ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Darağacı depodan çıktı, cezaevinden çıkamadı

Kapatılan Ulucanlar Cezaevi'nin deposundan Denizler'in asıldığı 'darağacı' çıktı. Darağacı, Denizlerin asıldığı kavak ağacının yanına konuldu. Belediye 78'lilere söz verdi, ancak konu basına yansıyınca çark etti. Belediye ile görüşmeler sürüyor.

Etkin Haber Ajansı / 31 Ağustos 2010 Salı, 14:16

ŞENOL GÜRKAN- Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi devrimcilerin idamlarında kullanılan darağacı, Ankara Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi'nin deposundan çıktı. "Uzun yıllar boyunca zaman zaman boyası bakımı yapılarak, bir gün tekrar gerekeceği düşünülerek yıllarca saklanan" darağacı, Ulucanlar Cezaevi'nde Denizlerin asıldığı kavak ağacının yanına konuldu. Görmek izne tabi. Darağacının bulunduğu tarihi Kapıaltı, bir de iftar vakti açık.

'BASINA YANSIYINCA BAŞKAN ÇARK ETTİ'

Belediye, darağacını 15 günlüğüne Devrimci 78'liler Federasyonu'na vermeyi ve 12 Eylül Utanç Müzesi'nde sergilenmesini kabul etti, ancak konu basına yansıyınca çark etti. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, bugün darağacını teslim almaya giden 78'lilere "Biz de müze açacağız. Bunu vermek doğru olur mu" diyerek sözünü tutmadı. Belediye ile görüşmeler sürüyor.

Bugün Belediye Başkanı ile gerçekleştirilen son toplantıya katılan Ankara 78'liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk, "Mesele basına yansıyınca başkan darağacını vermekten vazgeçti" dedi. ETHA'ya konuşan Esentürk'e göre, "Belediye Başkanı 'kendi ağacımız müzenin malzemesini vermeyiz' diyor, ama iş daha farklı." Esentürk, "Yukarıdan talimat geldiği düşüncesindeyiz" dedi. Esentürk, çabalarının aralıksız süreceğini, gün içinde bir görüşme daha yapılmasını beklediklerini anlattı, bugün her halükarda bu konuda bir tutum, yaklaşım sergileyeceklerini kaydetti.

'BİR GÜN TEKRAR KULLANMAK İÇİN'

Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanı Nejat Kangal da darağacının kendilerine verilmemesine tepkili. Darağacının restorasyon denilen "Ulucanları yok etme çalışması" sırasında cezaevinin çatı arasındaki bir bölümünde bulunduğunu belirten Kangal, ETHA'ya şöyle konuştu: "Altındağ Belediye Başkanı, daha önce kendisi ile yapmış olduğumuz görüşmede, 12 Eylül Müzesi'nde sergilenmek üzere darağacını 15 günlüğüne bize bir tutanakla bugün ya da yarın teslim etmeye söz vermişlerdi."

Darağacı için "uzun yıllar boyunca zaman zaman boyası bakımı yapılarak, bir gün tekrar gerekeceğini düşündükleri için yıllarca saklamışlar" diyen Kangal, konu ile ilgili daha önce de Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'le bir görüşmeleri olduğunu kaydetti. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısına Ulucanlar, Metris, Diyarbakır gibi cezaevlerinin müze yapılması, o döneme ilişkin doküman ve belgelerin açıklanması taleplerini ilettiklerini belirten Kangal, Cemil Çiçek'in kendilerine 'gerekli her türlü desteği veririz' dediğini ifade etti.

'GEREKLİ HER TÜRLÜ DESTEK' VERİLMEDİ

Kangal, "Bizim esasen Adalet Bakanlığı'na bir başvurumuz olmuştu. Adalet Bakanlığı'nın bizimle görüşmesini önereceklerdi. Cemil Çiçek'le görüşeli 6 ay oldu, ama Adalet Bakanlığı'ndan da, Kültür Bakanlığı'ndan da, İçişleri Bakanlığı'ndan bir cevap yok. Bir adım ileri gidemedik" diye sitem etti. Nejat Kangal'ın bir diğer sitemi de cezaevi 'restorasyon'u ile ilgili. "Aslında bakarsanız bugün Ulucanlar Cezaevi'nde geçmişten kalan bir şey var, binayı mahvettiler zaten. Tek darağacı, yani o da çatı arasında unutulmuş olmasından dolayı kaldı. Ulucanları yıkarken unutmuşlar bunu."

Devrimci 78'liler Federasyonu Başkanı, orada 40 yıldır kullanılan darağacı olduğu konusunda bir tereddütleri olmadığını belirtti, "Gardiyanlar, 'Biz zaman zaman bunu indirir bakımını yapar yerine koyardık bir gün lazım olur diye' dediler bize" dedi. Kangal ile aynı düşüncede olan bir diğer kişi darağacını gidip gören Ruşen Sümbüloğlu. Ankara 78'liler Derneği eski başkanı Sümbüloğlu, ETHA'ya o anı anlatırken son durum ile ilgili de bazı açıklamalarda bulundu:

ACILARININ, MÜCADELELERİNİN SİMGESİ

"Bu darağacı bizim için üç tane tahta parçası değil tabi. Bizim bütün mücadele tarihimizin üzerinde cisimleştiği, acılarımızın bütünleştiği, öfkemizin, sınıf kinimizin cisimleştiği bir simge. O yüzden duygularımı tanımlamak çok zor. Ama gördüğümüz şey orada Necdet Adalı'nın da, Erdal Eren'in de, Deniz Gezmiş'in de asıldığı bir darağacı. Bu yönüyle bunun utanç müzesine götürülüp sergilenmesi için girişimlerimiz söz konusu oldu. Kabul ettiler. Ama şimdi de kamuoyunda yükselen olumlu tepkiyi görünce bundan rant sağlamak istiyorlar. Biz arkadaşlarımızın herhangi bir biçimde onların asıldığı, acılarımızın simgesi olan bir ağaç üzerinden kesinlikle kimseye rant sağlatmayacağız."