OSTİM ve İvedik Organize Sanayi bölgelerinde denetimsizlikten dolayı yaşanan patlamada 20 kişi yaşamını yitirdi, yaralı kurtulanlar ise hala yaralarını iyileştirmeye çalışıyor. 19 yaşındaki Onur Çorum, patlamada vücudunda meydana gelen hasardan kaynaklı, yaşamını sürdürmekte zorlanıyor, çalışamıyor.
Etkin Haber Ajansı / 02 Şubat 2012 Perşembe, 15:10
ANKARA (İsminaz Ergün)- Onur Çorum, OSTİM ve İvedik Organize Sanayi bölgelerinde denetimsizlik ve ihmaller sonucu yaşanan patlama ve yangında yaralı kurtulan işçilerden biri.
20 arkadaşını kaybeden Çorum, yangın ve patlamanın bütün izlerini vücudunda, en önemlisi de yüreğinde taşıyor. 19 yaşında olan Çorum, sol kolu hareket kabiliyetini yitirdiği için kullanmakta zorlanıyor, patlama sırasında ciğerleri hasar gördüğü için nefes darlığı çekiyor, beline aldığı darbelerden dolayı eğilip kalkamıyor, yaşadığı şok nedeniyle konuşmakta güçlük çekiyor. Uzun süre hastanede yatarak tedavi gören Çorum'un, halen ayakta tedavisi sürüyor.
Çalıştığı durumda özellikle kolundaki hasarın onarılamayacağını söylenen Çorum'a, bir yıldır iş göremez raporu da verilmemiş. Hastaneler bunun için mahkemeden kağıt getirmesi gerektiğini söylüyor, ancak mahkeme devam ettiği için söz konusu kağıdı alamıyor. Maddi durumlarının iyi olmadığını belirten Çorum, sadece babası çalıştığı için geçim sıkıntısı çektiklerini ifade ediyor.
"Bu yaşımda yarım insan oldum" diyen Çorum, en çok arkadaşları ile uzun yürüyüşler yapmayı sevdiğini söylüyor. "Eskiden arkadaşlarla buluşur saatlerce yürürdük" diyen Çorum, şimdi sadece bir kaç dakika yürüyebildiğini söylüyor. Soğuklarda yüzünün ve bacakların ağrı yaptığını ifade eden Çorum, hasarlı olan koluyla sadece bir kg ağırlığında bir şey kaldırabildiğini söylüyor.
Çorum, patlama gününü şöyle anlatıyor; "Ustabaşı, 'yarına malzeme lazım git onları ayarla' dedi. Bunun için yukarı çıktım, bir kaç dakika sonra patlama oldu. Benim asıl çalıştığım kat alt kat, o katta çalışan arkadaşlarımın hepsi can verdi. Ben bir kaç dakika ile ayaktayım. Yukarı çıktım, korkunç bir ses duydum ardından duvarlar yıkıldı ve yangın çıktı. Oradan çıkarılıp hastaneye götürülünceye kadar bayılmadım. Yardım isteyen herkesin sesini duyuyordum, 'Yardım edin, yanıyoruz' diye sesler geliyordu. Ama ben yerimden kımıldayamadım."
Asıl olarak psikolojik olarak hasar gördüğünü söyleyen Çorum, "Yaşadığım dehşet anları hiç unutamıyorum. Geceleri ilaç almadan uyuyamıyorum, bir tane almam gereken ilaçtan iki, bazen de üç tane alıyorum" diyor.
İkinci patlamanın yaşandığı METSAN şirketinde yaşamını yitiren 11 kişiyi tanıdığını ve hepsiyle çok yakın olduğunu söyleyen Çorum, arkadaşlarını her gün rüyasında gördüğünü belirtiyor. Psikolojik tedavi gördüğünü belirten Çorum, "Arkadaşlarımın inlemesi, bağırtıları kulaklarımdan gitmiyor. Beni yanlarına çağırıyorlar halen" diyerek, bu acıyı hiç bir zaman unutmayacağını kaydediyor.
8 ay boyunca çalıştığı METSAN'da hiç bir yetkilinin denetim için gelmediğini söyleyen Çorum, işe alınan işçilerin gelişi güzel işlere verildiğini, eğitimden geçirilmediklerini söylüyor. Patlamaya ilişkin açılan dava sürecini hatırlatan Çorum, sadece Ersoy Gaz şirketinde çalışan üç işçinin tutuklu kaldığını, patronların serbest bırakıldığını hatırlatarak, "Her şeyden işçiler sorumlu tutuluyor. Patlama sadece işçilerin hatasından, eğitimsizliğinden kaynaklı olsaydı bugüne kadar defalarca bu patlamalar olurdu. Birileri daha çok kazanmak için denetlemedi, usulüne uygun tüpleri doldurmadı ve bu oldu" diyor.
Arkadaşlarını kaybettiği ve bu şekilde yaşamak zorunda bırakıldığı için "Yaşadığıma sevinmiyorum" diyen Çorum, "Suçlular kimlerse cezalarını çeksin. METSAN'ın patronu Numan Güleç, Ersoy Gaz şirketinni patronu, bunları denetlemeyen yetkililer cezalarını çeksinler ki yine işçiler ölmesin" şeklinde konuştu.