Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan ile konuştuğu yönündeki iddialara ilişkin "Benim terörist başı ile masaya oturduğumu ispat edemezseniz şerefsizsiniz" dedi.
Etkin Haber Ajansı / 05 Eylül 2010 Pazar, 19:12
İSTANBUL- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kazlıçeşme'de düzenlenen mitingde halka hitap etti. Abdullah Öcalan ile konuştuğu yönündeki iddialarla ilgili "ispat edemezseniz şerefsizsiniz" diyen Başbakan, konuşmasında Elazığ için Kürtçe ismini kullandı, "ayrım yapmadık" dedi. 7.5 yılın prangalarla geçtiğini söyleyen Başbakan, "artık milletimize hizmet etmek istiyoruz" dedi. Mitinge, onlarca İETT otobüsü ile insan taşındı.
İşte Başbakan'ın açıklamaları...
-Size Elaziz'in, Adana'nın selamını getirdim.
-Türkiye tek yürek oldu. Türkiye, bir kez daha adalette demokraside birlikteydi. 36 şehri dolaştım. Bayramda İstanbul'u ilçe ilçe sizlerle yapacağım, 3 gün burada sizlerle olacağım. Bu bayram, demokrasi, adalet, hukuk bayramı olacak. Demokrasi isteyenler, hukukun üstünlüğünün egemen olmasını isteyenler, çetelere dur diyenler, paşalara bu ülkede geçit yok diyenler, yargının siyasallaşmasına karşı olanlar evet diyor. Peki İstanbul ne diyor? Türkiye'nin özeti burada İstanbul.
-Önünüzde iki seçenek var, bir tarafta darbe anayasası, bir tarafta milletin anayasası.
-Kaset oyunuyla bizi engellemek istediler, aday değilim deyip 24 saatte aday oldular. Bu nasıl dürüstlük?
-Başörtülü kadınlarımızı rahibelere benzettiler, bunun bizimle ilgisi yok dediler. Utanmadan sıkılmadan hükümet görevini yapsın dedi. Hükümet onun talimatıyla değil ama eşeği sağlam kazığa bağlamak için görevini yaptı ve Avcılar Belediye Başkanı tarafından afişin asıldığını belirledi. Dürüst ol, dürüst. Bize gelip dürüstlük dersi verme. Bu sizin ilk yanlışınız değil, daha çok yaptınız bunları. Senin şimdi gelip milletten de özür dilemen gerekir, bizden de. Sen kalkacaksın bu ülkede başörtülü kardeşime rahibe benzetmesi yapacaksın. İşte onun için buradan çıktıktan sonra kapı kapı dolaşıp 'evet' isteyeceğiz.
-7.5 yılımız prangalarla geçti, artık milletimize hizmet etmek istiyoruz. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' demiş Seyh Edebali; İstanbul'un özünde bu anlayış var.
-27 Mayıs 1960'ta seçimle gelmiş bir başbakanı ve bakanları idam ettiler, siyasetin üzerine çöktüler. 12 Mart'ta ve 12 Eylül'de demokrasiyi kesintiye uğrattılar, yetmedi 28 Şubat'ta bir kez daha milli iradeyi küçümsediler. Siyasetin üzerine karabasan gibi çöktüler. Sanal korkular ve sanal tehditlerle milleti sindirdiler.
-Şimdi, takibe takılanlar var, İmralı ile görüşenler var.
-Diyarbakır güçlüydü, evet dedi. Orada kardeşlerime, AKP'nin Türkiye'deki 73 milyonun partisi olduğunu, Kürdü, Arabı, Romanı, Lazı, hepsi benim kardeşim olduğunu söyledik. Çünkü biz yarıdılanı, yaradandan ötürü seviyoruz.
-8 yıldır sizlerin başını öne eğdirmedik, hak, adalet dedik sizden aldığımız güçle yola devam ediyoruz. İzmirli kardeşimin de Diyarbakırlı kardeşimin de hukuku bizim güvencemiz altında. 8 yıldır 73 milyon vatandaşımız bizim emniyetimiz altında oldu. Ayrım yapmadık. Etnik milliyetçiliğe hayır dedik.
-Biz Adalar'daki kardeşlerimizin tercihlerine de Mardin'deki kardeşlerimizin tercihlerine saygı duyarız.
-CHP zamanında Adalar'a tankerle su giderdi, biz su taşıdık, doğalgazı götürdük. Orada azınlıklar yaşıyor demedik. Sünni kardeşimizi hangi samimiyet ile kucakladıysak, Alevi vatandaşı o şekilde kucakladık. Ayrım yapmadık. Bir yerde insan mı var, oraya bilimi götürdük. İnsan kutsaldır. Biz istiyoruz ki kimse devlet karşısında kendini öteki hissetmesin. Sesi çok çıkanın haklı, sesi çıkmayanın haksız olduğu bir düzen, insani ahlaki bir düzen olamaz.
-'AKP kendi anayasasını yapıyor' diyorlar. CHP ve MHP'ye gittik paketin kapağını bile açmadılar. Meclis Başkanı bunlara yazı yazdı, 'komisyona üye vermeyiz' dediler.
-CHP, MHP ve BDP "Sen hazineden aldığın parayı nereye harcıyorsun?" diyorlar. Siz de hazineden para aldınız. Biz aldığımız parayı referanduma harcıyoruz, biz devletten aldığımız yardımı kullanıyoruz. Hala bunların borçlarını temizliyoruz. Bu borçları şu anda 6.6 milyar dolara indirdik.
-Bunlar milliyetçi değil. Senden olsa olsa kafatası milliyetçisi olur.
-Nemalar diye bir olay var; işçi-memura iktidar 13 buçuk milyar dolar borçlanmış. Çünkü para bulamayınca sağdan soldan işçinin memurun maaşından kesiyor. Ah benim işçi memur kardeşim senden bu parayı kesenler, konut edindirme adı altında para kestiler. Ama şimdi bu borçları biz ödüyoruz. Gerçekler ortada ama bunlar saptırmaya çalışıyor. Ekonomide büyümede 11.7 oranında dünyada 4'üncü Avrupa'da birinciyiz.
-Enflasyon canavarı yüzde 30'du şimdi yüzde 8'e düştü. Buralara kolay gelmedik. yere sağlam bastık. Çetelere, organizatörlere yol vermedik. Hatta bizden yol istediler ama durdurduk, yol vermedik.
-Bazı gergilikler yaşadık. Telekomu satsaydık o borçları bitiriyordu. Ama izin vermediler, bunu engellediler. Şimdi o fiyata satamazsın. Danıştay'a soruyorum; insaf biz o değerlerde birleşmezsek nerede birleşeceğiz?
-Yargı ideolojik davranmıyor diyorlar. Ama davrandın ben bedelini ödedim. Sadece bir şiir okudum Metris'e götürdüler. Onların muhtar bile olamaz dediğini halk getirdi başbakan yaptı. Biz kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Yargı ideolojik davranmayacak. Bu ülke bunlardan çok çekti. Diyarbakır Mamak Cezaevinde bunlar yaşandı. İster CHP ister MHP'li ol 12 Eylül'de partiyi değil, millet projesini oylayacaksın. Evet diyen kadın kurumları var, biliyorlar, kadınların hakları anayasal teminat altına alınıyor. Çocuk haklarıyla ilgili dernekler var, çünkü çocukların istismarı engelleniyor. Bununla bitmiyor olay, anayasa değişikliğiyle özürlülerin hakları da anayasal teminat altına alınıyor.
-1960 anayasasına CHP çanak tuttu, 28 Şubat'ta CHP dut yemiş bülbüle döndü. Yargıyı CHP siyasallaştırdı. CHP'ye sesleniyorum, "Sen siyasi partisin. Silivri'de avukat olamazsın. Darbe tanklarının önünde duracakmış geç bunları. CHP'nin tarih boyunca neler yaptığı ortada, bunların aldatmalarına aldanmayın.
-MHP'lilere sesleniyorum, Milletini sevenler olarak gelin, 12 Eylül'de sizlerde evet deyin.
-12 Eylül'de bir hesaplaşma olacaksa darbeci zihniyetle olacak. 12 Eylül'de sonuç ne çıkarsa çaksın benden AKP şu kadar oy aldı sözlerini duymayacaksınız.
-Benim terörist başı ile masaya oturduğumu iddia ediyorlar. Benim terörist başı ile masaya oturduğumu ispat edemezseniz şerefsizsiniz. 8 yılda verdiğimiz mücadelede biz Yüksekova'da Şemdinli'de teröristlerle mücadele ederken bunlar Ankara'da oturuyordu, randevumuza yanıt vermiyordu.
-Muhalefet kara propaganda yapıyor, bilgi kirliliği yapıyor, iftira ediyor. Bu iktidar sizin şamaroğlanınız değil. Satılık medyanızda kampanyalarınızı biliyoruz.
Bu arada, mitinge gelenlerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait onlarca İETT otobüsüyle taşınması dikkat çekti. Bazı AKP'liler ETHA muhabirinin İETT otobüslerini görüntülemesini engellemeye çalıştılar, muhabirimizi tehdit ettiler.