Kürt halkına 'sözde' diyen savcı hakkında Kürtçe şikayet dilekçesi verdi, hapis cezası aldı. Faili meçhul cinayetlerle ilgili bir kitap yayınladı, hakkında dava açılan yine o oldu. 12 Eylül'de 15 yaşında iken tutuklandı, hayatı cezaevinde geçti. Referanduma giderken dün ve bugün 12 Eylül'ün en alasını yaşayan ona sormamazlık edemezdik. İşte yanıtı...
Etkin Haber Ajansı / 02 Eylül 2010 Perşembe, 11:59
TUNCAY MAT- Hazırladığı iddianamede “sözde Kürt halkı” diyen savcı hakkında Kürtçe şikayet dilekçesi verdi, dilekçesinde w, q, gibi harfler bulunduğu için 1928 tarihli “Türk Harflerinin Kabulü ve Tatbiki Hakkında Kanun”a muhalefetten mahkemeye verildi.
Duruşmada tercüman yardımıyla Kürtçe ifade ve ayrıca Kürtçe yazılı savunma verince ‘Koridorlarda Türkçe ama duruşmada Kürtçe konuşmuştur, maksadı üzüm yemek değil bağcı dövmektir’ gerekçesiyle ve ‘suç işleme konusunda ısrarlı pervasız tutumu, kastının yoğunluğu, geçmiş mahkûmiyet durumu dikkate alınarak’ 5 ay hapse çarptırıldı.
Savcılık, Kürtçe yazılı savunma için yine 1928 tarihli yasaya muhalefetten hakkında ikinci bir dava daha açtı.
Eski Astsubay Kasım Çakan, Doğu ve Güneydoğu’da görev yaptığı sırada şahit olduğu faili meçhul cinayetleri bir kitapta topladı. O kitabının ihbar kabul edilerek cinayetlerde adı geçen asker ve polislerin yargılanması için suç duyurusunda bulundu. Ancak hakkında dava açılan yine o ve itiraflarda bulunan asker oldu.
12 Eylül döneminde 15 yaşındayken tutuklandı, işkenceden geçti. Toplam 21 yıl hapishanede kaldı. En son Diyarbakır D Tipi'nde kaldı. Sadece 3 ay önce tahliye oldu.
Şimdi “12 Eylül'de o vahşeti Erdoğan yaşamadı, biz yaşadık. Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Bizi Kürtleri yok sayan, ciddiye almayan bir anayasa açıktır ki, bizim anayasamız olmaz” diyor.
Darbe mağdurlarına referandumu sorarken, 12 Eylül'de baskının en alasını yaşayan, son yıllarda 12 Eylül'ü aratmayan baskılara maruz kalan onu es geçemezdik. Mehdi Tanrıkulu'ya soruyoruz: Evet mi? Hayır mı? Boykot mu?
12 Eylül darbesinin 30. yılında referandumuna sunulacak olan anayasa değişiklik paketinin AKP'nin kendisin güvenceye alma değişikliği olduğunu ifade eden Mehdi Tanrıkulu onlarca yıl hapiste yatmasına rağmen sözünde hala hiç sakınmıyor.
Mehdi Tanrıkulu'nun ETHA'ya yaptığı referandum açıklaması şöyle:
“Kürdistan'da halkımızın tavrı boykot olacaktır. AKP'nin verdiği sözler, yarattığı umutların hepsi fos çıktı. En son anayasanın hazırlanması sürecinde halkımız ve partisi BDP adeta yok sayıldı. AKP'nin yaptığı alicengiz oyunu.
Ben en son Diyarbakır D Tipi'nde kaldım. Ve cezaevindeki bazı uygulamaların 12 Eylül döneminin de gerisinde olduğuna şahit oldum. 12 Eylül döneminde, ayda bir 'dosya inceleme' diye bir uygulama vardı. Oysa şimdi bir yıldan fazla bir süredir tutuklu olan belediye başkanları ve avukatları hala dosyalarına ulaşamıyor. Dosyaya 'gizlilik kararı' konuyor.
'80 döneminde böyle bir uygulama yoktu. Bütün bunlar, bu kadar lafazanlık yapan Tayyip Erdoğan'ın hükümette olduğu bir ortamda yaşanıyor. Biz, Tayyip Erdoğan'a Allah'tan akıl sağlığı diliyoruz.”