TMMOB Makina Mühendisleri Odası, uluslararası finans kuruluşlarının özelikle yenilenebilir enerji için Türkiye'ye sundukları cazip finansman olanaklarının arkasında yeni bir 'teknoloji pazarı' yaratma düşüncesi olduğunu belirtti.
Etkin Haber Ajansı / 03 Şubat 2012 Cuma, 09:28
ANKARA- TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen "VI. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu" sonuç bildirgesi açıklandı.
Makina Mühendisleri Odası adına Kayseri Şube yürütücülüğünde 21–22 Ekim 2011 tarihlerinde Kayseri'de düzenlenen sempozyuma yaklaşık bin 200 kişi katıldı.
Sonuç bildirgesinde, geçtiğimiz yıl dünya çapındaki bazı kazalar ve olayların fosil enerji kaynaklarına ve nükleer enerjiye yüksek bağımlılığın, güvenlik, ekonomi ve insani maliyetlere etkisini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Dikkatlerin, alternatif yenilenebilir enerji kaynaklara döndüğü ifade edilen bildirgede, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları açısından zengin potansiyele sahip olduğu kaydedildi.
Sonuç bildirgesine göre, hidrolik kaynaklar potansiyeli 35000 MW (135 Milyar kWh/yıl elektrik üretimi), rüzgar enerjisi potansiyeli 48000 MW (130 Milyar kWh/yıl elektrik), jeotermal potansiyel 31500 MW (bu potansiyelin 600 MW'ı elektrik üretimine uygun), biyokütle 8.8 MTEP (1.3 Milyar kWh/yıl-elektrik) ve güneş enerjisinde 80 MTEP (380 Milyar kWh/yıl-elektrik).
2010 yılında 210.18 Milyar kWh olarak gerçekleşen toplam elektrik üretiminin yüzde 24.5'i hidrolik, yüzde 1.35'i rüzgar, yüzde 0.47'si jeotermal kaynaklardan karşılandı.
Yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin önemli bölümünün değerlendirilmeyi beklediği ifade edilen sonuç bildirgesinde, "Enerji bağımsızlığı savaşını kazanmak Türkiye'nin önündeki önemli bir görevdir" denildi.
Yenilenebilir enerji çalışmalarında teknolojik seviyenin yetersiz olduğuna dikkat çekilen bildirgede, mesleki eğitim, belgelendirme, değerlendirme, uygulamaya yönelik koordinasyon olmadığı kaydedildi.
"Kamu, enerji sektöründe yenilikçi bir organizasyonla yol gösterici ve yönlendirici olmalıdır" denilen sonuç bildirgesinde, şu ifadeler yer aldı: "Son zamanlarda uluslararası finans kuruluşlarının özelikle yenilenebilir enerji için Türkiye'ye sundukları cazip finansman olanaklarının arkasında yeni bir 'teknoloji pazarı' yaratma ve bu pazara gelişmiş ülkelerde imal edilen ürün ve ekipmanları satma düşüncesinin bulunduğu unutulmamalıdır. Türkiye yenilenebilir potansiyeli yüksek bir ülke olarak, gerekli yatırımlar için politikasını düzenlerken bu teknoloji pazarında kendi teknolojisi ile var olmalıdır."
Sonuç bildirgesinde, HES'lere karşı ise şu değerlendirme yapıldı: "Yatırım süreçlerinde, kamunun düzenleyici uygulamaları ve denetleyici rolü önemlidir. Son günlerde HES'lerde yaşandığı üzere, bölge halkının haklarına ve yararlarına tecavüz eden, doğal çevreyi suiistimal eden ve tarımsal alanları, sit alanlarını, meraları, orman alanlarını yok eden girişimlerin yarattığı problemlerin halkın ve doğanın çıkarları doğrultusunda çözümü sağlanmalıdır."