ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Davutoğlu IŞİD'i meşrulaştırmaya çalıştı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "IŞİD'e katılan kitlelerin ki Türkmenler ciddi çoğunluktadır içinde, Kürtler vardır, Sünni Araplar vardır, bunu bilmek lazım. Burada daha önceki öfkeler, dışlanmalar, hakaretler bir anda geniş bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu. Irak'ta Sünni Araplar dışlanmamış olsaydı süreçten böyle bir öfke birikmesi olmazdı" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 07 Ağustos 2014 Perşembe, 18:15

ANKARA- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, çocuklar dahil yüzlerce kişiyi vahşi yöntemlerle katleden IŞİD çetesini savundu. IŞİD'in, çoğunlukla "dışlanmış Sünni Araplar"dan oluştuğunu ve onların öfkesinin dışa vurumu olduğunu söyleyen Davutoğlu, Türkiye'nin örgüte desteğini yine inkar etti.

NTV yayınına katılan Davutoğlu, bugün Ankara'da yapılan IŞİD zirvesine ilişkin "Rutin bir toplantı sayılabilir. Biz çevre bölgemizde bir gelişme olduğunda bir kriz yönetimi gerektiğinde devreye sokacak bir mekanizmamız var. Başbakanımızın talimatıyla ilgili kurumlarımızın Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanlığımız, MİT Müsteşarımız ve İçişleri Bakanlığımız birlikte bir değerlendirme toplantısına ihtiyaç duyuldu. Bu sabah yapılan toplantıda temelde Irak ve Suriye'de değişen durum çerçevesinde Türkiye'nin sınır boylarındaki güvenlik sorunları da dahil olmak üzere alandaki değişimlerin ritmini tutmak, onlarla ilgili gelişmeleri takip etmek ve alınabilecek tedbirleri etkin şekilde almak. Belki yarın başbakanımız uygun görürse bu toplantıda aldığımız temel konularda değerlendirmelerimizi ele alacağız" dedi.

Şengal'e yönelik saldırılara da değinen Davutoğlu, "Şırnak Valimizle konuştum, bazı Yezidilerin Türk sınırına doğru geldikleri ve alınmadıklarına dair bize bilgi geldi. Süratle harekete geçtik, hemen valimizi aradım. Tek bir Yezidi ve Hıristiyan kapıda bekliyor değil. Şu anda Irak'ta insani operasyon yürüten tek ülke Türkiye. AFAD çok ciddi bir yardım paketini Kuzey Irak'a aktardı ve Irak helikopterleriyle Sincar dağlarına atıldı. Güvenlik tehditleri altında 10 bin kişilik kampı Duhok civarına almayı düşünüyoruz. Dün iki milletvekilimiz arayınca Şırnak'tan öyle bir hava yayılmış ki Yezidileri Türkiye dışlıyor gibi. Halbuki tam tersi, normal yollarla girenler girmiş akrabalarının yanlarına gelenlere yardımcı oluyoruz. Orada kamplar kurarak insanları yaşadıkları yerden uzak bir alana çekmemek amacımız. Şu ana kadar Türkmenlere yüzlerce TIR yardım gitti" diye konuştu.

Davutoğlu, sivil katliamlar yapan IŞİD adlı çeteyi, "dışlanan Sünni Arapların reaksiyonu" olarak tanımladı. Davutoğlu, IŞİD'i meşrulaştırmak için şu ifadeleri kullandı: "Irak ve Suriye devletinin devlet aklının belli bir mezhebe, etnisiteye dayalı olmaktan çıkması asıl olan. IŞİD'e katılan kitlelerin ki Türkmenler ciddi çoğunluktadır içinde, Kürtler vardır, Sünni Araplar vardır, bunu bilmek lazım. Onların temel şeyi ilerleyen bir güç var burada daha önceki öfkeler, dışlanmalar, hakaretler bir anda geniş bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu. Irak'ta bizim her zaman tavsiye ettiğimiz gibi Sünni Araplar dışlanmamış olsaydı süreçten böyle bir öfke birikmesi olmazdı. Burada devlet aklı eksikliği, devlet kimliği eksikliği var. Yakın zamana kadar IŞİD bu gücü nereden buluyor aklı hakimdi. Bir öfke birikmesi var. Yabancı savaşçılar var denildi, mutlaka vardır. Baktığımızda en büyük kitlesel taban öfkeyle merkezden devletten kopmuş kitlelerden geliyor, Sünni Arap aşiretlerden geliyor. Asıl silahlar da rejimden alınan silahlar. Ya Suriye rejiminden alıyor ya da bir ordu 60 bin kişilik bir ordu Musul'u terk ediyorsa o terk ettiği yere de 10 milyar dolarlık Amerikan en sofistike silahlar, araçlar bırakıp gidiyorsa onlardan birinin eline geçiyorsa aslında dolaylı olarak o güce Irak merkezi hükümeti ve Amerika istemeyerek olsa da silah aktarmış gibi oluyor. Silah bırakılır mı? Bu sürecin içinde olayların gelişimini doğru okumak lazım. Bunu görmeyip 'IŞİD Türkiye'den destek alıyor' diyenler ya kördürler ya da vicdansızdırlar. Hele Türkiye'de biri söylüyorsa haindir. Bu ülkeye cumhurbaşkanı adayı olan bir insan nasıl ülkesini uluslararası alanda itham edecek bir pozisyonda durabilir."