Yazar Feyza Hepçilingirler, 12 Eylül askeri darbesinin ardından sürgün edilen ya da işine son verilen 120 öğretim üyesinden biri. Hepçilingirler, 12 Eylül'ü bir çok kişiye göre hafif atlattığını söylüyor, ancak insanlara yaşatılanlardan dolayı, "12 Eylül ve Kenan Evren, tüylerimi diken diken etmeye yetiyor" diyor. ETHA'ya konuşan Hepçilingirler, anayasa referandumu konusunda ise "Boykot edeceğim" diyor.
Etkin Haber Ajansı / 18 Ağustos 2010 Çarşamba, 11:19
İSMİNAZ ERGÜN- Askeri darbe sürecinde, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde öğretim görevlisiyken Ege Bölgesi sınırları içinde görev yapması yasaklanan yazar Feyza Hepçilingirler, idam edilmedi, hapis yatmadı ama 20 yıl mesleğini yapamadı. 12 Eylül mağduru Hepçilingirler ile o dönem yaşadıkları üzerine konuştuk.
Hepçilingirler, konuşmasına, "12 Eylül bir çok kişi gibi beni de perişan eden bir darbedir" sözleriyle başlıyor. Bir çok kişiye göre askeri darbe sürecini hafif atlattığını söyleyen Hepçilingirler, "İdam edilmedim, dava edilmedim, hapse girmedim. Sadece sürgün edildim" diyor.
Hepçilingirler'in, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde öğretim görevlisiyken, 1402 Sayılı Sıkıyönetim Yasasının pek de bilinmeyen 2. maddesine dayanılarak, Ege bölgesi sınırları içinde görev yapması yasaklanır. Bunun üzerine YÖK tarafından Karadeniz Teknik Üniversitesi'ne atanan Hepçilingirler, sonrasını şöyle anlatıyor: "Aslında bu sürgün, istifaya zorlama anlamı taşıyordu. Ama ben direndim. İki küçük çocuğumu, eşimi, evimi, her şeyi geride bırakıp Trabzon'a gittim."
Yazar Hepçilingirler, yaşadıklarından ve insanlara yaşatılanlardan dolayı, "12 Eylül ve Kenan Evren, tüylerimi diken diken etmeye yetiyor" diyor. 30 yıldır halkın 12 Eylül'ün gölgesinde yaşadığını söyleyen Hepçilingirler, "Bu saatten sonra 12 Eylül'ü yargılasak, Kenan Evreni yargılasak ve idama mahkum etsek ne olur, bir şey değişmez. Çünkü bütün acısıyla 12 Eylül yaşandı" diyor.
Ardından söz, o dönem yaşanan acıları, hak ihlallerini bir anlamda yasalaştıran anayasaya geliyor. Hepçilingirler, 12 Eylül'de referanduma sunulacak olan anayasa değişiklik paketinde, olumlu maddeler olduğu görüşünde. Yazar Hepçilingirler, artı puan alacak maddeler arasında kadın ve çocuklarla ilgili maddeleri sayıyor. Hepçilingirler, "Ama" diyor ve ekliyor: "12 Eylül'de uygulamaların değişmesi için bu değişiklikler yeterli değil. Çünkü bu anayasa daha çok yapanların kendi çıkarlarını düşünerek hazırladıkları bir anayasa. Tam demokratik bir anayasa değil. Gönül isterdi ki 12 Eylül anayasasını düzeltmek için 30 yıl beklenmemiş olsun. 30 yıl sonra yapılmış bir anayasada her bakımdan haklar zincirini hayata geçirecek bir anayasa olsun."
Hepçilingirler, referandum konusundaki tutumunu ise "Sandık başına gitmeyeceğim, boykot edeceğim" şeklinde açıklıyor.