Roboski Dayanışma KOnseri
ANASAYFA GÜNCEL DÜNYA POLİTİKA EMEK EKONOMİ YAŞAM GENÇLİK KADIN KÜLTÜR-SANAT ETHA ÖZEL ROPORTAJ ÇEVİRİ Et-TV Et-GALERİ ara

Gülsuyu, Gülensu halkı tedirgin

Gülsuyu ve Gülensu, İstanbul'un en güzel manzaralı mahallelerinden. Ama bugünlerde güzelliği değil, halkın mağduriyetleriyle gündemde. 20-25 yıldır mahallede oturan emekçilerin evleri yıkım tehdidi altında. CHP tapu vadiyle seçimleri kazandı, sonra elini kıpırdatmadı.

Etkin Haber Ajansı / 03 Ağustos 2010 Salı, 09:00

ŞENOL SAĞALTICI- "Gurbetten, gurbete mi gideyim bir daha", "Yıllarca kardeşlerimle çalıştık çabaladık, ancak bir bakkalım oldu, daha dün evi olmayan Erdoğan'ın ise villası, oğlunun gemiciği var", "Bir taraftan askeriye rahat vermiyordu, bir taraftan da yaşam koşulları. Kışın ortasında kiloyla un, yağ alamadığımız için buraya geldik", "Biz ev-mev istemiyoruz, devletten beklediğimiz şey yok, yeter ki evimize dokunmasınlar, tapumuzu versinler", "Burayı CHP alırsa burada yıkım olmaz diye oyumuzu verdik, o da zaten gelirken kat imarı çıkartıp bize tapuları verecek sözüyle geldi. Aradan 3 yıl geçti bir şey yapmadı. Kapısına kadar gittik bizlerle görüşmedi"...

Bu sözler, sitemler yedi tepeli İstanbul'un en güzel mahallelerinden ikisinde oturan emekçilere ait. Kimisi Keko dayı gibi Tunceli'den, kötü yaşam koşulları ya da askeriye baskısından, kimisi Sivas'tan, Tokat'tan geçim olanağı olamadığı için daha iyi bir yaşam ümidiyle İstanbul'a gelmiş. Hepsinin umutları, hepsinin yaşamları farklı. Ama hepsinin sorunları ortak. 20-25 yıldır geldikleri gurbet elinde dişinden tırnağından ayırarak yaptıkları evlerinin tapularını alabilmek.

CHP, yerel seçimde Maltepe Belediyesi'ni almadan önce mahalleye gelip insanlara söz vermiş. İktidara geldiği gün mahallenin sorunlarına değinme, mahallede bulunmayan kat imarı ve tapularını vereceğine dair. Ama aradan geçen 3 yıla rağmen kimse uğramamış evlerine. Başıbüyük'te 6 blok halinde inşaatı süren TOKİ konutlarının inşaatı kapılarının önüne kadar dayanmış. Şimdi diken üstünde oturan halk bir an önce mağduriyetlerinin giderilesini istiyor.

Tapuları için E-5'i trafiğe kapatan, defalarca eylemler yapan ve en sonunda geçtiğimiz hafta 3 bin kişi ile Maltepe Belediyesi önünde eylem yapan emekçiler ETHA'ya konuştu.

BİR TARAFTA ASKERİYE BİR TARAFTA KÖTÜ KOŞULLAR

Gülensu Mahallesi Emek Caddesi'nde bulunan evinin önünde Keko Altepe dayıyla sohbet ediyoruz önce. 1987'de Tunceli'den göç etmiş Keko dayı. O dönem yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Bir taraftan askeriye rahat vermiyordu, bir taraftan kötü koşullar. Baktık ne hayvan var ne de yiyecek buraya geldik." İstanbul'a göç eden köylüleri sayesinde eşi Sultan ile oğlu ve kızıyla kiraya yerleştiklerini belirten Keko dayı, iki yıl boyunca işçilik yaptıktan sonra 1989'da komşularının yanına boş olan araziye ev yapmış. Zamanla da 1991'de elektrik, su, telefon 2000'de ise eve doğalgaz bağlatmış. "Sorunlarımız olduğunda gelip tamir ediyorlardı. Sonra burada bir yıkım hadisesi çıktı" diyen Keko Altepe, 5-6 yıl önce belediyeye tapu için başvurduğunu belirtti. Şimdiye kadar hiçbir gelişme olmadığını dile getiren Keko dayı, yıkımlara karşı olduklarını, tek isteklerinin bu yaştan sonra sokakta bırakılmama olduğunu söyledi. Keko dayı, "Ben 78 yaşındayım. Bizim işimiz bitmiş. Bu yaştan sonra ne yapabilirim. Bir tek benim yaştan kaynaklı emekli maaşım var. Onunla geçiniyoruz" diye konuştu. Keko dayı, memleketine yıllardan beri gitmediğini, en son gittiğinde evlerinin yıkılmış olduğunu ifade etti, "Aç da kalsak susuz da kalsak, başka çaremiz yok burada geçinmekten başka" diyerek evleri için sonuna kadar mücadele edeceğini söyledi.

'GURBETTEN GURBETE Mİ GİDELİM?'

Keko dayı ile eşi Sultan'ın yan komşuları Aytekin Taş ile devam ediyoruz sohbete. Tokat'ın, Başçiftlik kazasına bağlı Yeşilçam'lı Taş, konuyu açtıktan sonra bakkalının önüne davet ediyor bizi ve anlatmaya başlıyor: "Halk olarak mağduruz. Burada mahalle bakkalım var, başka birşeyim yok. Buralar yıkılırsa iş yerim gidecek, evim gidecek. Şimdi benim 4 çocuğum var TOKİ bana ev mi verecek? TOKİ ne diyor, 4 binan da olsa sana bir bina vereceğim. 4 daireye bir daire verirse biz ne yapacağız? Ben varım, kayınpederim var, kardeşim ve kayınbiraderim, öbür kayınbiraderim var. Hadi daireyi kayınpederime verdim, biz ne yapacağız? Memleketimizden çıkmışım buraya gelmişim gurbete 1986'da. Şimdi gurbetten bir daha mı gurbete gideceğim? Memlekette arazimiz yok, işimiz yok. Şimdi yine gurbetten gurbete mi gideceğiz?"

PARASI OLANLAR TAPULARINI ALDI

TOKİ'nin Başıbüyük'e gelmesiyle 3 yıllardır yıkımların daha da yoğun gündemde olduğunu belirten Taş, dükkanının önünde bulunan arazinin elinden alınarak konut inşaatına başlandığını söyledi. "Madem yıkacaktı, yolumuzu kanalizasyonumuzu, elektriğimizi suyumuzu doğalgazımızı niye bağladılar? Devlet bunu niye yapıyor?" diye soran Taş, 1991'de evlerinin bulunduğu alanda sadece birkaç gecekondu olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Buralara ev yapılırken her yer çamur, çoraktı. Biz buraya geldiğimizde komşumuz vardı, onun aldığı yer büyüktü biraz 600 metre civarında. Bize bahçesini verdi ev yapalım diye. Ben ona sadece bahçe duvarının parasını ödedim. Yani bu satın alma sayılmazdı. Biz de buraya ev yaptık. Burada bir dayanışma vardı. O dönem de şimdide buradaki insanlar duyarlıydı. 600-700 metresi olan insanlar ne yapıyordu ihtiyacı olana bir bölümünü veriyordu ve bu şekilde evler yapılıyordu." Mahallenin aşağı bölümünde olan evlere o dönemde tapularının verildiğini anlatan Taş, 400-500 lira karşılığında tapuların 8 taksitle verildiğini söyleyerek durumu olmadığı için o dönemde tapusunu alamadığını ifade etti.

'CHP'NİN DİĞERLERİNDEN FARKLI OLMADIĞINI GÖRDÜK'

Mahalle olarak mağdur olmak istemediklerini dile getiren Taş, bu hükümetten bir beklentilerinin ve umutlarının olmadığını kaydederek, "Bak şimdi bu gibi bir hükümete bir şey söyleyemezsiniz. 1989-96'da Erdoğan belediye başkanı oldu. Olduğunda Kasımpaşa'da oturuyordu ve evi bile yoktu. Şimdi uçağı var, villası var, oğlunun gemiciği var. Benim yaşım 47, 81'de gurbete çıktım, 3 sene Adana'da çalıştım, buraya geldim hala çalışıyorum. Neyim var. Şurada bir 5 bin liralık bir bakkalım var. Bu ev ve bakkalımdan başka birşeyim yok" diye konuştu. 8 yıldır endişe içinde yaşadıklarını söyleyen Taş, Gülsuyu Gülensu Güzelleştirme Derneği yöneticileri ve mahalle muhtarlarıyla sürekli toplantılar düzenleyerek gelişmeleri tartıştıklarını dile getirdi. Aytekin Taş, seçimlerde CHP'ye alırsa yıkım olmaz diye oy verdiklerini, zaten kendilerinin de buraya gelip söz verdiklerini belirtti, "Ama belediye bunu yapmadı. CHP'nin diğerlerinden farklı olmadığını gördük. 3 bin kişiyle kapısına kadar gittik son süreci öğrenmek için, kapıya çıkıp da bir kelime söyleme zahmetinde bile bulunmadılar" dedi. Taş, evleri için mücadele edeceğini, tüm eylemlere katılacağını söyledi.

'GÖZLERİNİ BURAYA DİKTİLER'

18 yıldır İstanbul'da oturan bir başka Tokat'lı Ali Rıza sohbete katılıyor; "Burada iyi de olsa, kötü de olsa yıkacaklar, buradaki insanları buradan kovacaklar. Burayı bizlere bırakmazlar. Türkiye'nin en lüks gecekonduları burada buluyor. İstanbul'un en iyi manzarasına, en iyi yerine sahip buralar. Burada tepeye kar yağdığında kapının önüne de yağar. Bu yüzden gözlerini buraya diktiler. Burayı bir şekilde yıkacaklar buradakilere para verecekler ya da kuytu bur yerde bir tane daire de verebilirler. Ve bu şekilde kendi planlarını yapacakları." Belediyeye yapılan yürüyüşe katıldığını belirten Rıza, o kadar insana ve dilekçeye rağmen belediye yetkililerinin kendileriyle konuşmamasının manidar olduğunu söyledi. Üç çocuk babası, İstanbul'a yerleşmeden önce yaşam koşullarının kötü olmasından kaynaklı sürekli gelip işçilik yaptığını, en sonunda buraya taşındıklarını anlattı. Ali Rıza, evinin tapusunun olmadığını belirtti, bunun için başvuruda bulunduğunu, yıllarca buna bir cevabın verilmediğini söyledi. Mahallelinin alacağı kararları desteklediğini dile getiren Rıza, birlikte hareket edeceklerini söyleyerek konuşmasını bitirdi.

'YIKIM YOK, DERDİMİZ İMAR, TAPU, KAT MÜLKİYETİ'

Gülensu Mahallesi Muhtarı Sabri Şakar Başıbüyük de aynı soruna dikkat çekti. Şakar, "Bizim bu mahalleye daha TOKİ girmedi. Mahallemizin yüzde 70'i tapulu. Bizim mahallede toplam 4 bin 500 ev bulunuyor. Burada normalde yıkım diye birşey de yok. Yalnız bizim tedirginliğimiz her ne kadar tapumuz olsa dahi, bizim burada kat mülkiyetimiz yok, bizim imarımız yok. Bizim mahallemizin bir kısmının tapusu yok. Özellikle bunu istiyoruz" dedi. Belediyeye yapılan yürüyüşün taleplerinin bunlar olduğunu kaydeden Şakar, "Şimdi Maltepe Belediyesi iktidara gelmeden önce ben tapu vereceğim, ben kat mülkiyeti vereceğim diye geldi, söz verdi. Yani nerede Sarıyer'de. Nerede Maltepe'de. Nerede Kartal'da. Daha doğrusu CHP, kentsel dönüşümden mağdur olacak olan tüm emekçileri kandırarak 'ben sizleri mağdur etmeyeceğim' diye söz vererek geldi belediyelere. Doğru, bizi mağdur etmedi, ama bunun yanında bu sorunlarımıza yönelik hiçbir adım da atmadı" diye belirtti.

'YAPILANLAR ENDİŞEMİZİ ARTIRIYOR'

Gülensu Mahallesi Muhtarı Şakar, "Biz gittik belediyenin kapısına dayandık. Biz güzelce hakkımızı istedik. Ne istiyoruz dedik, tapumuzu imar ve kat mülkiyetimizi istiyoruz dedik. Burada orman arazisinde olan yer var, imar iskanda olan yerlerimiz var, bunların netleşmesini ve mağduriyetimizin giderilmesini istedik. Belediye yetkilileri bir şey söyleme zahmetinde bile bulunmadılar. Daha sonra 5'te gelin dediler. Gittik haberleri olmadığını söylediler. Bu yapılanlar bizim endişemizi daha da artırdı" dedi ve verdikleri 5 bin dilekçenin olumlu veya olumsuz sonucunu beklediklerini söyleyerek, buna göre hareket edeceklerini belirtti.