ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

'Direniş mi zulüm mü kazanacak?'

HDK Sözcüsü ve Mersin Milletvekili Kürkçü, AKP'nin 2014 seçimlerine muhalefetsiz girmek istediğini belirterek, "2012-2014 arasındaki direnişi biz mi kazanacağız, yoksa Tayyip Erdoğan'ın zulmü mü kazanacak?" diye sordu. Kürkçü, AKP'nin zulmünün kazanması durumunda tek özgürlüğün; dua etmek ve devlete tapınmak olacağını söyledi.

Etkin Haber Ajansı / 04 Şubat 2012 Cumartesi, 13:37

İSTANBUL- Halkların Demokratik Kongresi, "Sen de bir ses çıkar" kampanyası kapsamında Taksim'de basın açıklaması yaparak, Roboski katliamının aydınlatılmasını istedi.

"Yaşasın Halkların Demokratik Kongresi", "Zulme boyun eğmeyeceğiz", "Uludere kaza değil katliamdır", "TMY çöpe tutsaklara özgürlük" sloganlarının atıldığı eylemde, HDK adına Vildan Kıran bir açıklama yaptı.

Kıran, şöyle dedi: "Adalet, barış, özgürlük ve eşitlik için yine sokaklardayız. Sokaklardayız çünkü, halkların oylarıyla iktidara gelenlerin, yoksul Kürt halkının üzerine en acımasız saldırılarla bombalar yağdırabildiği, katliamlar yapabildiği bir ülkedir bugün Türkiye. Katliamda ölmediği için hakkında 'kaçakçılıktan' soruşturma açılan köylülerin ülkesidir. Yürütülen kirli savaşta kimyasal silahlarla öldürülen yüzlerce genç; dağda, ovada, cezaevlerinin, JİTEM merkezlerinin bahçelerinde ortaya çıkarılan asit kuyuları, ölüm tarlaları, cesetler ve kafatasları, kemikler, kemikler, kemikler... Yakınlarının kemiklerine olsun kavuşma hasretiyle, toplu mezarların başında, morglarda, devlet kapısında sıra bekleyen analar, babalar, ölü yakınları... Son temsilciliğini AKP'nin yaptığı bir devlet geleneğinin halklar üzerinde estirdiği terördür söz konusu olan."

AKP'nin satın alamadığı, önderliğinden ve örgütlerinden koparamadığı Kürt halkına karşı topyekün savaş ilan ettiğini söyleyen Kıran, bu savaşın vardığı son noktanın Roboski Katliamı olduğunu kaydetti. Kıran, katliamdan doğrudan doğruya Erdoğan Hükümeti ve devletin sorumlu olduğunu dile getirdi.

KCK operasyonu adı altında yapılan kitlesel tutuklamalara da dikkat çeken Kıran, şimdi de BDP milletvekillerinin cezaevine konulmaya çalışıldığını ifade etti.

Kıran, HDK delegesi ve ESP Genel Başkan Yardımcısı Hülya Gerçek'in tutuklanmasına da tepki göstererek, şöyle dedi: "Eğer bu topraklara demokrasi gelecekse ve bunun için bir bedel ödemek gerekiyorsa biz Halkların Demokratik Kongresi olarak bu bedeli sonuna kadar ödemeye hazırız."

KÜRKÇÜ: HÜKÜMET ROBOSKİ'NİN HESABINI VERMELİ

Halkların Demokratik Kongresi Meclis Divanı Dönem Sözcüsü ve Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de yaptığı konuşmada, AKP'nin, İslami inançlar üzerinden toplumu sivil vesayet altına almaya çalıştığını, ülkenin Erdoğan önderliğinde tek parti diktatörlüğüne doğru ilerlediğini belirtti.

Roboski Katliamı'nın aydınlatılması ve hesabının verilmesi gerektiğini belirten Kürkçü, aksi takdirde biriken tepkilerin AKP'nin sonu olacağına işaret etti. Kürkçü, "Türkiye Cumhuriyeti'ne ait savaş uçakları kendi yurttaşlarını öldürdü. Ortada bir tek sorumlu yok. Hükümet, Genelkurmay, MİT sorumluluğu üstlenmiyor. Ama 34 insan katledildi. Hükümet neredeyse BDP ve hayatlarını kaybeden köylüleri sorumlu olarak ilan etme eğilimindedir" diye konuştu.

TBMM'de oluşturulan ve kendisinin de içinde olduğu komisyonun yarın Uludere'ye gideceğini hatırlatan Kürkçü, "Hükümetin açıklaması ile halkın anlattıklarını karşılaştıracağız" dedi. Kürkçü, gerçeği bilmenin yetmeyeceğini belirtti ve ekledi: "Yüzleşmek ve hesaplaşmak gerekir."

'SEÇİME MUHALEFETSİZ GİRMEK İSTİYOR'

Ertuğrul Kürkçü, AKP'nin 2014 genel seçimlerine kadar ortada muhalefet dinamiği bırakmama kararlılığında olduğunu, böylece seçimlere Tayyip Erdoğan hükümranlığını ilan etmek üzere gitmek istediğini söyledi.

Kürkçü, şöyle devam etti: "2012-2014 arasındaki direnişi biz mi kazanacağız yoksa Tayyip Erdoğan'ın zulmü mü kazanacak? Bu, Türkiye'nin gelecekte nasıl yönetileceği hakkında hepimize çok açık bir fikir verecektir. Bu diktatörlük özlemini, tek parti diktatörlüğüne doğru atılan adımları geri çevirtemezsek Türkiye kendisini bundan öncekilerden daha koyu bir diktatörlüğe layık görmüş demektir."

'TEK ÖZGÜRLÜK DUA ETMEK VE DEVLETE TAPINMAK OLACAK'

Toplumun ilerici kesimlerine, aydınlara "Tek parti diktatörlüğüne layık mısınız? Tek özgürlüğün dua etmek ve devlete tapınma özgürlüğü olduğu bir ülkede yaşamak istiyor musunuz?" diye soran Kürkçü, hukuksuzların hesabının sorulması gerektiğine işaret etti.

ZULME KARŞI BAŞKALDIRI ÇAĞRISI

BDP dışındaki muhalefet partilerinin de özgürlük değil güvenlik yolunu tercih ettiklerini ve devletin egemenliğini, halkın özgürlüğünden daha kıymetli gördüklerini anlatan Ertuğrul Kürkçü, şunları belirtti: "Eğer halk kendi kendini yönetmeye başlamazsa, kendi hakları için ayağa kalkmazsa, kendi kendisinin efendisi olduğunu herkese göstermezse, herkes halkın tepesinde efendilik yapmaya devam edecektir. O yüzden Halkların Demokratik Kongresi bugünden başlayarak halkların kendi kendilerini yönetme deneyimlerinin siyasi ve toplumsal ifadesidir. Bu yürüyüş, bu gidiş ve bununla eklemlenecek bütün toplumsal mücadeleler Tayyip ve partisinin tek parti diktatörlüğü özlemlerine karşı verilmiş en önemli cevaptır. Bu cevapların çoğalmasını, halkın her yerde zulme karşı başkaldırmasını, gazetecilerin hükümetin emir ve ayarlarıyla değil, gördükleri ve işittikleriyle yayın yapmasını bekliyoruz.

Halkların Demokratik Kongresi bütün milletlerin, kültürel, vicdani tercihlerin özgürlüğü için mücadele ediyor. Emeğin hakları, demokrasi için mücadele ediyor. Bizim telakkimizde demokrasi sermaye egemenliğinin sınırlanması demektir."

Sermayenin yeni sözcüsü olan AKP'nin, siyasal İslamın değerleri ile sermayenin hakimiyetini birleştirme çabasına karşı HDK'nin, özgürlükçü, demokratik seçenek olarak mücadele etmeye devam edeceğini söyleyen Kürkçü, ekledi: "Tutsaklarımızı, özgürlüğümüzü, kentlerimizi, haklarımızı alacağız ve yeni bir demokratik toplumu hep birlikte kuracağız."