İnşaat işçisi İlyas Tekin, çalışırken kolunun kesilmesi üzerine kan kaybederek hastaneye gitti. Hastanede hiç yoğunluk yokken 1 saat boyunca hiçbir müdahalede bulunulmaksızın bekletilen Tekin, duruma tepki gösterdi. Ardından doktorlar, hasta bakıcılar, güvenlikçiler ve hastane polisinin saldırısına uğradı. Kan revan içinde kalan Tekin'in kanı bir sağlık personelinin giysisine bulaşınca "Senin kanın kirli Kürt kanı şimdi bunun lekesi çıkmaz" hakaretine maruz kaldı. Hiçbir uyuşturucu iğne ve antibiyotik müdahale olmadan kelepçelenerek yaraları tel zımbayla kapatılan Tekin'e işkence karakolda da devam etti.
Etkin Haber Ajansı / 08 Ağustos 2012 Çarşamba, 14:45
İSTANBUL- 28 yaşındaki inşaat işçisi İlyas Tekin çalıştığı Atatürk Çağdaş Yaşam Çok Programlı Lisesi'nde duvar kırarken kolu kemiğine kadar kesildi. Kan kaybeden Tekin, hızlı bir şekilde Çapa Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Servisi'ne gitti. Hastanede hiç yoğunluk yokken bir saat boyunca kanaması devam etmesine rağmen bekletilen Tekin, duruma tepkisini sözlü olarak ifade etti.
Doktorun fiziki şiddetine maruz kalan Tekin, yaralı halde aralarında doktorların, hemşirelerin, hasta bakıcıların, güvenlikçilerin ve polislerin bulunduğu kalabalık grubun saldırısına uğradı. Tekin'in yaşadığı şiddetin nedeni ise yerde kan revan içinde yatarken yanına gelen sağlık personelinin ifadeleriyle açığa çıktı. Personel, kan içinde bıraktıkları Tekin'in kanı üstüne bulaştıktan sonra "Senin kanın kirli Kürt kanı şimdi bunun lekesi çıkmaz" dedi.
Ardından hastane polisi Tekin'in kemiğine kadar kesik olan kolunu önemsemeden arkadan kelepçeledi, yüzüne ise biber gazı sıktı. Dayak atılarak Acil Müdahale Servisi'ne götürülen Tekin, "Yardım edin" diye bağırdıysa da polisler "Tedavi gördüğü için bağrıyor" diyerek çevredekileri geçiştirdi. Götürüldüğü odada doktora "Senin yüzünden oldu. Halime bak" diyen Tekin'in yarasını doktor gülerek ve hiçbir uyuşturucu iğne yapmadan tel zımbayla dikti. Metal zımbayla dikilen açık yara için hiçbir reçete yazılmadan karakola götürülen Tekin, 6 Ağustos günü maruz kaldığı işkenceyle ilgili İHD İstanbul Şubesi'nde basın açıklaması yaptı.
Gördüğü işkencenin ardından kafası da açılan Tekin, "Doktor oraya da tel zımbayla dikiş atmak istedi, ben istemediğimi söyledim. Doktor, ardından gülerek Kürt olduğum için hakaretler etti" dedi. "Olay yerine gelen patronum, kelepçeli olduğumu görünce, tepki gösterdi. O da saldırıya maruz kaldı" diyen İlyas Tekin, hastanedeki işkencenin ardından yaşadıklarını şöyle anlattı: "Sonra polis geldi, 'Seni karakola götüreceğiz' dedi. Onlara güvenmediğimi, karakola gitmek istemediğimi söyledim. Kanlar içerisinde darp raporu almaya götürdüler. Şehremini Karakolu'na götürdüklerinde kendimi koltuğa zor attım. 'Koltuk pislenir yeni aldık' diyerek altıma gazete serdiler. Şikayetçi olmak istediğimi belirttim. 'Sen kimsin devletin polisinden şikayetçi olacaksın' dediler. 'Seni zabıta da kelepçeleyip dövebilir, güvenlik de, polis de. Ama sen şikayetçi olamazsın' ifadelerinde bulundular. İfademi tam olarak tutanağa geçirmediler, kendi istedikleri bölümleri çıkarmışlar."
Yaşadığı insanlık dışı muamele sonucu psikolojisinin bozulduğunu vurgulayan Tekin, geceleri rüyasında yaşadığı şiddeti görerek yataktan fırladığını vurguladı. "Şiddet şiddeti doğurur" diyen Tekin, "Devletin hiçbir kurumuna güvenmiyorum" dedi.
İHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Neriman Deniz ise, İHD olarak İstanbul Tabip Odası'na başvuruda bulunacaklarını söyledi, "İşkence yapan hekimi, güvenlik personelini teşhir ederek suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Şiddet uygulayan polislerle ilgili de hukuki işlem başlatacaklarını belirten Deniz, Çapa'da çalışan Akdeniz Güvenlik firmasıyla ilgili de soruşturma başlattıracaklarını vurguladı. Tekin'in tedavisinin TİHV tarafından yaptırılacağını ifade eden Deniz, yapılan ırkçı ve insanlık dışı saldırının peşini asla bırakmayacaklarını vurguladı.