ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Aydın: Gerçek demokrasi için boykot

Gazeteci-yazar Erdoğan Aydın, AKP'nin 12 Eylül'de referanduma sunacağı anayasa paketini, "makyaj maddelerle dolu" bir paket olarak değerlendirdi. ETHA'ya konuşan Aydın, temel hakların referanduma sunulmadan yasalarla güvence altına alınması gerektiğine işaret etti. "Evet" ya da "Hayır"ın emekçilerin seçeneği olmadığını söyleyen Aydın, "Gerçek demokrasi boykotla gelir" dedi.

Etkin Haber Ajansı / 01 Eylül 2010 Çarşamba, 10:10

İSMİNAZ ERGÜN- Gazeteci-yazar Erdoğan Aydın, 12 Eylül'ün 30. yılında referandumuna sunulacak olan anayasa değişiklik paketini boykot edeceğini açıkladı.

Alevilik üzerine kitapları ile tanınan Aydın ile AKP'nin hazırladığı anayasa değişiklik paketi üzerine konuştuk. Aydın, 12 Eylül referandumundaki tavrını açıkladı, gerekçelerini anlattı.

Anayasa paketinin Türkiye'nin hiçbir sorununa çözüm olmadığını söyleyen Aydın,
Kürt ve Alevilerin sorunlarına kapı açmadığı gibi emekçilerin yaşam standartlarını düzeltmeyi de hedeflemediğine dikkat çekti. Erdoğan Aydın, emekçilerin kendilerine, gerçek demokratik bir seçenek üretmesi gerektiğini ifade etti.

MAKYAJ MADDELER

Yazar Erdoğan Aydın'ın, pakete ilişkin görüşleri şöyle: "Anayasa paketi esas olarak, egemen sınıflar arasında sürmekte olan kavgada, AKP ve AKP'nin temsil ettiği blokun elini güçlendirmek, yargı üzerinde kontrol kurmak ve özelleştirmeyi daha keyfi ve sınırsız yapabilme avantajı elde etmek için hazırlanmış bir paket. Pakette kimi maddeler, sanki bir iyileştirme sağlıyormuş gibi gözükmektedir. Ama bu maddeler, AKP'nin asıl derdi olan sorunları kamuoyuna daha rahat kabul ettirebilmek için kullanılan makyaj maddelerdir."

Aydın'a göre, "makyaj maddeler"den birisi, geçici 15. maddenin kaldırılması. Erdoğan Aydın, 15. maddenin kaldırılmasının, 12 Eylül generallerini yargılama olanağı sağlamadığı görüşünde. "Bunu Yargıtay eski Başkanı da dahil olmak üzere pek çok hukukçu çok net ve ayrıntılı bir şekilde ortaya koydu" diyen Aydın, paketin parlamentoda görüşüldüğü dönemde, BDP ve CHP'nin sunduğu generallerin yargılanmasını sağlayacak ek düzenlemelerin, AKP hükümeti tarafından reddedildiğini hatırlattı.

Yazar Erdoğan Aydın, emekçi memurlara toplu sözleşme hakkı tanıyan maddeyi de makyaj madde olarak değerlendirdi ve ekledi: "Birincisi grev hakkını vermeyen bir TİS hakkı, bizi şu anda uygulanmakta olan mevcut durumun ötesine taşımayacaktır. Üstelik maddenin düzenlenmesinde dikkatli bir okuma yapıldığında görülecektir ki, aslında bu madde grev yasağı getirmektedir. Bu düzenleme, TİS sürecinde uzlaşmazlık olduğu durumda hakem kuruluna gidileceğini kayıt altına alıyor. Hakem kurulunun kararının da kesin olacağı belirtiliyor. Dolayısıyla, her zaman hükümet taraftarı, işverenin çoğunlukta olduğu bu tip kurumlarda grev karşıtı, hak karşıtı kararlar çıkacak. Aynı zamanda, grev yasaklanacak, emekçiler yine devletin mevcut politikasına ve dayattığı zam oranına mahkum edilecektir."

TALANIN ÖNÜ AÇILIYOR

Aydın, 125. maddenin, "liberal politika izlemekte" olan AKP'ye, "Türkiye'nin mevcut kamu olanaklarını çok uluslu şirketlere, AKP'li iş adamalarına, patronlara ve AKP yöneticilerinin akrabalarına talan etme olanağını sağladığını" söyledi.

"Dünyada temel demokrasi standardı, temel hakların referanduma getirilmesi gerektiğini söyler" diyen Aydın, temel hakların, halkın oylaması ile değil, evrensel kazanımlar sonucunda hak olarak yasallaşmasıyla güvence altına alınacağına işaret etti. Aydın şöyle devam etti: "Bugün çocuk ve engelli haklarından yana bazı düzenlemeleri referanduma götürme kapısı açılırsa, yarın, örneğin idamın geri getirilmesini, hak ihlallerinin yasallaşmasını sağlayan maddeler de referanduma sunulur. Böylece, demokratik görünen ama anti-demokratik olan bir alışkanlığın başlamasının da kapısı açılmış olur. Oysa temel haklar referanduma götürülmeden yasalaşmalı."

Aydın, anayasa paketinin, Türkiye'nin mevcut demokrasi ihtiyacını karşılamadığını, dolayısıyla kesinlikle evet denilemeyeceğini ifade etti.

"HAYIR" 12 EYLÜL ANAYASASINA DESTEK VERMEKTİR

Aydın, pakete "hayır" demenin de, "12 Eylül anayasasının onaylanması gibi talihsiz bir sonuca destek verme anlamı" taşıdığını belirtti ve sol-sosyalist olan insanların, niyetlerinden bağımsız 12 Eylül anayasasının yürürlükte kalmasına destek olduklarına dikkat çekti.

"Oysa biz iki köşeden birini seçmek zorunda değiliz. Biz, bir kötü geldiği zaman onu reddetmek adına bir diğer kötünün ömrünü uzatmak durumunda değiliz" diyen Erdoğan Aydın, emekçilerin, demokrasiden yana olan güçlerin duruma razı olmaması ve gerçek demokratik bir süreci örmesi gerektiğini söyledi.

Aydın, gerçek demokratik sürecin ancak anayasanın boykot edilmesiyle örülebileceğini belirtti ve ekledi: "12 Eylül'de sandığa gitmeyeceğim, boykot edeceğim."