İsrail ile Özerk Filistin Yönetimi arasında ABD dayatmasıyla başlayan görüşmelerin ilk turu dün Washington'da yapıldı. Abbas ve Netanyahu'nun bir sonraki görüşmesi 14-15 tarihlerinde yapılacak.
Etkin Haber Ajansı / 04 Eylül 2010 Cumartesi, 09:13
WASHINGTON/RAMALLAH- ABD'nin Orta Doğu özel temsilcisi George Mitchell, İsrail ile Özerk Filistin Yönetimi arasındaki doğrudan müzakerelerin ikinci turunun 14-15 Eylül tarihlerinde Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde yapılmasına karar verildiğini söyledi.
Mitchell, "barış" müzakerelerinin ardından düzenlediği basın toplantısında, Filistin Özerk Yönetmi Başkanı Mahmud Abbas ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun arasında yapılan görüşmenin "yoğun ve verimli" geçtiğini söyledi.
George Mitchell, liderlerin her iki haftada bir biraraya gelmeyi kararlaştırdıklarını bildirdi. Bir sonraki görüşmenin Ortadoğu'da olacağını söyleyen Mitchell, 14-15 Eylül'de yapılacak buluşmaya ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve kendisinin de katılacağını belirtti.
Filistinli yetkili Nebil Şaat da, Abbas ve Netanyahu'nun yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere açıklamasında, "Abbas'ın, yerleşim birimi inşaatlarının durmaması halinde görüşmelere devam edemeyeceklerini Netanyahu'ya açıkça söylediğini" belirtti.
Şaat, yerleşim birimi inşaatlarının kendileri için temel sorun olduğunu, bu konuda halen aralarında önemli fikir ayrılıkları bulunduğunu söyledi, Filistin ve İsraillilerin bu görüşmeye hazırlık niteliğinde, 6 eylülde Eriha'da biraraya geleceklerini de kaydetti.
İki yönetim arasındaki müzakerelerin 1 yıl süreceği ve bu sürenin sonunda bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören iki devletli bir çözüm hedeflendiği açıklanmıştı.
Müzakerelerde tartışılacak konular arasında, kurulacak Filistin devletinin sınırları, güvenlik sorunları, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te devam eden siyonist yerleşim birimleri inşaatı gibi konular bulunuyor.
"Barış" müzakerelerinin başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, açılış konuşmasını yapan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Obama yönetiminin bir yıl içerisinde bir çözüme ulaşmaya kararlı olduğunu savundu. Clinton, ABD'nin Orta Doğu'da bir çözüm dayatmayacağını ve dayatamayacağını ileri sürdü ve Abbas ile Netanyahu'ya seslenerek, "barışı ancak siz sağlayabilirsiniz" dedi.
Clinton'ın ardından söz alan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, müzakerelerin kolay olmayacağını, gerçek ve kalıcı barışın ancak karşılıklı verilecek tavizlerle mümkün olacağını belirtti. Netanyahu, Mahmud Abbas'tan "İsrail'i Yahudi halkının ulus devleti olarak tanımasını" istedi.
Filistin Özerk Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise, Filistin topraklarında süren siyonist yerleşim birimi inşaatlarına ve Gazze ambargosuna dikkat çekti. Abbas, “İsrail hükümetini, tüm yerleşim etkinliklerini durdurma taahhüdünün arkasında durmaya ve Gazze Şeridi üzerindeki ambargoya son vermeye çağırıyoruz” diye konuştu.
Öte yandan İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesine konuşan Filistinli üst düzey bir yetkili, ABD'nin Abbas'a siyonist yerleşim birimleri inşaatları sürse bile, görüşmelerden çekilmemesi için baskı yaptığını söyledi. İsmini açıklamayan kaynak, Abbas'ın inşaatların devam etmesini kabul edemeyeceğini ve müzakerelerden çekilmek zorunda kalacağını söyledi.
İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaptıkları yerleşim birimi inşaatları müzakereler açısından büyük önem taşıyor. İsrail hükümetinin, inşaatları 10 ay süreyle durduran kararı 26 Eylğl'de sona erecek. Filistin Özerk Yönetimi, daha önce defalarca kez yaptığı açıklamalarda, kararın uzatılmaması durumunda görüşmelerden çekileceğini açıklamıştı
Salı akşamı Hamas'ın askeri kanadı El Kassam Tugayları tarafından gerçekleştirilen ve 4 İsraillinin öldüğü silahlı saldırının ardından başlayan İsrailli yerleşimcilerin saldırıları dün de devam etti.
Batı Şeria'da bulunan Eriha şehrine giden yolu trafiğe kapatan siyonistler, yoldan geçen Filistinli arabalara taşlarla saldırdı. Filistin bayraklarını yakan yerleşimciler, "barış" müzakerlerini ve Hamas'ın silahlı saldırılarını protesto etti.
İsrail ile Filistin Özerk Yönetimi arasındaki müzakeler 20 ay sonra resmen yeniden başladığı gün Hamas bir açıklama yaparak, Washington'da varılacak herhangi bir anlaşmanın Filistinlileri bağlamayacağını ve gayrı meşru olduğunu söyledi.
Hamas, dün yaptığı bir açıklama ile İsrail'e yönelik eylemlerini sürdüreceğini açıkladı. Hamas sözcüsü, daha etkili eylemler gerçekleştirmek için İslami Cihad da dahil 13 silahlı grubun birleştiğini ileri sürdü.
El Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde de, bugün Gazze'de yaptığı açıklamada, ittifak haberini doğruladı. Ubeyde, müzakerelerin siyonist saldırganlığı gizleyen bir maske olduğunu söyleyerek, "Müzakerelere göz yummayacağız, topraklarımızı satanlara karşı direnişin sesini yükselteceğiz" diye konuştu.
Salı akşamı gerçeklen silahlı saldırının ardından Hamas üyelerine yönelik başlatılan gözaltı saldırısı ise sürüyor. Hamas sözcüsü Ebu Zuhri, dünkü açıklamasında 600'e yakın üyelerinin gözaltına alındığını bildirdi.
Filistin İnsan Hakları Merkezi de bir açıklama yaparak Filistin Özerk Yönetimi'nin Salı gününden bu yana Hamas destekçilerine yönelik sürdürdüğü gözaltı operasyonunu kınadı. Örgüt, gözaltına alınanlar arasında öğretmenlerin, öğrencilerin, öğretim üyelerinin, esnaflar ve imamların da bulunduğunu bulunduğunu açıkladı.
"Barış" müzakerelerinin başlaması ile Orta Doğu'da yükselen tansiyon bir türlü düşmüyor.
Binlerce müslüman, Ramazan ayının son Cuma namazı için Kudüs'te toplanırken, 2 bine yakın İsrail Sınır Polisinin de, sabah saatlerinden itibaren Kudüs'te konuşlandırıldığı ve güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı öğrenildi. İsrail güçleri, El-Aksa Camii ve eski Kudüs şehrini ablukaya almış durumda.
Siyonist güçler, 50 yaşındaki erkekler ile 40 yaşındaki kadınların El Aksa Camii ile Kubbet-üs-Sahra'nın bulunduğu bölgeye girişine izin vermiyor. Binlerce kişi, gerekli belgeler yanında olmadığı veya yaş limitinin altında kaldığı gerekçesiyle arama noktasından geri çevrildi.