Türkiye'de yoksulluk sınırında bir yılda 288 TL artış oldu. Türk-İş'in hesaplamasına göre, Ocak 2012'de açlık sınırı 959 lira, yoksulluk sınırı 3 bin 123 lira oldu. Mutfak enflasyonu yüzde 1.97 oranında arttı. Türk-İş, "gerçek yoksulluk" ile "sanal yoksulluk" farkının giderek açıldığına dikkat çekti.
Etkin Haber Ajansı / 27 Ocak 2012 Cuma, 10:07
İSTANBUL- Türk-İş, her ay düzenli olarak yaptığı "açlık ve yoksulluk sınırı" araştırmasının 2012 Ocak ayı sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 958,89 lira olarak belirlendi. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 123 lira. Türk-İş'in hesaplamasına göre, açlık sınırı 2011 yılının Ocak ayında 870 lira, yoksulluk sınırı ise 2 bin 835 liraydı.
Ocak 2012 ayı itibariyle "mutfak enflasyonu"ndaki değişim şöyle gerçekleşti:
Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin "gıda için" yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1.97 oranında arttı. Bir önceki yılın Aralık ayına göre artış oranı yüzde 1.97 oldu. Gıda enflasyonunda 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 10.17 oranında gerçekleşti. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 6.48 olarak hesaplandı.
Fiyat artışları nedeniyle son bir yılda sadece mutfağa gelen ek yük 89 lira olarak hesaplanırken, ailenin yaşama maliyeti bir önceki yıla göre 288 lira arttı.
Yaş sebze-meyve grubu mutfak harcamasını artıran temel unsur oldu. Mevsim şartları, soğuyan hava ve kar yağışıyla birlikte sebze ve meyvedeki artış devam etti. Ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay yüzde 15.77 oranındaki artışla 3.45 lira, ortalama meyve kilogram fiyatı ise yüzde 30.67 oranındaki artışla 3.11 lira olarak hesaplandı. Geçtiğimiz ay 2.80 lira olarak hesaplanan yaş sebze-meyve ağırlıklı ortalama kilogram fiyatı ise yüzde 19.64 oranındaki artışla bu ay 3.35 lira oldu.
Türk-İş, ekmekte önümüzdeki ay gramajın 250 grama düşürülmesi ile birlikte doğacak fiyat artışının çalışanların mutfak harcamasını olumsuz etkileyeceğini bildirdi.
Açlık-yoksulluk araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Türk-İş, 3 bin 123 lira olan "yoksulluk sınırı" tutarının ücret düzeyi olmadığına dikkat çekti, "Türk-İş çalışması sonucu açıklanan yoksulluk sınırı tutarı, işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi değildir. Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir. Türkiye'de 'gerçek yoksulluk' haneye girmesi gereken asgari gelir düzeyi bakımından bu tutarda hesaplanırken, milyonlarca işçiyi ve ailesini doğrudan ilgilendiren asgari ücret 2012 yılının ilk altı aylık dönemi için net 701.13 lira olarak belirlenmiştir. Oysa devletin resmi istatistik kurumu olan TÜİK, tek bir işçinin toplam aylık harcamasını Kasım ayı itibariyle 970.85 lira olarak hesaplamıştır. Bu tutara, sadece gerçekleşen Aralık ayı enflasyon artışı eklendiğinde bile olması gereken net asgari ücret tutarı 976.48 lira olmaktadır. Böylece olması gereken ile olan asgari ücret arasında yaklaşık 275 liralık bir fark oluşmaktadır" dedi.
Benzeri bir "sanal yoksulluğun", bu yıl yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası uygulamasında da ortaya çıktığını belirten Türk-İş, kanuna göre, tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarının, asgari ücretin üçte birinden (Ocak 2012 itibariyle 295,50 lira) az olanların yoksul sayıldığını hatırlattı. Türk-İş, "Bu yolla yaratılan 'sanal yoksulluk' sonucu Türkiye'de yoksul bireylerin sayısı olduğundan daha düşük olacaktır" dedi.