ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Erdoğan Diyarbakır'da konuşuyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da düzenlediği mitingde, BDP'ye yüklendi, "Bunlara oy verilecek de ne olacak?" diye sordu.

Etkin Haber Ajansı / 01 Haziran 2011 Çarşamba, 17:59

DİYARBAKIR- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında Diyarbakır'da konuşuyor. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

-Diyarbakır'ı selamlıyorum. Diyarbakır peygamber mezarlarına ev sahipliği yapan bir şehir. Diyarbakır Peygamberimizin yüzünü görmüş 41 ulu sahabeye ev sahipliği yapan bir şehir. Allah bizi onların şefaatine nail etsin diyorum. Diyarbakır huzur, maneviyat demektir.

-Bu Diyarbakır'a 11. gelişim. En son gelişimde yine sizi tehdit ettiler. Tüm engellemelere rağmen Diyarbakır yüzde 40'la sandığa gitti, yüzde 90'la evet dedi.

-Bu BDP ve desteklediği bağımsızlar, bir taraftan demokrasi diyorlar, bir taraftan özgürlük diyorlar, hatırlayın 12 Eylül'de sandık resmi üzerinde çarpı işareti koymuşlardı. Sizin demokratik hakkınızı engellemişlerdi. Tehditle, korkutarak... Ey BDP sizin demokrasi, özgürlük anlayışınız bu mu? Bırakın vatandaşı özgürce oyunu kullansın. Ama bunu yapamazlar. Diyarbakırlı kardeşim bunlara oy bile vermez.

-Biz milli iradeye pranga istemiyoruz, özgürlüklere pranga istemiyoruz. Bırakın vatandaşı kendi haline iradesini ortaya koysun. Bırakın kendi haline özgür bir şekilde oyunu kullansın.

-Ama bunu yapamazlar. Bunu yaptıklarında başlarına ne geleceğini biliyorlar. Ben inanıyorum ki Diyarbakırlı kardeşim burada onlara doğru dürüst oy bile vermez.

-Soruyorum şu anda bunlara oy verilecek de ne olacak? Benim Diyarbakırıma, benim Kürt kardeşime ne getirecek? Zaza kardeşime ne getirecek? Diyarbakır'da yaşayan Türk kardeşime ne getirecek? Diyarbakırıma ne getirdi? Hiç.

-Bunlar bireysel saltanatlarını sürdürüyorlar, başka bir şey yok.

-Sizin karşınızda siyaset adamı Tayyip Erdoğan yok. Sizin karşınızda Başbakan Tayyip Erdoğan yok. Sizin karşısında AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan da yok. Sizin karşınızda sizden biri var. Kardeşiniz, kader arkadaşınız, yol arkadaşınız, sessiz yığınların sesi bir kardeşiniz var. Biz bu yola böyle çıktık.

-Milletimizle konuşurken siyasetin diliyle değil, samimiyetin dili ile konuşuruz. Devletin dili ile değil, muhabbetin dili ile konuşuruz. Biz sizinle statükonun dili ile asla konuşmayız, gönül dili ile konuşuruz.

-Lafı evirip çevirenlerden değiliz. Diyarbakır'da söylediğini Ankara'da yalanlayanlardan, İstanbul'da unutanlardan hiç değiliz. Allaha hamdolsun her zaman milletin dili ile konuştuk. Diyarbakır'da ne konuştuysak diğer 80 vilayette de eğilmeden bükülmeden cesaretle aynı şeyi konuştuk.

-Diyarbakır'da sizlerle kucaklaşmaya, muhabbet etmeye, dertleşmeye geldim. Van'da da da söyledim, kardeşler arasında hesaplaşma yoktur, helalleşme vardır. Sizlerle helalleşmeye geldim.

-Şam'a defalarca gittim. Şam'da Hz. Arabi, Hz. Hüseyin'in mübarek başı Şam'dadır. Ama Şam'da öyle bir türbe vardık ki bizim tarihimizi anlatır. Şam'da Selahaddin Eyübi Hazretlerinin türbesi vardır. Mehmet Akif Ersoy Şarkın en sevgili sultanı diyor. O türbenin yanında 3 Osmanlı hava şehidinin türbesi vardır. O kadar talihlidirler ki Selahaddin Eyübi ile yan yana yatarlar.

-Bundan sadece 93 yıl önce Kudüs Osmanlı'nın elinden çıktığında, düşman komutanı ayağını Selahaddin Eyübi'nin mezarının üstüne koyarak "Kalk ey Selahaddin biz yine geldik. Atalarımızın intikamını aldık" dedi. Selahaddin Eyyübi bir tek namazını bile cemaatsiz kılmadı. Kefenini bir sırığa bağlayıp Şark sokaklarında dolaştırdılar.

-Biz hep birlikte Selahaddin Eyyübi'nin torunlarıyız. Türkü, Kürdü, Arabı, Çerkezi, Romanı ne derseniz deyin. Yunus'un diliyle yaradılanı yaradandan dolayı sevdik biz.

-Bizi bölmek isteyenler; siz insan değil siz Kürt arıyorsunuz. Benim için ne Türk milliyetçiliği var, ne Kürt milliyetçiliği var. Hepsi benim kardeşimdir, hepsini aynı şekilde seviyorum.

-Biz ne dedik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında toplandık. Bir olacağız, beraber olacağız, diri olacağız. Bizi bölmek istiyorlar. Bu BDP PKK'dan gücünü almak suretiyle bizi bölmek istiyorlar.

-Çanakkale'de hepsi koyun koyuna yatıyor, Türkü, Lazı, Arabı, Çerkezi... Sarıkamış'ta şehitlerimiz yan yana yatmıyor mu? Türk, Kürt, Arap, o büyük zaferi birlikte kazandık, cumhuriyeti hep birlikte kurduk. Mevlana ne kadar bu toprağın insanı ise Ahmede Xani de o kadar bu toprağın insanıdır. Aşıklar, ozanlar nasıl bu toprakların sesi nefesi ise dengbejler de bu toprakların sesidir nefesidir.

-Diyarbakır biz kardeşiz be. Biz ezelden kardeşiz. Biz ebediyen kardeşiz. Adem ile Havva'dan geliyoruz. Onun için bir'iz. Bölmek isteyenlere cevabımızı 12 Haziran'da verelim.

-Zılgıt da bizim horon da bizim. Zeybek de bizim halay da bizim. Ahhh kardeşlerim; şu Ulu Camii'de cemaat hangi kıbleye dönüyorsa bilin ki İstanbul Süleymaniye'de, Edirne Selimiye'de de cemaat aynı kıbleye dönüyor. Kıblemiz bir. Ayrım var mı? Yok.

-Ama son zamanlarda yeni bir adet çıktı. Bu BDP midir neyse o, 'devletin imanı, onun arkasında namaz kılınmaz' diyor. Ahhh benim kardeşlerim! Bunların İslam ile alakası yok. Bir defa cuma Müslümanların cem olmasıdır. Bir araya gelmesidir.

-Arka taraflarında kendilerine göre cemaat oluşturuyorlar. Cuma'da imamın ehliyet sahibi olması lazım. Öyle rastgele durulmaz, bu bir. İkinci; ikinci bir cemaat oluşturulmaz. Rastgele kadın erkek harmanlaya Cuma olmaz.

-Bu nedir? Bu tam manasıyla dine fitne fesat sokmaktan başka bir şey değildir.

-Sizin zaten dinle alakanız yok. Ne diyorsunuz, Kürtlerin dini Zerdüştlüktür. Kürtler bunu kabul etmiyor. Apo da peygamberdir onlara göre, bunu da ilan ediyorlar. Ya siz hangi yüzle kalkıp da böyle bir organizasyonu yapıyorsunuz. Sadece 3-5 oy alabilmek için bu yola gidiyorlar.

-Benim kardeşlerimi kandırmanın yolu bu. 12 Haziran'da bu bağımsızlara, bu BDP'ye gereken dersi vermemiz lazım.

-İçlerinden biri çıkıyor ne diyor? 'Devletin imamı arkasında namaz kılınmaz.' Haddini bil haddini. 12 Haziran bunlara haddini bildirme günü olacak. Bunların yöntemi bizim yöntemimiz değil.

-Dün Hopa'da yaptıklarını gördünüz, çocukların ellerine taşları verirler, saldırtırlar. Lan çete! Bunlar eşkıya, bunlar terörist. Yaptıkları bu. Çocukların arkasına sığınmak suretiyle oy devşirmek isterler.

Erdoğan'ın konuşması sürüyor...