Independent gazetesinin tecrübeli muhabirlerinden Robert Fisk Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atılmasından 65 yıl sonra ABD ve İngiltere'nin katliamın yıldönümündeki tutumu üzerine yazdı. Fisk: Eğer sivilleri katlettiğin için özür dileyeceksen, bunu insani nedenlerle ve vakit kaybetmeksizin yapmalısın.
Etkin Haber Ajansı / 08 Ağustos 2010 Pazar, 14:49
LONDRA- Robert Fisk, The Independent gazetesi için kaleme aldığı makalede, ABD ve İngiltere'nin, Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombalarının atılmasının üzerinden 65 yıl geçtikten sonra ilk kez anma törenlerine katılmasını değerlendiriyor.
"Devlet Başkanı Obama, nükleer karşıtı kimliğini Hiroşima'nın 'ölüm tarlaları'nda gururla gösteriyordu, ama bunu özür dilemekle karıştırmamak gerek" diyen Robert Fisk yazısında "ABD'nin Japonya Büyükelçisi John Roos ile İngiliz Büyükelçi Yardımcısı David Fitton'un, dünyanın ilk atom bombasının atıldığı yerde hazır bulunması, sıradışı bir görüntüydü." ifadelerine yer veriyor.
Fisk yazısında şunları kaydetti: "Katliamdan sağ kurtulanların törenine bakıyor ve yaşadıkları acıları resmen kabul ediyoruz. Ne kadar da Blair'e özgü bir hareket bu, değil mi? İngiliz elçinin sözleri bile Blairci bir samimiyetsizlik taşıyor. 'Bu doğru zamanda yapılmış doğru bir hareket' diyor kendisi. İyi ama ne için 'doğru' bir hareket? Ne de olsa, Hiroşima ve Nagasaki'de can veren 220 bin kişi için gerçekten özür dilemiyoruz ki."
Usta gazeteci "Eninde sonunda olay şu noktaya varıyor: Eğer sivilleri katlettiğin -olabilecek en yumuşak ifadeyle, ölümlerine sebep olduğun- için özür dileyeceksen, bunu insani nedenlerle ve vakit kaybetmeksizin yapmalısın. Eğer çok uzun süre beklemişsen ve özrünün altında siyasi nedenler yatıyorsa, özür o zaman etkisini kaybeder. Almanya, Yahudi soykırımı için sorumluluğunu kabul etmekte elini çabuk tutmuştu ve şimdi kendisini İsrail'in Avrupa'daki en yakın dostu olarak gösteriyor. Türkiye, Ermeni soykırımı için hiç özür dilemedi. Ama olur da günün birinde dilerse, Ermeniler dışında kim bunu ciddiye alır ki?" değerlendirmelerinde bulunuyor.
Fisk yazını şöyle sürdürüyor:
Görünüşte, her şey çok basit. Öyle görünüyor ki, pek çoğumuz Hiroşima ve Nagazaki'nin bombalanmasının bir savaş suçu olduğuna inanıyoruz. Şahsen ben, kesinlikle inanıyorum. Bomba atıldığında Japonlar teslim olmayı konuşuyorlardı zaten. İngiliz tarihçilerinin Sezarı, AJP Taylor, üst düzey bir ABD yetkilisinin şu sözlerini aktarıyor: "Bomba kullanmalıydık, bu kadar basit. Geliştirmek için çok fazla para harcanmıştı. Eğer başarısız olsa, bu devasa harcamayı insanlara nasıl açıklardık? Kamuoyundan nasıl bir tepki yükselirdi, bir düşünün... Bomba hazırlandığı ve atıldığı zaman, yaşanan rahatlama muazzam ölçülerdeydi."
Bütün olarak değerlendirildiğinde, öyleyse, özür dileme işi tam bir çıban başı gibi. Ve dünkü tiyatro gösterisi, git gide kendini daha fazla önemseyen bir devlet başkanının imajını güçlendirmek için sahneye kondu, yaşanan acılar gerçekten umursandığı için veya insani bir şekilde üzüntülerini bildirmek amacıyla değil. Doğru yöne atılmış bir adım diyebilirsiniz. Elbette. Ama eğer buna inanmak isterseniz, yazık ki, bu adım çok geç geldi.
Fisk'in yazısının tam metnine ETHA Çeviri bölümünden ulaşmak mümkün.