Atış eğitiminde intihar ettiği ileri sürülen 2,5 aylık asker Volkan Kamalak için hazırlanan dava dosyasının tamamı Askeri Savcılık tarafından ailenin avukatına verilmiyor. Asker babası, “Neden gizliyorlar” diye soruyor.
Etkin Haber Ajansı / 14 Ağustos 2010 Cumartesi, 11:33
MURAT SELENOĞLU- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesi 12. Mekanize Piyade Tugayı'nda 4 Eylül 2009'da herkesin gözü önünde intihar ettiği ileri sürülen er Volkan Kamalak'ın ölümü üzerindeki sis perdesi aralanmadı. Askeri Savcılık, duruşmasız "kovuşturmaya yer olmadığına" hükmetti. Ancak aile avukatının istediği dava dosyasının tamamının "gizlilik" gerekçesiyle verilmemesi şüpheleri büyütüyor.
Ağrı 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından er Volkan Kamalak'ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma, duruşmasız "kovuşturmaya yer olmadığı" iddiasıyla kapatıldı. Hakim Teğmen Askeri Savcı Yardımcısı Emrah Kırat'ın "Kovuşturmaya yer olmadığı kararı" şöyle:
“04.09.2009 tarihinde yapılan atış eğitiminde müteveffanın aniden atış alanından aşağıya doğru bir kaç metre indiği, ardından kendisine zimmetli G-3 piyade tüfeğini çene altına dayayarak tetiğe bir el bastığı ve ateşli silah yaralanmasına sonucu hayatını kaybettiği, müteveffanın intihar eyleminde birliğinde görevli herhangi bir kimsenin etkisi, iknası ve yardımı ve kusuru bulunmadığı, ayrıca müteveffanı intihara teşvik eden veya intihar fikrini kuvvetlendiren bir kimsenin bulunmadığı, müteveffanın birliğinde herhangi bir kötü olay muameleye maruz kalmadığı, müteveffanın kendisinin intihar etmeye karar vererek, kendi eylemi ile hayatına son verdiği..."
Askeri Savcı Kırat, kararında anne Meliha Kamalak ve baba Hayri Kamalak'ın ifadelerini değiştirerek yer verdi. Aile, ifadesinde, "Herhangi bir sorunu olduğuna dair birşey söylememişti. Ağrı'ya usta birliğine katılalı 17 gün olmuştu. Bize ölümden hiç bahsetmemişti" dedi. Ancak bu ifade başka türlü yer aldı. Baba Hayri Kamalak anlatıyor: "Bizim söylediklerimizin tersini söylemişiz gibi ifade etmişler. Yani bu dosyada vermiş olduğumuz ifadede de bellidir. Biz anne baba olarak vermiş olduğumuz ifadeler, yazılı ifadeler dosyada mevcut olup onu sayın savcı, hakim yardımcısı kendi anlayışına kendine göre yorum getirerek tam bizim söylediklerimizin zıddını savunarak belge haline getirmiştir. Biz çocuğumuzun psikolojisinin bozulmadığı, söylerken sanki biz Ağrı'ya gittikten sonra çocuğumuzun psikolojisi bozulmuş, olay intihar edebilir düşüncesi doğmuş demişiz."
Baba Hayri Kamalak, Ağrı'da soruşturmayı takip eden avukatları Savaş Kılıç'ın Askeri Savcılık'tan dava dosyasının istediğini, ancak "gizlilik" gerekçesiyle dosyanın sadece 4'te 1'inin verildiği açıkladı.
Baba Kamalak, "Neden gizliyorlar" diye soruyor ve ekliyor: "Gizlilik nedeniyle avukata dosyanın sadece 4'te 1'inin vermişler. Dosyanın tamamını vermiyorlar. Avukatımızın defalarca istemesine rağmen vermiyorlar. Gizlilik derecesinin olduğunu söylüyorlar. Ölüm nedeni belli olan, ölümün adı konmuş, intihar denen takipsizlik kararı verilmiş bir dosyanın neresi gizlisi kalmıştır. Bunun gizlenecek neyi var artık. Neden gizleniyor. Eğer bu gizleniyorsa bu gizlemenin sebepleri nedir? Bu dosyanın içerisinde kendileri için sakıncalı şaibeli düşünceler vardır."
Baba Kamalak dosyanın tamamını almakta kararlı olduklarını kaydetti, "Dosyanın tamamını alınması için gerekirse sivil mahkemeye başvurup bunu gündeme getireceğiz. AİHM'ne zaten başvurmuşuz. Yurt içinde hukukun bitmesini bekliyoruz. Çocuğumuzun üstüne atılan o kara lekenin o kalkmasını istiyoruz" dedi.
Baba Kamalak'ın son sözleri ise şöyle: "Hadi çocuğumuz suçluydu. Yüzde 100 suçluydu. Yani oradaki yetkililerin komutanların 1 milyonda 1 dahi olsa hiç mi eksiği, kusuru yoktu? Ben çocuğumu dinlenmeye, tatil köyüne gönderdim de çocuğun canı sıkıldı, kafasına mı sıktı. Veyahutta Adli Tıp raporun kanında 130 promil alkol var diyor. Ben Ağrı'da sabah yiyecek ekmek bulamazken benim çocuğum sanki pavyona bara mı gitmişti de bu rakıyı nereden satın aldı? Aksi taktirde şu da aklıma geliyor; çocuğuma zorla içirilip katledilmiştir."