ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Erdoğan konuşmasını tamamladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, merakla beklenen konuşmasını gerçekleştirdi.

Etkin Haber Ajansı / 03 Eylül 2010 Cuma, 18:31

DİYARBAKIR- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, merakla beklenen Diyarbakır mitinginde konuştu. Mehdi Eker, Zafer Çağlayan, Mehmet Şimşek, Ertuğrul Günay ve Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı mitingde Erdoğan'ın yaptığı konuşmanın diğer satır başları şöyle:

-Üç kıtaya hep birlikte adalet dağıttık. Çanakkale'de yan yana şehit düştük. İstiklal Savaşını hep birlikte verdik. Diyarbakır surlarında her birimizin alınteri var. Süleymaniyi caminin, Ulu caminin duvarlarında, Dicle köprüsünü harcında bizim kardeşliğimiz var. Zılgıt da bizim, horon da bizim. Halay da bizim, zeybek de bizim. Bizim dualarımız ortak. Bizim kıblemiz bir. Hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz. Hepimize, her bir vatandaşımı devlet karşısında birinci sınıf vatandaşın olduğu bir gelecek hazırlıyoruz.

-Nasıl tarihimiz birse istikbalimiz de, bu ülkenin yaşadığı sorunları her zaman yüreğimizde hissettik. Hiçbir zaman pes etmedik, yılgınlığa kapılmadık, ümitsizliğe düşmedik. Milletimize inandık, demokrasiye inandık. Mücadeleye, çalışmaya, hizmet etmeye inandık. Eğer demokrasi mücadelesi verirseniz, eğer milletçe el ele, gönül gönüle hareket ederseniz her türlü zorun aşılacağına inandık.

-Ak Parti Türkiye'yi özgürleştirme, Türkiye'yi büyütme, güçlendirme hareketidir. İşte bugün verdiğimiz mücadele demokrasi mücadelesidir. Bugün verdiğimiz mücadele hak mücadelesidir. Hukuk mücadelesidir, adalet mücadelesidir.

-Değerli kardeşlerim, 12 Eylül'deki halk oylaması Türkeyi'nin demokratikleşme tarihin en önemli olaylarından biridir. Demokrasi mücadelesi verenler büyük sıkıntı ve eziyet çektiler, ama hiçbir mücadele karşılıksız kalmadı. Hiçbir çaba unutmayın boşa gitmedi. Demokrasi açısından her günümüz bir önceki günden daha iyi.

-12 Eylül halk oylaması için verdiğim mücadeleye, demokrasiye Allaha inandığım gibi inanıyorum boşa gitmeyecek. 12 Eylül'de kazanan A partisi, B parzisi olmayacak. 12 Eylül'de kazanan millet olacak, millet. Demokrasi olacak, özgürlükler olacak. Değerli kardeşlerim, siz olacaksınız, siz. Çocuklarımız olacak.

-Diyarbakır ilim şehri, Diyarbakır medeniyet şehri, Diyarbakır kardeşliğin şehir. Bu ulu şehre gelip de yalan söyleyeler o yalanın altın ezilirler, biterler. Bu aziz milletin huzuruna çıkıp da yapamayacaklarını söyleyenler, vaatleri altında ezilirler. Burada samimiyet diliyle, muhabbet diliyle konuşmayanlar Yunus Emre'nin, Ahmedi Xahi'nin, Mevlana'nın gönül birliği ile konuşmayanlar milletin huzuruna çıkamazlar. Milletin yüzüne de bakamazlar.

-Günlerdir birileri konuşuyor. Birileri yazıp çiziyor. Ne diyorlar? Başbakan Diyarbakır da ne konuşacak diyorlar. Başbakan Diyabakır'da ne mesaj verecek diyorlar. Sayın Bahçeli sen bize konuşma metni yazmayı bırak. söyleyecek sözün varsa, buraya gel, Diyarbakır'a gel. Söyleceklerini şu Diyarbakır meydanında söyle. Diyarbakır'ın bu güzel insanlarıyla, mert insanlarıyla gönül bağı kurabiliyorsan gel buraya. Diyarbakır'ın insanını kucaklamada, Batmanlı kardeşimin gönlünü almadan gazel okumakla bu işler olmuyor. Türkiye'nin birlik bütünlüğü hamasetle kurulmuyor, bin yıllık kardeşlik inkarlı zihniyetle korunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası horlayan anlayışlarla korunmuyor. Bugün bizim ortaya koyduğumuz birlik siyaseti Türkiye'nin bütünlüğü hizmet ediyor.

-Biz Türkiye'nin partisiyiz. Belli bir bölgen değil, 73 milyon partisiyiz. 780 bin kilometre karelik vatan topraklarımız var bizim. 81 vilayette ya birinci ya ikinci partiyiz. Birileri için ne diyorlar? Onlar filancayı temsil ediyor, o falancın partisidir diyorlar.

-Biz etnik milliyetçiliği reddettik. bölgesel milliyetçiliği reddettik. Ne dedik? Dedik ki, 73 milyonun partisiyiz. Ayrım yok. Bizim partimizde ayrım yok. Türkü de var, Lazı da var, Kürdü de. Boşnak, Arap hepsi var. İnşallah hedef 81'de 81.

-Ayrım yok bizde. Yani Diyarbakır'da farklı konuş, İstanbul'a git farklı konuş, bizim kitabımızda bu yok. Ama onlara bakınca farklı. Tunceli'de farklı, Kayseri'ye gidiyor farklı konuşuyor. CHP bu. Ama bizde bu yok. Kayseri'de de aynı, Tunceli'de de aynı. Niye? Çünkü hepsine de aynı nazarla bakıyoruz, hepsini aynı şekilde seviyoruz. Hizmetkar oluyoruz.

-Diyarbakır'dan sesleniyorum. Bu başbakan tekrar ediyorum; doğuda ayrı, batıda ayrı, kuzeyde ve güneyde ayrı konuşan bir başbakan değildir. Bugüne kadar konuşmadım, bundan sonra da konuşmayacağım. Türkiye'nin birliği, beraberliği bizim aşkımız. Biz bunu sağlayacağız.

-Biz söz verip sözünü unutanlardan da olmadık. Verdiği sözünü unutanlardan da olmadık, Diyarbakır'a gelip sonra sırtını dönenlerden olmadık biz. Yanlışa göz yumanlardan değil AKP'yi kurduğumuz günden itibaren Türkiye mesesini cesaretle dile getirdik. Ak Parti'nin programında ne dediysek arkasında durduk, yerine getirdik.

-Bugün huzurunuzda ne için varım. Anayasa değişikliği için. 2005'de burada Diyarbakır'a Ağustos ayında ne dediysek, onurumuzla, şerefimizle onun arkasında durduk. Demokratikleşme bir zihniyet devrimi gerekçesidir. Özgürlük bir zihniyet değişimini gerektirir. Bu zihniyet değiştirmezseniz hiç bişey değişmez. Bu statüko zihniyeti değiştirerek aydınlık yarınlara hazırlanıyoruz. Onun için insana bakışını değiştirdik. Ezberleri bozarak işe başladık. Prangaları kırarak işe başladık.

-Şimdi bu anaya değişikliğiyle her şey bitmiyor unutmayın. 20011 seçimleri var bundan sonra. Daha geniş tabanlı yeni bir anayasanı temellerini atıyoruz yani. Şimdi kapıyı açıyoruz, kapıyı. Onun için 12 Eylül'de sandıklara giderek evet demeye hazır mıyız? Maşallah maşallah!

-Değerli kardeşlerim, ayrımcılık yapan anlayışları hep karşımıza aldık. Benim Diyarbakırlı kardeşimin, Siirt'li kardeşimin farkı yok Rizeli kardeşimden. Farkı yok, hepsi benim için aynı. Neden? Beni yaradan Allah onları da yarattı onun için. Her zaman söylüyorum, biz kardeşiz, kardeş. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenler var mı? İşte bu kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur. Evet mi? Çünkü biz milli birlik beraberlik kardeşlik derken, neyi kastettik? İşte bu engeller, bu ayrımcılık ortadan kalksın.

-Biz bu yola çıkarken, buralarda OHAL var mıydı o zaman ben partiyi kurmak için buralar geldim. Bana ne dediler biliyor musunuz? Dediler ki, başkan OHAL'i kaldır. Peki Olağanüstü Hal'i biz kaldırdık mı? Şimdi kimse Olağanüstü Hal'i hatırlamıyor. Her şey normale döndü. Hep unutuluyor.

-Dediler ki, Devlet Güvenlik Mahkemesi'ni kaldırın. Kaldırdık mı? O da unutuldu. Birçok kanun değiştirdik, demokrasinin standartlarını yükselttik. Bilgi Edinme Kanunu çıkardık.

-Anneler, babalar çocuklarına isim koyarken bile problem yaşıyordu. Bunu da ortadan kaldırdık mı? Yerleşim yerlerinin isimleri noktasında kısıtlama vardı, bunu ortadan kaldırdık mı?

-Anadilde yayın hakkını getirdik mi? Anadilde kurslar açtık mı? Farklı dil ve lehçelerin öğretilmesinin önünü açtık mı? Gazete, dergi kitap yayınının farklı dil ve lehçelerde yapılamasını sağladık mı? Devlet televizyonu yarım saat Kürtçe yayın yapıyordu. Bize dediler ki yarım saatten ne olur. Biz devletin bir kanalını 24 saat yayın yapar hale getirdik. TRT Şeş'i kurduk. Arapça kanal da kurduk, o da 24 saat yayın yapıyor.

-Cezaevlerinde görüş günlerine anneler oğullarıyla kızlarıyla anadillerinde konuşamıyordu. Bu zulme biz son vermedik mi? Suça itilen çocuklarla ilgili yasayı yeniden düzenleyerek çocuklarımızın cezaevlerinden çıkmasını sağladık mı? Bitmedi. Bunları AK Parti iktidarı yoğun çalışmaları ile gerçekleştirdi.

-Özellikle vurgulamak istiyorum. Köye dönüşü teşvik ettik. Terörden zarar gören vatandaşlarımıza 1 kattrilyon 665 trilyon ödeme yaptık. Bunlar yaptıklarımızın sadece bir kısmı.

-Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını yaptık. 79 yılda yapılmayanı 8 yılda yaptık. 24 buçuk kattirilyon yatırım yaptık. Ve çok enteresan 79 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 53 bin derslik yaptılar. 8 yılda biz 40 bin derslik yaptık. 2002 yılında 95 bin öğretmen varken, 3-4 misline yükselttik. Doğu Anadolu'da 12 yeni üniversite kurduk. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 8 yeni üniversite kurduk. Üniversite olmayan il kalmadı. 76 yeni hastane kurduk. Bunları sizler zaten açık net yaşadınız. İki bölgeye iki buçuk kattrilyon yatırım yaptık. Ambulans helikopter sistemi var Güneydoğu Anadolu Bölgesinde. Köylerimizin yol ve su ihtiyacını gidermek için kararlı bir mücadele verdik. GAP projesini yeniden faaliyeti geçirdik.

-Tarımda Cumhuriyet tarihinin en büyük desteklerini sağladık.

-'Evet oyu vermezseniz biz yeşil kartı kaldıracağız' diyormuşuz. Bugüne kadar ne benim, ne arkadaşlarımın yeşil kart konusunda olsun, başka konularda olsun asla bizden demokrasinin gereği olan referandum ile ilgili bunu yaparsanız şunu yaparız gibi bir tehdidimiz olmamıştır, olamaz.

-Hayır diyene saygı duyarız. Evet diyene de saygı duyulmasını isteriz. Demokrasi budur çünkü. İşte onun için seçimlerin boykot edilmesini de antidemokratik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Zira pusulada evet var, hayır var, başka bir seçenek yok. Orada A partisi, B partisi de yok. Buradan seçip gönderdiğiniz milletvekillerini ne için gönderiyorsunuz? Gidin konuşun, haklarımızı savunun diyorsunuz. Ama bunlar bir taraftan 'bizim partimiz çok kapatıldı' diyorlar. Öbür taraftan da yaptıkları işe bak... Parti kapatmayı zorlaştıracak madde geliyor, hiçbiri oy kabinine gitmiyor. Bu nasıl bir demokrasi mücadelesidir. Aslında bu demokratik hakları ipotek altına almaktır. Böyle bir bakış açısıyla siyaset olmaz.

-Bütün bunlarla beraber, kar yağdığı için yolları kapanan ve kızakla hasta taşınan Diyarbakır yok şimdi. Diyarbakır'da bir sağlık kampüsü kuruyoruz inşallah. Diyarbakır bölgenin sağlık merkezi haline gelecek.

-TOKİ aracılığı ile konut uygulaması başlattık. Bu konutlarımızın neredeyse tamamı teslim edilmiş vaziyette. Tüm engellemelere rağmen kentsel dönüşüm yapıyoruz. Ama bir sıkıntı var. Diyarbakır'daki belediyeler TOKİ'ye burada uygulama yaptırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

-Bir başka adım atıyoruz inşallah, şimdi Diyarbakır havaalanına yeni terminal binasını yapıyoruz. Diyarbakırlı vatandaşlarımızın kendisini rahat hissedeceği sivil bir havaalanı terminal binası yapıyoruz. Kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. Hani zılgıt...

-Diyarbakır'da hayvancılığa verilen destek 2002 yılında, gülmeyin ha.. 20 bin liracık. Koskoca Diyarbakır'a 20 bin liracık vermişler. Yani eski para ile 20 milyar. Biz 2009'da çiftçi kardeşime hayvancılıkta ne ödedik? 450 kat artışla 9 trilyon ödedik. Farkımız bu. Diyarbakır Et Balık Kurumu kombinasını özelleştirmeden çıkardık, modern bir tesis haline getirdik. İnşallah çok daha farklı bir atılım yapacağız. Organize hayvancılık bölgesi haline gelecek. Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü'nü Diyarbakır'da kuracağız.