ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Auster'e: Gelsen ne olur gelmesen ne olur

Başbakan Erdoğan, "Demokrat olmayan ülkelere gitmiyorum" diyen yazar Paul Auster'e "Aman! Biz sana çok muhtacız. Gelsen ne olur gelmesen ne olur" şeklinde yanıt verdi.

Etkin Haber Ajansı / 01 Şubat 2012 Çarşamba, 13:38

ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu.

"Tarihimizde yaşanmış acı bir hadiseyi, Dersim faciasını Türkiye'nin gündemine taşımıştık. Belgeleriyle, acı hatıralarıyla, üzeri örtülmüş bir faciayı, bir Cumhuriyet Halk Partisi eserini burada sizlerin ve aziz milletimizin dikkatlerine sunmuştuk" diyen Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Devlet Arşivleri'nin kapısının ardına kadar açık olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu çok merak ediyor ya" dedi ve ekledi: "Açılacak. Bizde kapalı bir şey yok."

Genelkurmay Başkanlığı'nın da Dersim katliamına ilişkin arşivini açmak için hazırlık yaptığını belirten Başbakan Erdoğan, "Dersim, 1939'da üzeri kapatılmış bir faciadır. Ama o zihniyet, Dersim'de katliam gerçekleştiren zihniyet, bugüne kadar hiç değişmemiş, Dersim'den sonra da bu ülkeye çok büyük acılar, çok büyük facialar yaşatmaya devam etmiştir" diye konuştu.

MHP ve CHP'nin Dersim konusunun açılmasından rahatsızlık duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Cumhuriyet'le hesaplaştığımızı iddia ediyorlar. Kimin Cumhuriyet'e sahip çıktığı son 9 yılda anlaşıldı. Kimse kusura bakmasın, kimin Atatürk'e sahip çıktığı, kimin O'nu kullandığı açıktır. Bunlar 'İzindeyiz Atam' deyip, sabah akşam izin yaptılar" diye konuştu.

Erdoğan, şunları belirtti: "İttihat ve Terakki zihniyeti, Gazi Mustafa Kemal'in de şiddetle karşı çıktığı ve bizzat mücadele ettiği bir zihniyettir. Bu zihniyet, Osmanlı Devletinin çok hızlı ve acı bir şekilde dağılmasını sağlamış, ardından da cumhuriyete sirayet etmek, cumhuriyeti çürütmek için yoğun mücadele vermiştir. Gazi Mustafa Kemal'in müsamaha göstermediği İttihat ve Terakki zihniyeti, ne yazık ki vefatının ardından yeniden hayat bulmuş, yeniden iktidar fırsatı bulmuş ve Türkiye'ye ağır faturalar ödetmeye devam etmiştir. İşte Dersim, bu ağır faturalardan biridir. 27 Mayıs darbesi bu ağır faturanın neticesidir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, bu zihniyetin eseridir. Kürt meselesinden tutunuz, faili meçhullere; edilgen dış politikadan tutunuz, kötü ekonomiye; derin yapılardan, çetelerden, mafyatik örgütlenmelerden tutunuz, bürokratik oligarşiye kadar bu ülkenin birçok meselesinin altında, işte bu köhne, bu çarpık zihniyet yatmaktadır."

BOSTAN KORKULUĞU MUSUN?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun katsayı konusunda "Danıştay'a CHP başvurmadı, arkadaşlarımızın münferit başvurusu" dediğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Peki sen nesin orada? Bostan korkuluğu musun?" diye seslendi.

'MUHAFAZAKAR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ'

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "Türkiye'yi dindarlar, dinsizler diye ayırıyor" eleştirisine ilişkin "Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz" dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BASIN KURULUŞUNUN KİMLİĞİ VAR!

Tutuklu gazeteciler konusuna da değinen Erdoğan şunları söyledi: "İçeride olan gazeteciler gazetecilik mesleğinden dolayı içerde değil. Öyle zanlılar var ki, bizzat terör eyleminin içinde bulunmuşlar, polis katletmişler. Bunların ceplerinden terör örgütünün basın kuruluşlarının kimlikleri çıkıyor. Terör örgütü de gazeteci tutuklandı diye propaganda yapıyor. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da gittiği her ülkede, görüştüğü her yabancıya ülkesini kötülüyor. Ülkesinde gazetecilerin tutuklu olduğunu iddia ediyor. Orada da buna pek inanmıyorlar. Böyle bir ana muhalefeti Türkiye hiç görmemişti. Kılıçdaroğlu sayesinde bunu da gördü."

Yazar Paul Auster'in "Demokrat olmayan ülkelere gitmiyorum" sözüne de cevap veren Başbakan Erdoğan, "Geçenlerde yazar Paul Auster bir Türk gazetesine röportaj verdi. Türkiye'yi antidemokratik bulduğu için gelmiyormuş. Hapiste yatan gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmiyorum. Çin'e de gitmiyorum. Aman! Biz sana çok muhtacız. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Türkiye irtifa mı kaybeder? Kılıçdaroğlu da sahip çıkıyor. 'Onun gördüğünü bazıları görmüyor' diyor. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Sen ne cahil bir adamsın. Bu yılki yazarlar konferansına da Auster ile Kılıçdaroğlu birlikte gider" dedi.