ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Türk-İş sessizliğini koruyor

Türk-İş yönetiminin, AKP iktidarı ile yüzde 3'lük işkolu barajı konusunda vardığı mutabakat, Başkanlar Kurulu kararına aykırı. Başkanlar Kurulu, işkolu ve iş yeri barajlarının düşürülmesi gerektiği yönünde görüş bildirirken, Türk-İş yönetimi yüzde 3'e onay verdi. Sendikal Güç Birliği, tasarıya ve Türk-İş yönetimine tepkili.

Etkin Haber Ajansı / 03 Şubat 2012 Cuma, 13:44

İSTANBUL- "Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı"nın açıklanmasından saatler önce Başbakan Erdoğan ile görüşen Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, kendisine yönelik "işçi sınıfına ihanet etti" suçlamaları karşısında sessizliğini koruyor. Türk-İş'in, özellikle yüzde 3'lük işkolu barajı konusunda Başbakan ile yaptığı pazarlık merak konusu iken, Kumlu "gelişmeleri izlemekle" yetiniyor. Kumlu'nun basın sekreteri, görüşme talebimizi "Daha sonra bir açıklama yapacak, şimdi gelişmeleri izliyor" şeklinde yanıtladı.

Ancak tasarı üzerindeki "mutabakat", Türk-İş Başkanlar Kurulu'nun kararını yansıtmıyor. Başkanlar Kurulu'ndaki ağırlıklı görüş; işkolu barajının binde 5 olması, hatta tamamen kaldırılması ve iş yeri barajının da düşürülmesi şeklindeydi. Türk-İş yönetimine muhalif Sendikal Güç Birliği üyesi sendikaların başkanlarının ortak görüşü; "Tasarı bu haliyle kabul edilemez." ETHA'ya konuşan sendika başkanları, tasarıya karşı mücadele edeceklerini belirtti.

SERVİ: TÜRK-İŞ YÖNETİMİ BAŞBAKAN İLE ANLAŞMIŞ

Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, "Bu tasarı ILO normlarına uygun şeklinde hazırlanacaktı. 12 Eylül'de getirilen tüm yasak ve kısıtlamalar kaldırılacaktı" dedi, ancak 12 Eylül'ün yasakçı zihniyetinin korunduğunu söyledi. Patronların "örgütlenmenin önü açılırsa sanayi zarar görecek" dediğini belirten Servi, çalışılanların sadece yüzde 5'inin örgütlü olduğuna dikkat çekti. Servi, "Önemli olan örgütsüz yüzde 95'in örgütlenmesi" dedi.

Türk-İş Başkanlar Kurulu'nda "barajdan dolayı birçok işkolunun örgütlenemediği, barajın kalkması gerektiği" görüşünün hakim olduğunu dile getiren Musa Servi, "Ama kimi sendikalar barajın kalkmasından yana değiller. Sınıftan kopuk olan Türk Metal gibi sendikaların kararı uygulanıyor" dedi.

Türk-İş Genel Başkanı'nın, Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmede, barajın düşürülmemesini istediğini tahmin ettiğini anlatan Musa Servi, "Yüzde 2-3'e mutlaka mutabık kalmışlar ki, yoksa çıkar açıklama yapardı" dedi.

ÖZTAŞKIN: HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATTI

Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Sendikalar Yasası ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt kanununun birleştirilmesinin olumlu olduğunu söyledi ve ekledi: "Ancak değişikleri yetersiz, eksik, sendikal özgürlüklerden uzak, ILO sözleşmelerine, AİHS, AB sosyal şartına aykırı hükümler içeriyor. Bu yasa tasarısı hayal kırıklığı yarattı."

Üyelikte noter şartının kalkması ve TİS yetki uyuşmazlıklarında açılan davaların bekletici sebep olmaktan çıkarılmasını olumlu bulduklarını dile getiren Öztaşkın, buna karşılık toplu iş sözleşmesinin uzun ve karmaşık olması, grev yasaklarının devam etmesi, grevin sadece uyuşmazlıkla sınırlı kalması, yüzde 3 gibi yüksek bir işkolu barajı, yüzde 50+1 oranındaki iş yeri barajı gibi maddeleri kabul etmediklerini söyledi. Öztaşkın, iş yeri barajının en az yüzde 30+1'e çekilmesi gerektiğini anlattı.

Öztaşkın, tasarının, işverenlerin talepleri doğrultusunda, piyasanın ihtiyaçlarına göre hazırlandığını belirtti.

AYÇİN: TÜRK-İŞ YÖNETİMİ İLE BAŞKANLAR KURULU KARARLARI ÇELİŞİYOR

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, "Yapılan bu değişiklikler patronların 2012 yılının kriz yılı olacağını varsayarak sendikal yaşamı daha etkisiz hale getirmek adına yapılmış olan değişikliklerdir" dedi.

Ayçin, şöyle devam etti: "Eğer sendikaların güçlü kılınması, kazanılmış hakların korunması, insanların yarınlara daha güvenli bakması sağlanmak isteniyorsa, çalışma yaşamında barış isteniyorsa, o zaman hakların da eşitlik ve adalet temelinde değerlendirilmesi gerekir."

Türk-İş Başkanlar Kurulu'nda çoğunluk görüşün; işkolu barajının binde 5 oranında belirlenmesi, hatta tamamen kaldırılması, işyeri ve işletme barajının düşürülmesi, istifa ve üyelikte noter şartının kaldırılması olduğunu anlatan Ayçin, Türk-İş'in yüzde 3 işkolu barajına onay vermesine atıfla "Maalesef Türk-İş yönetiminin hükümetin görüşlerine yakın olması nedeniyle bu şekilde karar vermesi, Türk-İş Başkanlar Kurulu'ndaki kararla çelişmektedir" dedi.

'ÇALIŞMA BARIŞINI BOZACAK'

Yüzde 3'lük işkolu barajıyla Türk-İş ve Hak-İş içerisindeki bir çok sendikanın da barajın altında kalacağını söyleyen Atilay Ayçin, bunun çalışma yaşamında çatışmaya neden olacağı uyarısında bulundu.

Ayçin, noter şartı kaldırılarak yerine getirilen e-devlet sistemi konusunda da endişeler olduğunu belirtti: "Biz bugün birçok işyerinde üyelikleri orada yetkili sendika konumuna gelene kadar işverene bildirmeden yapıyoruz. Yarın e-devlet üzerinden yapılan üyeliklerin patronların eline geçmeyeceği bilinmiyor. Bu konuda endişeler bulunmaktadır" dedi.

Ayçin, birden çok sendikaya üye olma konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olma koşulu getiriyorsunuz. Ama koyduğunuz bu barajla, kendilerini aynı işkolunda ifade edecek diğer sendikal örgütlenmelerin önüne geçiyorsunuz."

Tasarıda iş güvencesi de olmadığına işaret eden Hava-İş Genel Başkanı Ayçin, tasarının, çalışma yaşamında bugüne kadar birikmiş sorunları çözmediği gibi, tamamen sendikal örgütlülüğün önünü kesmeye yönelik olduğunu kaydetti. Ayçin, "Yasakçı ve baskıcı 12 Eylül ruhu mevcut yasanın üzerinde kendini tamamen hissettirmektedir. Biz böyle bir yasayı onaylamıyoruz" dedi.

Üçlü Danışma Kurulu'nda hazırlanan tasarı ile TBMM'ye gönderilen tasarının tamamen zıt olmasını da eleştiren Ayçin, "Patronların iş yaşamında tahakkümünü artırmaya yönelik bir düzenleme yapılmıştır. Bu da AKP iktidarının yüzünü patronlardan yana döndüğünü bir kez daha göstermiştir" dedi.

ÖZTÜRK: TAM BİR REZALET

En fazla işkolu birleşmelerinin yaşandığı alanlardan olan nakliye işkolunda örgütlü TÜMTİS'in Genel Başkanı Kenan Öztürk, "Ortaya çıkan durum tam bir rezalet" diye konuşmasına başladı.

Öztürk, "Yüzde 3 işkolu barajı, açıklanan istatistiklerle bugünkü yüzde 10 işkolu barajından daha yüksek. Yine üye güncellemesinden kaynaklı olarak şimdiye kadar iş yerinden ayrılanların üyeliği düşürülmezken yeni tasarıyla birlikte elektronik üyelik söz konusu olduğu için üyeliği düşecek" dedi.

İşkolu barajını savunanların bürokratik yapıyı korumaya çalıştığını belirten Öztürk, "Sendikaların kurulmasını engellemek, mevcut bürokratik sendikal anlayışın devamı noktasında AKP iktidarının çabası. Bu noktada baraj korunuyor" dedi.

Öztürk, şöyle devam etti: "Bu yasanın demokratikleşmeyle, örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasıyla hiçbir ilgisi yok. Tamamen yandaş sendikalarla birlikte hazırlanmış, mevcut bürokratik sendikal yapıyı koruyan bir yasa tasarısı. Beklentilerin karşılandığı bir yasa değil, kısmi makyaj düzenlemeler. AKP'nin işçilerden, sendikalardan yana bir düzenleme yapacağına zaten inanmıyorduk. Dolayısıyla bu tasarıya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."