Roboski Dayanışma KOnseri
ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Özdemir beni açığını yakalayacağı biri olarak gördü'

HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Pınar Aydınlar, çokça tartışılan CNN Türk programında yaşananları ve hissettiklerini ETHA'ya anlattı. Program sırasında “kapana kısılmaya çalışılıyormuş” gibi hissettiğini anlatan Aydınlar, “Özdemir ne yazık ki kendisine yakışmayacak bir şekilde beni 'açığını yakalayabileceği', zaman zaman bıyık altından gülebileceği biri olarak gördü” dedi.

Etkin Haber Ajansı / 06 Mart 2014 Perşembe, 10:24

İSTANBUL (Arzu Demir)- HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaş Adayı Pınar Aydınlar, seçim çalışmasını tüm yoğunluğuyla sürdürüyor.

Daha önce devrimci bir sanatçı olarak, türkü ve marşlarıyla itirazını dile getiren Aydınlar, bu kez büro açılışlarından halk toplantılarına tüm çalışmaların merkezinde yer alarak, özellikle Alevilere, bir Türk Alevi'si olarak neden HDP'de yer aldığını anlatıyor.

Pınar Aydınlar'ın adı kısa bir süre önce sosyal medyada sıkça telaffuz edildi. Nedeni ise, Cüneyt Özdemir'in CNN Türk'te yaptığı 5N1K programıydı.

Aydınlar, söz konusu programda, Özdemir'in açık arayan sorularını yanıtlarken zorlanmış, bu konuda da sosyal medyada bolca konuşulmuştu.

Bir siyasi temsiliyetle politika yapmakta yeni olduğunu açık yüreklilikle söyleyerek, soldaki "erkek ve deneyimli politikacı" geleneğini de bozan Pınar Aydınlar, program sırasında ve sonrasında neler hissetti, neye ihtiyaç duydu, kadınlardan ne bekliyor?

ETHA sordu, Aydınlar yanıtladı.

CNNTürk'te katıldığınız program çokça konuşuldu... Program teklifi nasıl geldi?

Program teklifi, direkt program sunucusu Cüneyt Özdemir'in asistanının telefonla daveti üzerine geldi.

CNN Türk'te daha önce katıldığınız program oldu mu?

Evet, daha önce 3 kez programlara katıldım. 2 kez Cüneyt Özdemir'in programına çıktım. Yani bu çıkışım ilk değildi. Bir kez de Enver Aysever'in "Aykırı Sorular" programına katılmıştım.

Program için nasıl bir hazırlığın vardı?

Açıkçası öyle aman aman bir hazırlığım yoktu. Çünkü zaten program teklifi, programdan birkaç saat önce gelmişti. Özel bir hazırlık yapamadan katılmak zorunda kaldım.

KAPANA KISILMAYA ÇALIŞIYORMUŞ GİBİ HİSSETTİM

Program sırasında neler düşündün? Neler hissettin?

Aslında programın başında rahattım. Ama daha sonra kendimi "kapana kısılmaya" çalışılıyormuş gibi hissettim. Ben daha çok samimi ve içten programlarda, kendimi rahat hisseden biriyim ve yine burada da böyle olmasını isterdim. Ancak pek öyle olmadı. Karşımda "açık" yakalamaya çalışan sorular vardı. O sorulara dikkatli cevap vermem gerekiyordu ve bir süre sonra da bu beni yormaya başladı. Sonuçta karşımda "işinin kurdu" bir gazeteci vardı ve ne yazık ki kendisine yakışmayacak bir şekilde beni siyaset sahnesinde yer edinen/edinmeye çalışan biri olarak değil; "açığını yakalayabileceği", zaman zaman bıyık altından gülebileceği biri olarak gördü. Böyle de davrandı. Bu, çok hoş olmayan bir şey. Hele de karşıdaki erkek kadar "deneyimli" ve işinin ehli biri değilsen, ortam "kapana kıstırılmış" hissi bırakıyor insanda.

Program sonrasında ne oldu? Nasıl bir sohbet geçti sonrasında Özdemir ile?

Hayır. Hiçbir diyalog gerçekleşmedi. Zaten program bittiğinde hemen tavır aldım. Ve oradan çıktım. Yüz yüze dahi gelmedik Cüneyt Özdemir ile.

Program neden sosyal medyada bu kadar çok konuşuldu sence?

Çünkü herkes bu programdan yansıyanın sıradan bir seçim programı olmadığını gördü. Orada, siyaset sahnesinde yeni sahne alan bir kadının deneyimsizliğinin yılların gazetecisi tarafından nasıl apaçık ortaya çıkarıldığına şahit oldu herkes! Bunu oradaki gazetecilik tavrını onaylamak için söylemiyorum. Evet, orada benim söylediklerim; AKP’nin senelerdir talanla, yolsuzlukla büyüttüğü bir belediye için çok zor gerçekleşecek taleplerdi. Evet, benim söylediklerim 10-20 yıllık bir siyasetçinin olgunluğunda değildi belki. Ama bu talepler ve söylediklerim bizim yapmak istediklerimizdi. SöylediklerimİN de yanlış olduğunu düşünmüyorum ve hala bütün söylediklerimi savunuyorum.

Sosyal medyada bu kadar tartışılmasının 2 nedeni olduğunu düşünüyorum. İlki, orada yalnızca "seçim siyaseti" değildi konuşulan. İzleyen herkes, bu programda aynı zamanda erkek egemen zihniyetin politikleşen kadına üstten yaklaşımını görmüştür. Bence en çok tartışılmasına ilk neden bu. Diğeri ise, benim aynı zamanda sanatçı, Alevi ve Türk kimliğimle HDP içerisinde yer almaya karar vermiş olmamın zaten başından beri belli kesimlerde yarattığı hoşnutsuzluk, buna şaşırmaları ya da bu yüzden daha dikkatli gözlemlemeleri. Tabii bunu kötü niyetli yapanlar da oldu, bu süreçte çok fazla destek olan da.

BU KADAR RAHAT DAVRANMASINDA KADIN OLMAMIN ETKİSİ VARDI

Cüneyt Özdemir ne yapmak istiyordu?

Yani aslında başta beni çağırırken kötü niyetli olduğunu çok düşünmüyorum. Ya da en azından programın ardından ortaya çıkacak tepkilerin büyüklüğünü o da tahmin etmiyordu diyerek iyi niyetli düşünmeye çalışıyorum. Tabii bu iyi niyetli düşüncem program boyunca sürdürdüğü tavırları için geçerli değil. Özellikle "Hah şimdi konuşmaya başladın" gibi cümleleri ve arada alaycı gülümsemeleri ile pek de iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum.

Cüneyt Özdemir'in o alaycı gülümsemesi hem "deneyimsiz" olarak gördüğü bir politikacı -onların anladığı türden yani kellifelli değil, "sıradan" ve halktan yana olan bir politikacı olmamdan kaynaklanıyor. Aynı zamanda Özdemir orada söylediklerimin gerçek dışı olduğu ve asla yaşama geçmez şeyler olduğunu düşündüğü için o alaycı tavrı takınıyor. Ama bu kadar rahat davranmasında kesinlikle benim kadın olmamın etkisi var. Bir de Özdemir ve benzeri gazeteciler "gerçekçilik" ve "objektif gazetecilik" adına aslında yolsuzlukla, talanla, kendi çıkarları için ihalelerle ayakta duran belediyecilik anlayışını feyiz aldıkları için benim söylediklerimi asla hayata geçmez olarak düşünüyor. Biz HDP olarak böyle düşünmüyoruz. Zaten bu yüzden farklıyız ve bu yüzden alternatif biziz diyoruz.

Kadınlar senin yanında durdu mu?

Elbette. Sosyal medyada, mailler üzerinden sürekli destek mesajları aldım. Programın sonrasında oluşan o olumsuz havayı dağıtmak ve eksikliklerimi tamamlamak için kadınlarla önümüze çalışmalar koyduk. Yine internet üzerinden yazılan yazılarla destek olan kadınlar vardı. Arada benim neden bu programa çıktığımı soran, Özdemir'in nasıl işinin ehli bir gazeteci olduğunu tahmin etmem gerektiğini söyleyen kadınlar da oldu ama tüm bu arkadaşlar da bu olumsuz havadan etkilendiğim için serzenişte bulunuyorlardı. İyi niyetli olduklarını biliyorum.

HEP SİYASETİN İÇİNDEYDİM

Pınar Aydınlar'ın siyasetle ilişki düzeyi nedir?

Aslında yaşamım boyunca öyle pek uzak değildim siyasetten. Ailem, en yakınlarım, özellikle annem aracılığıyla hep devrimcilerin, demokrat ve yurtsever yoldaşların, dostların içinde, yanında, çevresindeydim. Haksız bir düzende yaşadığının farkında olan bir insandım eskiden beri. Zaten yaptığım müzik de hep bu düzene başkaldırma ve ezilenlerin kendi sözünü söylemesi üzerine oldu. Halkın ağıtlarını söyledim, mutlu anlarını, korkularını, coşkularını dile getirdiği türküleri okudum. Ve orada da gördüm ki, insanlar inançlarından, kimliklerinden, sınıfsal durumlarından kaynaklı sürekli baskı görüyor ve eziliyorlardı. Ama aynı zamanda türküler direnişi de anlatıyor, öyle değil mi? Pir Sultan Abdal’ın deyişlerinde, halkın devrimcilere, Denizlere, Mahirlere, İbrahimlere, Mazlumlara yaktığı ağıtlarda hep bu haksız düzene başkaldırı yok mudur? Kendi sözünü söylemek ve emeğinle, kimliğin, inancınla yaşayabilmen için bedel ödemenin kaçınılmaz olduğunu söylemez mi bu türküler? Ya da "isyanın olduğu yerde, isyanın da meşru olduğunu" hatırlatmaz mı Roboskî türküleri.

İşte bu yüzden aslında siyasetle ilişkim hep vardı. Zaten Dersim'de "İbrahim'e ağıt" türküsünü söylediğim ve İbrahim Kaypakkaya'dan bahsettiğim için o topraklarda türkü söylemem yasaklanmıştı. Ama tabii işin bu kadar merkezinde olmamış ve politika üreten, konuşan bir temsilci durumunda kendimi ifade etmemiştim hiç.

Seçim çalışmasında emekçi bir kadın aday olarak neye ihtiyacın var?

Sanırım kadın dayanışmasına ve kadınlarla birlikte yerel yönetimlerde kadın sözünü nasıl yaratacağımızı daha fazla tartışmaya…