eğitim alanlarımıza kadar her yerde bunu görmek mümkün. Bunun en önemli ayağı da ekonomidir. Ortadoğu için henüz bu seviyede özgün kadın ekonomisi çalışması ve buna benzer bir örgütlülük yok. Bazı çalışmalar kapsamında Brezilya'da bulunan topraksızlar hareketi ile iletişime geçiyoruz. Bazı tartışmalarımız, fikir alışverişlerimiz oluyor. Ama tamamen Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'ın felsefesi ile hareket ediyoruz."

'KONFERANSLA SORUNLARIMIZA CEVAP ARAYACAĞIZ'

Kuzey Suriye Kadın Ekonomisi Konferansı'nda üç yıllık çalışma planı çıkaracaklarını söyleyen Serxwebûn "Planlama, bütün kooperatiflerde ve komünlerde yer alan kadınların aktif yürüteceği tartışmalar sonrası belirlenecek. Kimi ambargo ile karşı karşıyayız. Projelerimizi hayata geçirmekte kimi zorluklar yaşıyoruz. Örneğin bir arkadaşımız terzihane açacağım diyor. O terzihanede sivil elbise dikeceğim ya da Kürt yöresel kıyafet dikeceğim, ama bakıyorsun ki kumaş yok. Kumaş üretecek fabrikamız yok. Ambargo uygulanıyor yollar kapalı. Dışarıdan getirdiğin her ürün iki katı fiyata mal oluyor. Bu yüzden bu durum projeleri yaşama geçirmekte zorluyor bizleri. Konferansımızla bu sorunların cevabını bulacağız."

Gerçekleştirilecek olan konferansın özgün kadın ekonomisi açısından ilk olacağını yineleyen Serxwebûn "Rojava'da 2015 yılında genel olarak 1. Ekonomi Konferansı gerçekleştirildi. Konferansımızı uluslararası katılımla gerçekleştirmek istiyoruz. Ancak ambargolardan gelemeyenler olacaktır. Telekonferans ve skype üzerinden konferansa dahil olacaklar" dedi.

'KONFERANS EKONOMİYİ GERÇEK SAHİPLERİNE TARTIŞTIRACAK'

Bürokratik bir konferans düşünmediklerini söyleyen Mediya Serxwebûn, "Daha farklı bir konferans ortaya çıkartmayı düşünüyoruz. Çiftçisinden, en küçük üreticisine kadar, en küçük kooperatiften, en büyük kooperatife kadar herkes o gün orada olacak, sorunlarını tartışacaklar. Amacımız ekonomiyi gerçek sahiplerine tartıştırmaktır. Salonunun düzenlenmesinden içeriğine kadar her şeyi kolektif kadın aklıyla yaşama geçireceğiz" diye belirtti.