Mersin'de basın açıklaması yapan Halkların Demokratik Kongresi, "Kayıplardan, JİTEM katliamlarına ve Uludere katliamından bu emri verenlere kadar hepsinden bir gün mutlaka hesap soracağız" dedi.
Etkin Haber Ajansı / 04 Şubat 2012 Cumartesi, 15:57
MERSİN- Halkların Demokratik Kongresi (HDK), "Sen de bir ses çıkar" eyleminde toplu mezarlar ve Roboski Katliamı'nın aydınlatılmasını istedi.
Büyükşehir Belediye Binası önünde bir araya gelen HDK bileşenleri adına Müslüm Tank bir açıklama yaptı. Tank, ülkede insanlığa karşı işlenen suçların kanıtlarının her geçen gün yeni bulgularla kendini gösterdiğini belirterek, bir süredir Diyarbakır'da JİTEM karargâhı olarak bilinen ve cezaevinin de bulunduğu surların çevresinde yapılan kazılar ile çıkan toplu mezarları hatırlattı.
Toplu mezarlar konusunda "AKP hükümeti de dâhil olmak üzere hiçbir hükümet bu ısrarlı ve acılı çığlığa kulak vermedi" diyen Tank, tesadüfen ortaya çıktığında ise AKP'nin, milletvekillerinin, hatta kazının başında bulunan savcının bulguları "arkeolojik kemik" olarak nitelendirdiklerini söyledi.
AKP'lilerin, kemiklerin İstiklal Mahkemeleri tarafından idam edilen insanlara ait olduğunu söyleyerek soruşturmaya yön vermeye çalıştığını belirten Tank, 90'lı yıllarda MGK'nın başını çektiği devletin, Kürt halkına karşı nasıl bir politika izlediğinin görüldüğünü ifade etti.
Tank, "Olağanüstü hal, DGM'ler ve JİTEM başta olmak üzere tüm militarist güçleriyle en acımasız şekilde Kürtlere, demokratlara ve sosyalistlere terör estirmiştir. Bugün de aynı politika AKP Hükümeti eliyle Terörle Mücadele Yasası, özel yetkili mahkemeler ve tamamen denetimleri altına aldığı üniformalı-üniformasız güçleriyle KCK adı altında BDP'lilere, avukatlara, özgür basın kuruluşlarına ve bilim insanlarına dönük operasyonlarıyla sürmektedir" diye konuştu.
Roboski Katliamı'na da değinen Müslüm Tank, katliamın devlet eliyle ve bizzat Başbakan'ın emriyle yapıldığının kesinleştiğini söyledi. AKP hükümetinin dikkatleri başka yöne çekmeye çalıştığını kaydeden Tank, hatta "Masraflarını ödüyoruz daha ne istiyorsunuz" anlayışıyla katledilen insanların Başbakan tarafından birer meta olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Uludere olayının AKP ve Başbakan Erdoğan'ın ilk sabıkası olmadığını dile getiren Tank, şöyle devam etti: "Mart 2006'da Diyarbakır'da aralarında 8–9 yaşlarında çocukların da bulunduğu onlarca kişinin katledildiği olaylar sırasında Başbakan, 'Kadın da olsa çocuk da olsa vurun' talimatı verdiğini dünya kamuoyu bilmektedir. 2006'da bu emri bizzat veren zihniyet bugün daha saldırgan ve imhacı bir politika izliyorken neden vur emri vermekten kaçınsın ki?"
Roboski Katliamı'nı unutturmayacaklarını söyleyen Tank, "Kayıplardan, JİTEM katliamlarına ve Uludere katliamından bu emri verenlere kadar hepsinden bir gün mutlaka hesap soracağız" dedi.
Açıklamanın ardından Arzeba tiyatro grubu, Adil Okay'ın yazdığı "Kayıplar" adlı oyunu sergileyerek, faili meçhuller sonucunda çocuklarını kaybeden anne ve babaların durumunu anlatı. Tiyatro grubu, aynı zamanda barış için hep birlikte mücadele çağrısı yaptı.