Her yıl 7 binden fazla yeni öğrenciye kapısını açan İstanbul Üniversitesi'nde kayıtlar başladı. Bu sene harçlara zam yok. Ancak, bu öğrenciler ve veliler için çok bir şey ifade etmiyor. Onların istediği parasız, bilimsel bir eğitim ve mezun olduklarında iş
Etkin Haber Ajansı / 03 Eylül 2010 Cuma, 19:03
ZEHRA AYDEMİR- İstanbul Üniversitesi'nde kayıt dönemi başladı. Üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen öğrencilere ve mutluluklarını paylaşmak için yanlarında olan velilerine harçlara zam yok 'müjdesi'ni ve gelecekten beklentilerini sorduk. Gerek öğrenciler, gerekse de veliler, mutlu oldukları kadar kaygılılar.
İstanbul Üniversitesi'ni kazanan kızını kayıt için getiren Cafer Yalçınkaya, “114 TL çok fazla bir şey gibi görünmüyor. Ama, tek maaşla geçinen bizim gibi ailelere 114 TL fazla geliyor. İşçiyim, bin TL maaş alıyorum. Tek bir çocuğumu üniversite okutabiliyorum. Diğerlerini okutamadım. Bütçemiz yeterli değil. Harç paraları olmasa bizim gibi aileler için daha iyi olacak. Kiraydı, yol parasıydı, şuydu buydu derken zorlanıyoruz" diyor.
Eda Şahan, İktisat Fakültesi'ni, özellikle de İstanbul Üniversitesi'ni kazandığı için çok mutlu. "Üniversiteden çok beklentim var. İyi bir eğitim almayı umuyorum" diyor. Babası Hüseyin Şahan ise, mutlu olduğu kadar kaygılı. Baba Şahan, kayıt esnasında para alınmayacak dendiğini, ama "Olmaz, yok öyle bir şey" cevabı ile karşılaştıklarını ifade etti. Devlet üniversitesi için ödedikleri harç parasının yüksek olduğunu söyleyen Şahan, "Ben de üniversite mezunuyum. Bizim zamanımızda böyle değildi. Şimdi gençler zorlanacak okumakta. Pek çok öğrenci maddi açıdan zor durumda zaten. Okurken çalışmak zorunda kalıyorlar. En azından devletin burs ücretlerini biraz daha yükseltmesi gerekir" diye belirtiyor. "Özel Üniversiteler ise işi ticarete dökmüş zaten" diyen Şahan ekliyor: "Bir sürü de diplomalı işsiz var. Veriyorlar elinize diplomayı, sonra koyuyorlar sokağa."
Zeynep Bulut, sorunun harç parasına zam yapılıp yapılmaması olmadığını söylüyor. Zeynep, "Üniversitelere gelinceye kadar zaten ilkokuldan başlayarak velilerin canı çıkıyor" diyor ve eğitim sisteminde maddi açıdan hiç bir şey için istekte bulunulmaması gerektiğini ifade ediyor. İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünü kazanan Bulut, "Gelecekte iyi bir yönetmen olmak istiyorum. Bunun için de çevreniz olması gerekiyor. Bu nedenle okumaktan çok bu çevreye nasıl sahip olabilirim diye düşünüyorum daha çok" diyor. Bunun ikinci üniversitesi olduğunu belirten Bulut, şöyle konuşuyor: "Eğitim sisteminde çocuğun daha küçük yaştan itibaren hangi yöne eğiliminin olduğu tespit edilmeli. Yetenekleri doğrultusunda eğitim verilmeli. Çünkü yanlış bölümü bitirmiş bir sürü insan var. Diplomalı işsiz kadar yapmak istemediği işi yapan mutsuz insanlar var.”
Halkla İlişkiler Bölümü'nü kazanan Hande, meslek lisesi mezunu olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Çok zorlu bir maratondan geçtik. Hazırlanırken çok isyan ediyordum. Sinir krizi geçirdiğim zamanlar oldu. Bir taraftan sınav, diğer taraftan staj, okul, dershane falan derken kazandım işte. İstediğim bölüme yerleştim, bu yüzden de çok mutluyum." Harç paralarının devlet üniversitelerinde çok yüksek olmadığını savunan Hande, "Donanımlı bir eğitim istiyorum. Mezun olduktan sonra işi yapabilecek kapasitede olmak gerekir. Bu donanımı sağlamak için de üniversite dışında kurslara gitmek gerekiyor. Asıl masraf bu konuda oluyor. Bunlara ihtiyaç duyulmayacak şekilde bir eğitim almayı umuyorum" diyor.
İstanbul Üniversitesi'ne Gazetecilik okumak için Bingöl'den gelen Aynur Kaya, "Gazeteci olmayı çok istiyordum. Ailem ve çevremdekiler karşı çıktı. Ama benim dediğim oldu. Neyse ki de gazetecilik okuyacağım" diyerek mutluluğunu ifade ediyor. Kaya, "Harç paralarını çoğu öğrenci ödeyemiyor. Bu nedenle alınmaması en doğrusu olur. Türkiye şartlarında bu imkansız görünüyor. Parasız eğitim herkes için iyi olurdu. Özellikle bizim oralardan üniversiteye gelenlerin sayısı az. Oralarda okuma isteği olan çok insan var. Devlet bunu dikkate alacak şekilde davransa, okumak isteyenlere imkan sunacak şekilde düzenlemeler yapsa iyi olur. Diğer taraftan mezun olduktan sonra iş imkanlarının sunulması da gerekir" diye belirtiyor.
Aynur'un babası Enver Kaya ise “Asıl harç paraları ile ilgili bana sormalısın” diyor ve şöyle devam ediyor: "Çocuğum okusunda evimi satar okuturum. Zaten ülkede emperyalizm hakim. Her yerde parayla iş yapıyorlar. İstedikleri parayı vermekten başka çaremiz yok. Yeter ki onlar okusun da. Ben Bingöl'den gelmişim. 6 çocuk babasıyım. Niyetim 6'sını da okutmak. 20 bin nüfuslu bir şehirde esnaflık yapıyorum. Esnafların hali de ortada zaten. Gücüm nereye kadar yeterse, okutacağım hepsini."
Genç-Sen MYK üyesi Emrah Arıkuşu ise, bu yıl zam yapılmamasını verilen mücadelelerin bir sonucu olarak değerlendiriyor. Arıkuşu, “Geçtiğimiz sene harçlara yüzde 300'lerin üzerinde zamlar yapılmıştı. Sendikamız buna karşı net bir tavır ortaya koymuştu ve zamları geri çektirmişti” diye hatırlatıyor ve ekliyor: "Bu yıl zam yapılmamasının nedeni o muhalefetten korktukları için diye düşünüyorum ve bunu da bir lütuf gibi sunuyorlar, harç paralarına zam yapmadık diye. Oysa ki harç paraları alınmaya devam ediyor. Bu da eğitimin halen paralı olduğunun bir göstergesidir." Arıkuşu, sorunun sadece harçlar olmadığını belirtiyor. öğrencilerin barınma sorunu olduğunu, yemek, yol gibi sorunlarının da olduğunu söylüyor.
Kayıt için gelen öğrencilerin yüzünde hem sevinç, hemde kaygı olduğunu söyleyen Arıkuşu Şöyle sözlerini şöyle devam ediyor: "Seviniyorlar, üniversiteyi kazanmış durumdalar, yoğun bir uğraştan sonra girdiler üniversiteye. Kaygılılar, çünkü; mezun olduktan sonra işsiz kalmak gibi bir sorun var. Ne olacağımız belli değil. Eğitim konusunda da yeterli donanımla mezun olamıyoruz. İşe girebilmek için de bazı nitelikleri taşımak gerekiyor. Örneğin dil bilmek, on, on beş bilgisayar programı bilmek gibi. Bunun içinde ayrıca kurslara para aktarmak gerekiyor. Yani sorunumuz sadece harç paraları değil. Bu nedenlerden dolayıda harç paralarına zam yapılmamış olmaması bir anlam ifade etmiyor."
Eğitimin parasız, bilimsel anadilde olması gerektiğini kaydeden Genç Sen MYK üyesi Arıkuşu, son olarak, "Biz Genç- Sen olarak bunları talep ediyoruz. bunlar içinde mücadelemiz devam edecek" diyor.