Eğitim-Sen İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Ekici, hükümetin yeni yasal düzenlemelerle DİSK ve KESK'i tasfiye etmek istediğine dikkat çekti.
Etkin Haber Ajansı / 01 Şubat 2012 Çarşamba, 14:24
İSTANBUL- Eğitim-Sen İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Emin Ekinci yazılı bir açıklama yaptı. Dün akşam Meclis gündemine gelen Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı ile 3 Şubat Perşembe günü Meclis gündemine gelecek 4688 Sayılı yasanın DİSK ve KESK'i tasfiye etme amacı taşıdığını belitti.
“İşçi sendikalarında barajın yüzde 3 olması, başta DİSK’e bağlı sendikalar olmak üzere birçok işkolunda sendikaların yetki kaybetmesi demektir. Aynı zamanda 4688 sayılı yasadaki değişiklikle de KESK etkisizleştiriliyor” denilen açıklamada, yasal düzenlemelerin bu iki örgütü tasfiye etme amacıyla yapıldığı savunuldu.
Hükümetin yapmak istediği yasal düzenlemelerden, sessizliğini koruyan Türk-İş, Hak-İş ve Memur-Sen'in sorumluluğu olduğunu kaydeden Ekinci, “Siyasi iktidarla sendikaların bu kadar özel ilişkilere girdiği dönem hiçbir zaman olmamıştır. Türkiye emekçileri sarı sendikaları tanır, devlet sendikalarını tanır, şimdi ise hükümet sendikalarına alıştırılmak isteniyor” dedi.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası'nın temel hedefinin sendikaları devre dışı bırakarak, grev yasağına dayalı zorunlu toplusözleşme düzeni kurmak olduğunu belirten Ekinci, tasarıyla, göstermelik, sözde bir toplu sözleşme düzeni kurulduğunu ifade etti.
Tasarının grevsiz toplusözleşme öngördüğüne dikkat çeken Ekinci, “Anayasada yapılan değişiklik de ustaca hazırlanmıştı. Toplu sözleşme görüşmelerinde uyuşmazlık çıkarsa Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna (KGHK) başvurulacağını ve Kurulun kararlarının kesin olduğunu kesin bir dille belirtiyordu. Aynı hükümler 4688 değişiklik tasarısında da yer alıyor. Böylece ‘grev yapmak yasaktır’ demeden grev yasaklanmış oluyor. Grevin yasaklı olduğu bir toplu sözleşme ve sendika hakkı olamaz” dedi.
Ekinci, tasarıyla merkeziyetçi ve tek konfederasyon hakimiyeti dayatıldığına dikkat çekerek, “Bu durum hizmet kollarında örgütlü sendikaların etkinliğini ortadan kaldırmaktadır. AKP böylelikle diğer konfederasyonları tasfiye etmeyi, emekçileri de Memur-Sen'e boğdurmayı hedeflemektedir” diye belirtti.
4688 sayılı yasadaki değişiklik tasarısının, sendikalara üye olamayacak kamu çalışanlarına ilişkin 15. maddede esaslı bir değişiklik yapmadığını kaydeden Ekinci, çok sayıda kamu çalışanının sendika yasağının devam ettiğini, Meclis çalışanları, hâkimler ve savcılar, milli savunma ve orduda çalışan sivil personel, ceza infaz kurumu çalışanları, denetim elemanları, polisler, askerler sendikalara üye olamayacaklarını ifade etti.
Tasarının toplu sözleşme müzakerelerini, Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında yürütülmesini düzenlediğini kaydeden Ekinci şunları kaydetti: “İşveren heyeti ilgili bakanın başkanlığında olacak. Sendika heyeti ise son derece antidemokratik ve keyfi bir biçimde düzenlenmiş. Adeta Memur-Sen için adrese teslim bir düzenleme söz konusu. Sendika heyeti başkan dahil 7 üyeden oluşuyor. Sendika heyeti başkanı en çok üyeye sahip sendikadan olacak. Şu anda en çok üyeye sahip sendika Memur-Sen’dir. Diğer 6 üye ise şöyle saptanacak: En çok üyeye sahip konfederasyondan 3 üye (Memur-Sen), ikinci konfederasyondan 2 üye (Kamu-Sen) ve üçüncü konfederasyondan 1 üye (KESK). Böylece Memur-Sen 7 kişilik heyette 4 üyeye sahip olacak. Toplam 515 bin üyesi olan Memur-Sen heyet başkanlığı ve toplam 4 üye ile temsil edilirken, üyeleri 630 bini geçen Kamu-Sen ve KESK üç üye ile yetinmek zorunda bırakılacak.
Dahası bütün yetkiler heyet başkanına verilmiş durumda. Bakanlık taslağında toplusözleşmenin heyetin çoğunluğunun oyuyla imzalanması yer alırken, hükümet taslağında bu yetki heyet başkanına (Memur-Sen) veriliyor. Diğer üyelerin ve konfederasyonların itiraz hakkı yok. Memur-Sen toplu sözleşmeyi imzaladığında diğerlerinin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na gitme imkanı da yok. Subaşları tutulmuş durumda. Bunun adı olsa olsa sahte toplusözleşme hakkı olur.”
Ekinci açıklamada, son sözün ise hükümeti verildiğine dikkat çekerek, KESK ve KESK'te örgütlü kamu çalışanlarının söz hakkının elinden alınacağına dikkat çekti.