Başkakan Erdoğan'ın Diyarbakır mitingi Kürt halkının beklentilerini karşılamadı. Mitingin ardından görüşlerini sorduğumuz Diyarbakırlılar, Erdoğan'ı samimi bulmadıklarını dile getirdi. Halk, Başbakan'ın tek somut icraat olarak gösterdiği Diyarbakır Cezaevi'nin yıkılmasına ise karşı. Cezaevinin müze yapılmasını istiyor.
Etkin Haber Ajansı / 05 Eylül 2010 Pazar, 19:57
DİYARBAKIR- Diyarbakırlılar, günlerce merakla beklenen Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır mitinginin ardından ETHA muhabirine konuştu. Erdoğan'ın Kürt sorunu konusunda hiçbir şey söylemediğini belirten halk, en çok da Diyarbakır Cezaevi'nin kapatılmasına tepkili. Çünkü "yeni cezaevi yapıp, gençleri oraya dolduracak" diyor, Diyarbakır Cezaevi'nin müze yapılmasını istediklerini dile getiriyor. Diyarbakırlılar, Başbakan'ın yeni anayasa sözüne de inanmıyor, referandum için 'boykot' diyor.
İşte Diyarbakırlıların Erdoğan mitingine ilişkin görüşleri:
Suat Geçici (Esnaf): Daha önce verdiği sözleri şimdi de verdi. Tekrar aynı şeyleri söyledi. Diyarbakır'dan çıktığında verdiği sözleri unutuyor. Diyarbakır'da daha farklı konuşması gerekirken Kürt sorunu konusunda konuşmadı işte. Biliyorduk yani daha öncesinden. 2011'de iktidara gelirse anayasayı değiştireceğini söyledi buna da inanmıyorum. Kürtleri kandırmaya çalışıyor.
Agir Av (Öğrenci): Başbakan'ın söylediklerini samimi bulmuyorum. Kürt-Türk kardeşliği diyor ama hiçbir şey yapmıyor. En basitinden türban sorununu bile çözemedi mesela. Bütün iktidar elinde olmasına rağmen, bütün güçler elinde olmasına rağmen hiçbir vaadini yerine getirmedi. Söylediği her şey kendi iktidarını güçlendirmek içindir. Değişen anayasanın bize Kürt halkına bir getirisi yoktur. Yalanlarla dolu ve iki yüzlü bir siyaset izliyor. Kürt-Türk kardeşliği diyor ama son teknolojik aletleri getiriyor gerillaları vurmak için tek taraflı ilan edilen ateşkese bile cevap vermiyor. Demokrasi diyor kardeşlik diyor ama İslam üzerinden ırkçılık yapıyor. Bana cezaevleri çok saçma geliyor. Söylem tarzı o kadar yüzsüz ki sanki cezaevini kapatıp okul açıyor oysa ki yerine yeni cezaevi yapacak. Şivan Perwer'i madem anıyorsun neden gelme yasağı var? Söylemleri öyle gülünç ki sanki bunları yapan farklı bir devlet kendisi bambaşka bir hükümet. Ben Erdoğan'ın söylediği hiçbir şeye inanmıyorum. Söylemleri sadece Kürt halkının oylarını çekebilmek içindir. Ve tabiî ki referandumu boykot ediyorum.
Hikmet Atlı (İşçi): Konuşması Amed'lilerin beklentisini karşılayacak düzeyde değildi. Erdoğan'ın 2011'de yeni bir anayasa düzenleyeceğiz demesi tamamen seçimle ilgili bir propagandadır. Kürtlerden oy çalmaya yönelik bir manevra olduğunu düşünüyorum. Günümüz Türkiye koşullarının Kürtlerin taleplerinin karşılanmaya müsait olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle Erdoğan'ın vaatlerinin çok ciddi vaatler olmadığını düşünüyorum. Erdoğan'ın sanatçıların, şairlerin isimlerini anması, Diyarbakır Cezaevi'nden söz etmesi tamamen çıkara dayanan bir şeydir. Bunda samimiyse neden 'Kürtlerden yaptıklarımızdan dolayı özür diliyoruz' demiyor? Neden işlenen cinayetlerin faillerini bulmuyor. Oysa ki örneğin Musa Anter cinayetini işleyenler ortadadır, bellidir!
Muhammed Aydın (İşçi): Erdoğan'ı destekliyorum. Darbe anayasasını istemiyorum. Yani siz bu anayasadan memnun musunuz? Biz de memnun değiliz. Bunun için destekliyorum.
Niyazi Adıgüzel (İşçi): Kardeşlik diyor bize cezaevi yapıyor. Bu halk kardeştir diyor. Senelerdir bizi kandırıyor. Ardından bize cezaevi yapıyor. Onu kendi yandaşlarına satmışlar. Yıkıp yerine yeni bir tane yapacaklar. Onu yıkmasınlar. Yeni anayasa da aynıdır. Erdoğan da Kenan Evren'in oğludur.
Yahya Akkuş (Esnaf): Asker de biziz gerilla da biziz ne giderse biz Kürtlerden gidiyor. Eğer Erdoğan Müslüman ise neden Müslümanların ölmesine izin veriyor? Tankları gönderiyor, silahları gönderiyor, uçakları kaldırtıp gönderiyor. Bunların tüm masrafı vatandaşın cebinden çıkıyor. Onların cebinden bir şey çıkmıyor. Onlar için çıkardır büyük bir çıkar. Bugün ne oluyorsa vatandaşa oluyor. Vatandaş bu acıyı yaşıyor. Biz ne desek de havadır.
Ferit Kılıç (Öğrenci): Önce boykot yazılı billboardları kapattırıyor sonra parayla adam toplayıp Diyarbakır'a getiriyor sonra da BDP'nin boykot kararına anti-demokratiktir diyor. Yani beklentilerimizin dışında bir konuşmaydı. Zaten pek bir şey beklemiyorduk. Kitlenin sayısından belliydi 5 bin kişinin dışardan geldiği düşünülürse… Kitlenin ne kadar olduğu da açıktır. Diyarbakır halkı mitinge gitmeyerek boykot kararını gösterdi. 2011'de yeni anayasayı getireceğim diyor. 8 yılda çözüm getiremeyen 1 yılda nasıl çözüm getirecek! Sorun anayasanın ilk 3 maddesinden kaynaklanıyor. Üniter yapı, tek millet, tek devlet, tek bayrak sloganı, resmi dil Türkçe'dir. Türkiye'ye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür. İyi de ben Türk değilim ki neden Türküm diyeyim! Neden yeni anayasa demiş olabilir buradan oy kazanmak için çünkü burada boykotta bir esneme AKP'nin evet oyunu arttıracaktır. Zaten çiftçiye 'ananı da al git' diyen, 'kadın da olsa çocuk da olsa gerekeni yapın' diyen, Van'da 'tek dil, tek vatan, tek bayrak' naraları atan Erdoğan Diyarbakır'a gelince ayısını diyemeyeceğine göre biraz Ahmet Kaya, biraz mescit, biraz sahabe, biraz demokrasi oy toplamaya çalıştı. Diyarbakırlılar 1924'ten beridir açık cezaevindeler zaten. Doğrudur yeni hapishane yapıyor çünkü eskisi yetmiyor artık Diyarbakır gençliğini doldurmaya. Daha büyüğünü yapacak ve daha çok düşüncesini açıklayan, daha çok Kürdüm diyen gençler girecek içeri. Yıkılması taraftarı değiliz müze yapılmasını istiyoruz.
Resul Topal (Öğrenci): Kürt halkı Kürt sorununun çözümü üzerine bazı sözler bekliyordu. Ama buna karşı adamın söylediği size yeni cezaevi yaptıracağım. Burada ki cezaevinin buradaki halkın acılarının göstergesi olarak müzeye çevrilmesi varken neden yıkılıp okul yapılıyor. Sonuçta birçok acı yaşanmıştır ve birçok ananın gözyaşı dökülmüştür. İnsanlara çözümler üreteceğine oyalama siyasetiyle referandumda 'evet'e yönlendirmek üzerine bir yöntem izledi. Halkın beklentilerine cevap olamadı. Musa Anter, Ahmet Kaya üzerinden halkın duygularını istismar ediyor. Batı'da niye Musa Anter demiyor? Amaç bir sempati uyandırmaktı. Kürt sorununun çözümü üzerine hiç konuşmadı. GAP, hayvancılıktan dem vurdu ama birçok çiftçinin hasadı mahvolmuşken bu sözler ne kadar inandırıcı? Çocuklarımız hala hapishanede. Yasal düzenleme hikaye!