DİSK Genel Sekreteri Görgün, işkolu barajı nedeniyle DİSK'e bağlı sendikaların yetkisiz kalacağı iddialarına "DİSK kimsenin icazeti ile kurulmadı. DİSK kapanacak diyenler işçi sınıfının örgütlenme tarihinden habersizler. Sendikaların yetkisi örgütlü gücüdür" diye yanıt verdi.
Etkin Haber Ajansı / 02 Şubat 2012 Perşembe, 12:35
İSTANBUL- DİSK Genel Başkanı Tayfun Görgün, DİSK Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, TBMM'ye sunulan "Toplu İş İlişkileri Kanunu" tasarısını değerlendirdi.
Basın toplantısına DİSK Yönetim Kurulu üyeleri Ali Cancı, İsmail Yurtseven, Celal Ovat, Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve Celalettin Aykanat da katıldı.
Görgün, Çalışma Bakanı'nın Türkiye'deki yasaklı ve baskıcı sendikal düzeni sona erdireceğini iddia ettiği yasa tasarısının, sendikal haklar alanında Türkiye'yi bir kaosun eşiğine getirdiğini söyledi.
Görgün, emekçinin alınterine sahip çıkma hakkını ortadan kaldırmaya çalışan, işçileri patronların karşısında güçsüz ve örgütsüz kılan 12 Eylül ürünü baskıcı ve yasakçı yasalarda hiçbir değişiklik yapılmadığını kaydetti.
Tasarı için "sahte bir özgürlükçü ambalaj" ifadesini kullanan Görgün, ayrıca daha önce başarılamayan ve DİSK'in hedef alındığı uygulamaların bugün istatistiksel oyunlarla gerçekleştirilmeye çalışıldığını belirtti.
DİSK Genel Sekreteri, tasarının başta ILO sözleşmelerine aykırı olduğunu da belirterek, tasarının Türk-İş ve işveren örgütlerinin taleplerini karşılayacak şekilde hazırlandığını ifade etti.
Tayfun Görgün, şunları söyledi: "Demokratikleşme adı altında yapılan Anayasa değişikliğine rağmen; işkolu, işletme ve iş yeri barajlarını koruyan, yasaklarla dolu mevcut toplu sözleşme düzeninin korunmasında direnen, toplu sözleşme hakkını tüm işçilerin kullanabileceği bir hak olarak tanımlamayan, yıllarca süren yetki uyuşmazlıklarına çözüm getirmeyen, genel grev, hak grevi dahil bütün grev engellerini ve yasaklarını, grev ertelemelerini ve zorunlu tahkimi koruyan, sendikalara ve toplu sözleşme düzenine devlet müdahalesini ve baskısını ortadan kaldırmayan, sendika üyeliğinin ve temsilciliğin güvencesini sağlamayan bir yasa 'reform' olarak nitelendirilemez."
DİSK Genel Sekreteri, işkolu barajının yüzde 10'dan yüzde 3'e indirilmesini ise şöyle değerlendirdi: "Kanun tasarısında kimi işkollarının birleştirilerek 28'den 18'e indirilmesi nedeniyle, yüzde 3'lük işkolu barajı kimi işkollarında bugünkü yüzde 10'dan daha büyük bir sayıya denk geliyor. Burada bir örnek vermek gerekirse; en fazla işkolu birleşmesi, 14 numaralı ulaştırma ardiye ve depoculuk işkolundadır. Birleşen 5 işkolunda çalışan işçi sayısı Ekim 2011 SGK verilerine göre 791 bindir. 2009 verilerine göre ise yüzde 180 artış vardır. Yüzde 3 üzerinden hesap yaparsak, bu işkolunda barajı aşmak için 23 bin 730 üye gereklidir. Sendikaların birleşmediği ve üye sayılarını artırmadığı varsayılırsa, halen işkolu barajını aşmış 6 sendikadan yalnızca biri yüzde 3 barajını aşabilmektedir. 2009 istatistiğinde baraj aşmış 5 sendika ise yetkisiz kalacaktır. İşte sembolik barajın, gerçek etkisi budur. Bu nedenle 5 yıllık geçiş süreci vererek, tepkiyi azaltmaya çalışmaktadırlar. Ancak bugün ikna olup sesini çıkarmayanlar için yarın çok geç olacaktır."
Tasarının DİSK'e yönelik bir tehdit niteliğinde olduğunu dile getiren Görgün, şöyle devam etti: "DİSK'in yetkisiz kalacağından, kapanacağından bahsediyorlar. DİSK kimsenin icazeti ile kurulmadı. Tüm yasaklara, barajlara rağmen mücadele ediyor. DİSK kapanacak diyenler işçi sınıfının örgütlenme tarihinden habersizler. Sendikaların yetkisi örgütlü gücüdür. Örgütlü gücü barajlara sığdırmak isteyenler, o barajların altında kalacaktır. DİSK kapanmaz. DİSK, yeniden faaliyete geçtiği 1992 yılında olduğu gibi işçi sınıfının bağrında mücadele eden işçilerle yeniden ve yeniden doğar."